Türk-Yunan ilişkilerinde temel sorunlar ve 1999 sonrası yumuşama dönemi
The Main problems in Turco-Greek relations and detente period after 1999
- Tez No: 189736
- Danışmanlar: DOÇ.DR. İDRİS BAL
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Uluslararası İlişkiler, International Relations
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2007
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Atılım Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZETEge Denizi'nin karşılıklı kıyılarını paylaşan Türkiye ile Yunanistan arasındapek çok sorundan bahsetmek mümkündür. ki ülke arasındaki başlıca gerginliknoktaları; Kıbrıs, Ege Denizi kaynaklı meseleler ve karşılıklı Azınlıklara yönelikuygulamalardır. Öte yandan Yunanistan'ın, Türkiye aleyhine faaliyet gösteren terörörgütlerine verdiği destek, etkin güce sahip lobilerinin Türkiye aleyhtarı girişimleri,Türkiye'ye yönelik kurmaya çalıştığı ittifaklar ve ikili meseleleri Avrupa Birliğiplatformuna taşıma amacı, her ne kadar Atina tarafından kabul edilmese de Türkiyeaçısından, iki ülke münasebetlerindeki diğer sorunları oluşturmaktadır.Türkiye ile Yunanistan arasında mevcut ortak tarih, bu sorunların çözümünüsadece güçleştirmekle kalmamakta, başlı başına bir mesele olarak iki ülkeilişkilerinde yerini bulmaktadır.Ancak, tüm bu sorunlara rağmen, iki ülke arasında 1930'lu yıllar ve1950'lerin ilk yarısında olduğu gibi zaman zaman yumuşama dönemleri deyaşanmıştır. 1999 yılının ikinci yarısında, iki ülke Dışişleri Bakanları smail Cem veGeorgios Papandreou'nun başlattığı ve depremlerin ivme kazandırdığı yumuşamadönemi, ülke yetkililerinin sıklıkla bir araya geldiği, krizler temelinde söylemlerindüşük tonlarda cereyan ettiği bir süreç olmuş, iki halkı birbirine yaklaştırarak, ülkelerarasındaki ekonomik ve ticari işbirliğini arttırmıştır. Bu dönemde, iki ülke açısındanikinci derecede öneme sahip konularda yapılan anlaşmalar, yüksek politika nitelikli,güvenlik ve ulusal çıkar konularını kapsayan Kıbrıs ve Ege gibi temel meselelereyansımamış, bu çerçevede yumuşama yakınlaşmaya dönüşmemiştir.1999 yılının ikinci yarısında başlayan Türk-Yunan yumuşamasının henüz birsonuca varmadığını söylemek mümkündür. Kuşkusuz, ilişkilerin devamını vederinliğini, bundan sonra tarafların izleyeceği politikalar belirleyecektir. AncakAnkara'nın Avrupa Birliği adaylığı ve bunun gereklilikleri karşısındaki son günlerdedile getirilen Yunan söylemleri, ilişkilerin yakın gelecekte tekrar gerginlik ortamınadönebileceğinin ilk sinyalleridir.ii
Özet (Çeviri)
ABSTRACTThere are numerous problems amid Turkey and Greece that are sharing thetwo coasts of the Aegean Sea. The main points that lead to tension between two sidessimply are; the Cyprus issue, Aegean related conflicts, and the treatment of therespective minorities. Also, even it is not considered as a bilateral problem by Athens,the support given to terrorist organizations practising against Turkey, the activeendeavours of the Greek lobies, the efforts to form alliances opposed to Turkey, andthe intention to convey the bilateral problems to the European Union platform, areperceived as the other parts of the dispute by Turkey.The common historical background, not only complicates the solution of theseissues, but also stands as a matter of conflict between the two neighbours.However, despite the aforomentioned problems, Turkey and Greece enjoyedperiods of rapproachment in 1930s and in the first half of 1950s.The detente periodthat commenced by the efforts of the Ministers of Foreign Affairs, smail Cem andGeorgios Papandreou, in the second half of the 1999, and was hastened withearthquakes, increased the dialogue of the states officials, eased the level ofprovocative announcements, draw two nations closer, and developed the economicand commercial cooperation. In this period, the treaties signed in the area of low levelpolitics, does not revealed itself in the side of high politics which contains securitydilemmas and national interests such as Cyprus and Aegean. Therefore, it can beobserved that the detente period hasn?t been transformed to a rapproachment yet.Within this context, it will be accurate to state that, the detente period of 1999has not reached an outcome yet. Undoubtedly, the continuance and the extent ofbilateral relations under the period of detente, will be determined by the ensuingpolicies of the two parts. But, the stance displayed nowadays by Greece, on themembership of Turkey to the European Union, can be considered as signals of returnto conflicting days.iii
Benzer Tezler
- Aegean sea in Turco-Greek relations: Problems and prospects
Türk-Yunan ilişkilerinde Ege denizi: Sorunlar ve beklentiler
SEHER MELTEM KUMBAROĞLU
Yüksek Lisans
İngilizce
1998
Uluslararası İlişkilerOrta Doğu Teknik ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SÜHA BÖLÜKBAŞI
- Ege'de adaların hukuki statüsü ve ulusal çıkar bağlamında Türk dış politikasına etkisi
The legal status of the islands in the aegean region and it's impact on the Turkish foreign policy in terms of national interest
IŞIL OLUT
Yüksek Lisans
Türkçe
2005
Kamu YönetimiDokuz Eylül ÜniversitesiKamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. NAZMİ ÜSTE
- Türk dış politikası açısından Batı Trakya Türklerinin sorunları ve çözüm önerileri
On account of Turkish foreign affairs the problems and the suggestions of the Western Thrace Turkish Minority
HAKAN BAŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
2005
Uluslararası İlişkilerKocaeli ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. BEKİR GÜNAY
- Türkiye'nin hava sahasının hukuksal statüsünün uluslararası hava hukuku ve Türkiye'nin dış sorunları çerçevesinde incelenmesi
A study on the legal status of airspace within the framework of international law and the foreign problems of Turkey
AYHAN SORGUCU
- An analysis of Turco-Greek dispute within the framework of European Union and NATO
Başlık çevirisi yok
HIZIR TARIK OĞUZLU
Yüksek Lisans
İngilizce
1998
Uluslararası İlişkilerİhsan Doğramacı Bilkent ÜniversitesiYRD. DOÇ. DR. HASAN ÜNAL