Geri Dön

Bebek ruh sağlığı birimine başvuran bebek ve küçük çocuklarda yaygın gelişimsel bozukluk ile gelişim geriliğinin ayırıcı tanısında etkili olan sosyodemografig ve klinik özellikler

Factors affecting the differential diagnosis of pervasive developmental disorders and developmental delay in infants and toddlers who were evaluated at an infant mental health unit

  1. Tez No: 175254
  2. Yazar: AYHAN BİLGİÇ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. RANA USLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Yaygın Gelişimsel Bozukluk, Zeka Geriliği, Bebek, Ayırıcı Tam, TS:0-3 YB 47, Pervasive Developmental Disorder, Mental Retardation, Infant, Differential Diagnosis, DC:0-3 R 49
  7. Yıl: 2007
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Bebek Ruh Sağlığı Birimine Başvuran Bebek ve Küçük Çocuklarda Yaygın Gelişimsel Bozukluk ile Gelişim Geriliğinin Ayırıcı Tanısında Etkili Olan Sosyodemografik ve Klinik Özellikler Bu çalışmada, Yaygın Gelişimsel Bozukluk (YGB) ve Gelişim Geriliği (GG) tanısı konulan bebek ve küçük çocukların bu yaş dönemine özgü çok boyutlu bir tanı sınıflandırma sistemi olan Tanı Smıflaması:0~3 Yenilenmiş Basımı (TS:0-3 YB) kullanılarak sosyodemografik, klinik ve anababa özellikleri bakımından incelenmesi ve iki grubun benzer ve farklı özelliklerinin saptanması hedeflenmiştir. Araştırmaya 17-45 ay aralığmdaki 35 YGB, 29 GG olgusu ve anababalan alındı. Çocukların psikososyal gelişimi Ankara Gelişim Tarama Envanteri ve Vineland Uyum Davranış Ölçeği kullanılarak belirlendi. Anne-bebek ilişkisi Klinik Problem Çözme İşlevi ile incelendi. Tüm çocuklar TS:0-3 YB kullanılarak değerlendirildiler. Çocukların anababalan DSM-IV tanı ölçütlerine göre Eksen-I Bozuklukları İçin Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-I) ile ruhsal bozukluklar açısından değerlendirildi. Anababalara Aile Değerlendirme Ölçeği (ADÖ) ve Genel Sağlık Anketi (GSA) verildi. YGB'li çocukların GG olanlara göre daha erken dönemde kliniğe başvurdukları saptanmıştır. GG grubunda parçalanmış aile oranı YGB grubuna göre anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur. Her iki hasta grubunda da“konuşma gecikmesi”en sık belirtilen yakınma olmuştur. GG grubunda daha fazla eştanı varlığı saptanmıştır. Psikososyal zorlayıcı sıklığının YGB grubunda %69, GG grubunda ise %76 olduğu bulunmuştur. YGB ve GG grupları arasında anne ve babaların genel sağlık anketi puanlan açısından anlamlı bir fark olmadığı saptanmıştır. ADÖ puanlannda ise duygusal tepki verebilme alt alanlannda hem anne hem babalarda, iletişim alanında ise annelerde GG grubunun YGB grubuna göre daha fazla sorun belirttiği görülmüştür. Toplumsal-duygusal işlevsellik (TDİ) puanlannda her alanda GG tanısı konulan çocukların YGB'li çocuklara göre daha iyi puanlar aldığı 46saptanmıştır. GG grubunda TDİ puanlarının annelerin GSA'deki belirti şiddeti arttıkça kötüleştiği görülmüştür. Sonuç olarak, bu çalışmada, GG'nin sıklıkla duygusal yoksunluğa neden olan çevresel faktörlerden kaynaklanabileceğini ve hem YGB hem de GG'nin anababa ruh sağlığı ve aile işlevselliği üzerinde olumsuz etkilere neden olabileceğini düşündüren sonuçlara ulaşılmıştır. Ayrıca, bu çalışma, bebeklik dönemindeki diğer ruhsal sorunlarda olduğu gibi YGB ve GG'nin tam ve tedavi sürecinde de olguların anababa-bebek ilişkisi bağlammda incelenmesinin önemini göstermiştir.

Özet (Çeviri)

SUMMARY Factors Affecting the Differential Diagnosis of Pervasive Developmental Disorders and Developmental Delay in Infants and Toddlers Who Were Evaluated at an Infant Mental Health Unit The present study was designed to investigate sociodemographic, clinical and parental characteristics of infants and toddlers with pervasive developmental disorders (PDD) and developmental delay (DD) by using the Diagnostic Classification: 0-3 Revised (DC:0-3 R) and to determine the similar and different features of these two conditions. The sample consisted of 35 PDD and 29 DD cases aged 17 to 45 months and of their parents. Cognitive and emotional development of infants and toddlers were assessed using the Vineland Adaptive Behavior Scales and the Ankara Development Screening Inventory. Mother-infant interactional patterns were assessed by the Clinical Problem-Solving Procedure. The Diagnostic Classification :0-3 Revised was used for multiaxial diagnostic classifications. Parents of children were assessed with Structured Clinical Interview for DSM-IV (SCID-I). The Mc Master Family Assessment Device (FAD) and the General Health Questionnaire (GHQ) were also administered to parents. The age at initial evaluation was lower in children with PDD than those with DD. The proportion of single parent families in the DD group was higher than the PDD group.“Speech delay”was the foremost complaint regarding children with both disorders. Children with DD had more comorbid diagnoses than those with PDD. Families with psychosocial stress factors were 69% in the PDD group and 76% in the MR group. There were no significant differences in mothers and fathers GHQ ratings between the two groups. FAD ratings showed that mothers' and fathers' affective responsiveness ratings and mothers' communication ratings were significantly higher in the DD group. Children with DD had better scores than children with PDD in all of the emotional and social functioning (ESF) subscales. In 48the DD group, a significant negative correlation was detected between mothers' GHQ ratings and ESF scores. hi conclusion, the present study showed that, DD determined in infancy and early childhood may frequently derived from environmental factors which cause emotional deprivation and both of these disorders may cause negative effect on parents' mental health and family functioning. In addition, similar to other childhood mental disorders, the diagnosis and treatment processes of infants and toddlers with PDD and DD should completed in parent-infant relationship context.

Benzer Tezler

  1. Anne-babanın çocuğa ilişkin tasarımları görüşmesi

    Working model of the child interview

    İREM ÖKER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    PsikolojiAnkara Üniversitesi

    Psikoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEŞE EROL

  2. Depresyonu olan annelerin bebeklerinde bilişsel duygusal gelişim ve anne bebek ilişkisi

    Cognivite emotional developmental and mother infant interaction in infants and toddlers of mothers with depressive disorders

    DİDEM BEHİCE ÖZTOP

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RUNA USLU

  3. Anne ve yenidoğanda T4 ve TSH düzeylerinin ölçülmesi ve tiroid fonksiyonlarının incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    HATİCE YENER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıTrakya Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEZER HATEMİ

  4. Okul öncesi dönemde atopik dermetiti olan çocukların gelişim özellikleri ve anne-çocuk ilişkisinin niteliği

    Başlık çevirisi yok

    ASYA ARMAĞAN TERBAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  5. Çok düşük doğum ağırlıklı prematüre bebeklerin iki-üç yaş döneminde gelişimsel durumlarının ve gelişimlerini etkileyen etmenlerin araştırılması

    A research on the developmental outcomes of and the factors that affect the development of very low birth weight preterm infants at 2-3 years of age

    BEDRİYE TUĞBA KARAASLAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe Üniversitesi

    Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NECATE BAYKOÇ DÖNMEZ