Geri Dön

Miyokardiyal hasarın markerleri olarak troponin T, kreatin kinaz-MB, C-reaktif protein, NT-proBNP ve oksidatif stresin değerlendirilmesi

Evaluation of troponin T, creatine kinase,-MB, C-reactive protein, NT-proBNP and oxidation stress as markers of myocardial damage

  1. Tez No: 172003
  2. Yazar: SEÇİL KASAP
  3. Danışmanlar: Y.DOÇ.DR. AYMELEK GÖNENÇ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Biyokimya, Biochemistry
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2006
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gazi Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Biyokimya Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

VI.ÖZET Çalışmamızda, miyokard infaktüsü teşhisi konmuş 100 hastadan oluşan hasta grubunda ve 40 sağlıklı kontrol grubunda serum CK-MB, cTnT, NT-proBNP, hsCRP, MDA, TAÇ, HDL-kolesterol, VLDL-kolesterol, LDL-kolesterol, total kolesterol ve trigliserit ölçülmüştür. Ayrıca cinsiyet, yaş, kuatelet indeksi, sigara içme alışkanlığı, spor yapma alışkanlığı, diyet alışkanlığı, aile öyküsü ve tanısı konulmuş hastalık gibi faktörlerin ölçülen parametreler üzerine olan etkisi istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Hasta grubunun CK-MB, cTnT, NT-proBNP, hsCRP ve MDA düzeyleri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek olduğu belirlenirken (p<0.01), TAÇ düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p>0.05). Hipertansiyonlu hasta grubunda CK-MB, cTnT, NT-proBNP, hsCRP, MDA ve TAÇ düzeyleri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p<0.01). Kalp hastalığı, hipertansiyon + kalp hastalığı, hipertansiyon + hiperlipidemi, diğerleri(diyabet, hiperlipidemi ve böbrek hastalığı), tanısı konmuş bir hastalığı olmayan hasta gruplarında CK-MB, cTnT, NT-proBNP, hsCRP ve MDA düzeyleri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek bulunurken (p<0.01), TAÇ düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p>0.05). Hipertansiyondu hasta grubunda NT-proBNP düzeyi kalp hastalığı ve kalp + hipertansiyonu olan hasta grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşük bulunmuştur(p<0.05;p<0.01). Hipertansiyonlu hasta grubunda hsCRP düzeyi kalp + hipertansiyonu ve hiperlipidemi + hipertansiyonu olan hasta grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p<0,05). Yine hipertansiyonlu hasta grubunda TAÇ düzeyi diğer hasta gruplarına göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p<0.05). Tanısı konmuş hastalığı olmayan hasta grubunda NT-proBNP düzeyi kalp hastalığı (p<0.05) ve kalp + hipertansiyonu olan hasta grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p<0.01). Tanısı konmuş hastalığı olmayan grubunhsCRP düzeyi kalp + hipertansiyonu, hiperlipidemi + hipertansiyonu ve diğer hastalığı olan gruplara göre istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p<0.01). Tanısı konmuş hastalığı olmayan grubun CK-MB ve MDA düzeyleri diğer hastalıkları olan gruba göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p<0.05). Hasta grubunun HDL-kolesterol, LDL-kolesterol ve total kolesterol düzeyleri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde farklı olduğu belirlenirken (p<0.01), VLDL-kolesterol ve trigliserit düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p>0.05). Hastaların alt gruplarında HDL-kolesterol, LDL-kolesterol, total kolesterol ve trigliserit düzeyleri anlamlı şekilde farklı olduğu belirlenirken (p<0.01), VLDL- kolesterol düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır (p>0.05). Hasta ve kontrol grubu cinsiyet, yaş, kuatelet indeksi, spor, diyet alışkanlığı ve aile öyküsü risk faktörleri bakımından karşılaştırıldığında; CK-MB, cTriT, NT-proBNP ve hsCRP düzeylerinin hasta ve kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı şekilde farklı olduğu görülürken (p<0.01), TAÇ düzeylerinde anlamlı bir fark görülmemiştir (p>0.05). MDA düzeyi erkek hasta grubunda (p<0.01) kadın hasta grubundan (p<0.05) ve 55 yaşından büyük hasta grubunda (p<0.01) 55 yaşından küçük hasta grubundan (p<0.05) istatistiksel olarak daha çok anlamlı bulunmuştur. Sigara kullanma alışkanlığına göre CK-MB, cTnT, NT-proBNP, hsCRP ve MDA düzeyleri hasta grubunda kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0.01). Sigarayı bırakan kontrol grubunda TAÇ düzeyi sigarayı bırakan hasta grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sigara içmeyen ve sigara içen kontrol ve hasta grubunda TAÇ düzeyi bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmemiştir (p>0.05). Hasta grubunda cinsiyet, kuatelet indeks, spor ve diyet alışkanlığı ve aile öyküsü bakımından CK-MB, cTnT, NT-proBNP, hsCRP, TAÇ ve MDA düzeyleri incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır (p>0.05). Yaş bakımından incelendiğinde NT-proBNP ve hsCRP düzeyleri 55 yaşından büyük hastalarda 55 yaşından küçük hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur -VI.ÖZET Çalışmamızda, miyokard infaktüsü teşhisi konmuş 100 hastadan oluşan hasta grubunda ve 40 sağlıklı kontrol grubunda serum CK-MB, cTnT, NT-proBNP, hsCRP, MDA, TAÇ, HDL-kolesterol, VLDL-kolesterol, LDL-kolesterol, total kolesterol ve trigliserit ölçülmüştür. Ayrıca cinsiyet, yaş, kuatelet indeksi, sigara içme alışkanlığı, spor yapma alışkanlığı, diyet alışkanlığı, aile öyküsü ve tanısı konulmuş hastalık gibi faktörlerin ölçülen parametreler üzerine olan etkisi istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Hasta grubunun CK-MB, cTnT, NT-proBNP, hsCRP ve MDA düzeyleri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek olduğu belirlenirken (p<0.01), TAÇ düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p>0.05). Hipertansiyonlu hasta grubunda CK-MB, cTnT, NT-proBNP, hsCRP, MDA ve TAÇ düzeyleri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p<0.01). Kalp hastalığı, hipertansiyon + kalp hastalığı, hipertansiyon + hiperlipidemi, diğerleri(diyabet, hiperlipidemi ve böbrek hastalığı), tanısı konmuş bir hastalığı olmayan hasta gruplarında CK-MB, cTnT, NT-proBNP, hsCRP ve MDA düzeyleri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek bulunurken (p<0.01), TAÇ düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p>0.05). Hipertansiyondu hasta grubunda NT-proBNP düzeyi kalp hastalığı ve kalp + hipertansiyonu olan hasta grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşük bulunmuştur(p<0.05;p<0.01). Hipertansiyonlu hasta grubunda hsCRP düzeyi kalp + hipertansiyonu ve hiperlipidemi + hipertansiyonu olan hasta grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p<0,05). Yine hipertansiyonlu hasta grubunda TAÇ düzeyi diğer hasta gruplarına göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p<0.05). Tanısı konmuş hastalığı olmayan hasta grubunda NT-proBNP düzeyi kalp hastalığı (p<0.05) ve kalp + hipertansiyonu olan hasta grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p<0.01). Tanısı konmuş hastalığı olmayan grubun

Özet (Çeviri)

hsCRP düzeyi kalp + hipertansiyonu, hiperlipidemi + hipertansiyonu ve diğer hastalığı olan gruplara göre istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p<0.01). Tanısı konmuş hastalığı olmayan grubun CK-MB ve MDA düzeyleri diğer hastalıkları olan gruba göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p<0.05). Hasta grubunun HDL-kolesterol, LDL-kolesterol ve total kolesterol düzeyleri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde farklı olduğu belirlenirken (p<0.01), VLDL-kolesterol ve trigliserit düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p>0.05). Hastaların alt gruplarında HDL-kolesterol, LDL-kolesterol, total kolesterol ve trigliserit düzeyleri anlamlı şekilde farklı olduğu belirlenirken (p<0.01), VLDL- kolesterol düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır (p>0.05). Hasta ve kontrol grubu cinsiyet, yaş, kuatelet indeksi, spor, diyet alışkanlığı ve aile öyküsü risk faktörleri bakımından karşılaştırıldığında; CK-MB, cTriT, NT-proBNP ve hsCRP düzeylerinin hasta ve kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı şekilde farklı olduğu görülürken (p<0.01), TAÇ düzeylerinde anlamlı bir fark görülmemiştir (p>0.05). MDA düzeyi erkek hasta grubunda (p<0.01) kadın hasta grubundan (p<0.05) ve 55 yaşından büyük hasta grubunda (p<0.01) 55 yaşından küçük hasta grubundan (p<0.05) istatistiksel olarak daha çok anlamlı bulunmuştur. Sigara kullanma alışkanlığına göre CK-MB, cTnT, NT-proBNP, hsCRP ve MDA düzeyleri hasta grubunda kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0.01). Sigarayı bırakan kontrol grubunda TAÇ düzeyi sigarayı bırakan hasta grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sigara içmeyen ve sigara içen kontrol ve hasta grubunda TAÇ düzeyi bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmemiştir (p>0.05). Hasta grubunda cinsiyet, kuatelet indeks, spor ve diyet alışkanlığı ve aile öyküsü bakımından CK-MB, cTnT, NT-proBNP, hsCRP, TAÇ ve MDA düzeyleri incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır (p>0.05). Yaş bakımından incelendiğinde NT-proBNP ve hsCRP düzeyleri 55 yaşından büyük hastalarda 55 yaşından küçük hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur -VI.ÖZET Çalışmamızda, miyokard infaktüsü teşhisi konmuş 100 hastadan oluşan hasta grubunda ve 40 sağlıklı kontrol grubunda serum CK-MB, cTnT, NT-proBNP, hsCRP, MDA, TAÇ, HDL-kolesterol, VLDL-kolesterol, LDL-kolesterol, total kolesterol ve trigliserit ölçülmüştür. Ayrıca cinsiyet, yaş, kuatelet indeksi, sigara içme alışkanlığı, spor yapma alışkanlığı, diyet alışkanlığı, aile öyküsü ve tanısı konulmuş hastalık gibi faktörlerin ölçülen parametreler üzerine olan etkisi istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Hasta grubunun CK-MB, cTnT, NT-proBNP, hsCRP ve MDA düzeyleri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek olduğu belirlenirken (p<0.01), TAÇ düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p>0.05). Hipertansiyonlu hasta grubunda CK-MB, cTnT, NT-proBNP, hsCRP, MDA ve TAÇ düzeyleri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p<0.01). Kalp hastalığı, hipertansiyon + kalp hastalığı, hipertansiyon + hiperlipidemi, diğerleri(diyabet, hiperlipidemi ve böbrek hastalığı), tanısı konmuş bir hastalığı olmayan hasta gruplarında CK-MB, cTnT, NT-proBNP, hsCRP ve MDA düzeyleri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek bulunurken (p<0.01), TAÇ düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p>0.05). Hipertansiyondu hasta grubunda NT-proBNP düzeyi kalp hastalığı ve kalp + hipertansiyonu olan hasta grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşük bulunmuştur(p<0.05;p<0.01). Hipertansiyonlu hasta grubunda hsCRP düzeyi kalp + hipertansiyonu ve hiperlipidemi + hipertansiyonu olan hasta grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p<0,05). Yine hipertansiyonlu hasta grubunda TAÇ düzeyi diğer hasta gruplarına göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p<0.05). Tanısı konmuş hastalığı olmayan hasta grubunda NT-proBNP düzeyi kalp hastalığı (p<0.05) ve kalp + hipertansiyonu olan hasta grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p<0.01). Tanısı konmuş hastalığı olmayan grubunhsCRP düzeyi kalp + hipertansiyonu, hiperlipidemi + hipertansiyonu ve diğer hastalığı olan gruplara göre istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p<0.01). Tanısı konmuş hastalığı olmayan grubun CK-MB ve MDA düzeyleri diğer hastalıkları olan gruba göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p<0.05). Hasta grubunun HDL-kolesterol, LDL-kolesterol ve total kolesterol düzeyleri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde farklı olduğu belirlenirken (p<0.01), VLDL-kolesterol ve trigliserit düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p>0.05). Hastaların alt gruplarında HDL-kolesterol, LDL-kolesterol, total kolesterol ve trigliserit düzeyleri anlamlı şekilde farklı olduğu belirlenirken (p<0.01), VLDL- kolesterol düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır (p>0.05). Hasta ve kontrol grubu cinsiyet, yaş, kuatelet indeksi, spor, diyet alışkanlığı ve aile öyküsü risk faktörleri bakımından karşılaştırıldığında; CK-MB, cTriT, NT-proBNP ve hsCRP düzeylerinin hasta ve kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı şekilde farklı olduğu görülürken (p<0.01), TAÇ düzeylerinde anlamlı bir fark görülmemiştir (p>0.05). MDA düzeyi erkek hasta grubunda (p<0.01) kadın hasta grubundan (p<0.05) ve 55 yaşından büyük hasta grubunda (p<0.01) 55 yaşından küçük hasta grubundan (p<0.05) istatistiksel olarak daha çok anlamlı bulunmuştur. Sigara kullanma alışkanlığına göre CK-MB, cTnT, NT-proBNP, hsCRP ve MDA düzeyleri hasta grubunda kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0.01). Sigarayı bırakan kontrol grubunda TAÇ düzeyi sigarayı bırakan hasta grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sigara içmeyen ve sigara içen kontrol ve hasta grubunda TAÇ düzeyi bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmemiştir (p>0.05). Hasta grubunda cinsiyet, kuatelet indeks, spor ve diyet alışkanlığı ve aile öyküsü bakımından CK-MB, cTnT, NT-proBNP, hsCRP, TAÇ ve MDA düzeyleri incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır (p>0.05). Yaş bakımından incelendiğinde NT-proBNP ve hsCRP düzeyleri 55 yaşından büyük hastalarda 55 yaşından küçük hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur -

Benzer Tezler

  1. Anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibisyonu ve AT reseptör blokajının sıçanda miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarındaki mortalite ve kardiyak markırlara etkisi

    Effects of angiotensin converting, enzyme inhibition and AT1 receptor blockage on cardiac ischemia reperfusion-induced mortality and cardiac markers in rats

    MUSTAFA IRAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Eczacılık ve Farmakolojiİnönü Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ERCÜMENT ÖLMEZ

  2. Açık kalp cerrahisi geçiren hastalarda perioperatif myokardiyal hasar tespitinde biyokimyasal markırların rolü

    Başlık çevirisi yok

    ABDÜSSEMET HAZAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİnönü Üniversitesi

    Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. HASAN BERAT CİHAN

  3. Maternal nikotin kullanımının yavru rat kalbine etkisinin melatonin ve ginkgo biloba kullanımı ile önlenebilirliği

    The prevention with melatonin and ginkgo biloba of myocardial injury association with maternal nicotine usage

    SELDA YAVAŞCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıErciyes Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NAZMİ NARİN

  4. Koroner by-pass ameliyatı sırasında oluşan miyokard hasarının erken tesbitinde heart fatty acid binding protein'in rolü

    The role of the heart fatty acid binding protein in early detection of myocardial injury during coronary by-pass surgery

    NECDET FİLİZKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    KardiyolojiGata

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. BEKİR SITKI CEBECİ

    PROF.DR. ERGÜN DEMİRALP

  5. ST yükselmesiz akut koroner sendromların erken tanısında kalp tipi serbest yağ asidi bağlayıcı proteinlerin tanısal değeri

    Diagnostic value of human heart type fatty acid-binding protein in non-ST elevation acute coronary syndromes

    BÜLENT GÖK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    KardiyolojiEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. YÜKSEL ÇAVUŞOĞLU