Hemodiyaliz amacı ile yapılan brakiosefalik ve brakiobazilik arteriovenöz fistül ameliyatlarının erken ve geç dönemde birbiri ile karşılaştırılması
The early and late phase comparision of brachiobasilic and brachiosefalic asteriovenous
- Tez No: 171456
- Danışmanlar: DOÇ. DR. CÜNEYT KÖKSOY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
- Anahtar Kelimeler: arteriovenöz fistül, brakiobazilik fistül, brakiosefalik fistül, son dönem böbrek yetmezliği, arteriovenous fistula, brachiobasilic fistula, brachiocephalic fistula, end stage renal failure
- Yıl: 2006
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Hemodiyaliz amacı ile yapılan brakiosefalik ve brakiobazilik arterio-venöz fistül ameliyatlarının erken ve geç dönemde birbiri ile karşılaştırılması Son dönem böbrek yetmezliği bulunan hastaların sayısındaki artış ile birlikte bilinçsiz kateter kullanılması ve ven kanülasyonları nedeniyle önkoldan fistül şansını kaybetmiş hasta sayısı da artmıştır. Böyle hastalarda fistül seçeneği olarak antekübital sefalik ven ve bazilik ven kullanılabilmektedir. Bu çalışma önkol arteriovenöz fistül şansım kaybetmiş sefalik ven veya bazilik ven kullanılarak arteriovenöz fistül açılmış hastaların karşılaştırıldığı prospektif randomize bir klinik çalışmadır. Çalışmaya 50'si brakiosefalik, 37'si brakiobazilik olmak üzere toplam 87 hasta dahil edilmiş olup 1., 3., 9. ve 12. aylardaki açık kalırlık oranları, fonksiyonları ve komplikasyon oranlan karşılaştırıldı. Komplikasyon oranı açısından değerlendirildiğinde erken komplikasyonlardan brakiosefalik fistül grubunda enfeksiyon oram %0, tromboz oranı %2, brakiobazilik fistül grubunda enfeksiyon oranı %0, tromboz oram %2.7 olarak bulunmuştur. Geç komplikasyonlardan brakiosefalik fistül grubunda anevrizma oranı %4.6, tromboz oram %9.3, brakiobazilik fistül grubunda ise anevrizma oram %0, tromboz oram %6 olarak bulundu. Bu sonuçlara göre gruplar arasında komplikasyon oranlan açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmadı. Brakiosefalik arteriovenöz fistül hastalanırın erken dönemde açık kalırhk oranlan %98, tromboz oram %2 brakiobazilik arteriovenöz fistül hastalanırın erken dönem açık kalırlık oranlan %97.2, tromboz oram %2.8 olarak bulundu. Brakiosefalik arteriovenöz fistül açılan hastaların geç dönem açık kalırlık oranlan %87, tromboz oram %13 brakiobazilik arteriovenöz fistül hastalannm geç dönem açık kalırlık oranları %94.2, tromboz oranı %5.8 olarak bulundu. Takipler süresince açık kalma süreleri brakiosefalik arteriovenöz fistüllerde 291 ±31 gün, brakiobazilik arteriovenöz fistüllerde 341±41 gün olarak bulundu. Bu süre içerisinde fistüllerin açık kalırlık oranlan brakiosefelik arteriovenöz grubunda %88, brakiobazilik 44arteriovenöz grubunda %92 olarak saptandı. İki grup arasında erken ve geç dönem açık kalırlık ve takipler süresince açık kalırlık oranları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamış olup, geç dönem tromboz açısından karşılaştırma yapıldığında brakiosefalik arteriovenöz fistül grubunda bu oran daha yüksek bulunmuştur. Özetle, venin bazilik sistemde geniş olması dışında iki yöntem arasında şu aşamada anlamlı fark saptanmamıştır.
Özet (Çeviri)
The early and late phase comparisons of brachiobasilic and brachiocephalic arteriovenous fistulae formed for haemodialysis The number of the patients who lost their chances for forearm fistulae has increased due to the increase in the number of the patients with end-stage renal failure and the inappropriate use of intravenous catheters and frequent venous cannulation. Antecubital cephalic and basilic veins can be used as alternative sites for fistulization in such patients. This study is a prospective randomized clinical investigation to compare cephalic and basilic vein fistulization cases among patients who lost their chances for forearm fistulae. A total of 87 patients were included of which 50 had brachiocephalic and 37 had brachiobasilic fistulae. Patency, function and complication rates were compared at the end of the 1st, 3rd, 9th and 12th months. Early complications in the brachiocephalic and the brachiobasilic fistula groups were compared and found to be as follows: early infection rate was 0% and thrombosis rate was 2.0% in b-c group; early infection rate was 0% and thrombosis rate was 2.7% in b-b group. Late complication rates were compared between the groups and late aneurysm rate was found to be 4.6% in b-c group while this complication was not seen in any of the patients in b-b group; thrombosis rate was 9.3% in b-c group while it was found to be 6% in b-b group. No statistically significant difference was observed when these results were taken into account. Early patency in the b-c group was found to be 98.0% and thrombosis was observed in the remaining 2% while the early patency rate was 97.2% and thrombosis rate was 2.8% in the b-b group. Late patency rates were 87.0 and 94.2%, respectively. The remaining 13% in the b-c and 5.8 % in the b-b groups were found to be thrombosed at the control for late complications. The duration of the fistula patency in the b-c avfs throughout the follow-up period was found to be 291 ±31 days while the patency of the b-b avfs ended up 341+41 days. Within 46this time period, the patency rates of the b-c and b-b groups were found to be 88 and 92%, respectively. No statistically significant difference was observed between two groups when comparison was held for early and late patency rates. The late thrombosis rate was found to be significantly higher in the b-c avfs. In conclusion, other than the presence of a bigger calibration in the basilic vein trace, no significant differences were found between two methods at the given time.
Benzer Tezler
- Bölgemizdeki hemodiyaliz hastalarının genel özelliklerinin ve organ nakline uygunluklarının değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
SEZGİN BAŞKAN
- Kronik böbrek yetersizliğinin kalp fonksiyonlarına etkisinin ekokardiyografik değerlendirilmesi
The Echocardiographic evaluation of the effects of chronic renal failure on myocardial functions
OSMAN YAĞMUR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1998
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TÜRKAN ERTUĞRUL
- Diyaliz amiloidozu ve bilek kanalı sendromunun irdelenmesi
Başlık çevirisi yok
KAĞAN GÜNGÖR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1999
Nefrolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. REZZAN ATAMAN
- Renal transplant hastalarında hasta ve graft sağ kalımına etki eden faktörlerin analizi
Başlık çevirisi yok
MEHMET KÜÇÜK
- Periton diyalizi ve hemodiyaliz hastalarında apolipoprotein E polimorfizmi ile plazminojen aktivatör inhibitör-1 ve serum lipid profili arasındaki ilişki
A relationship apoliprotein E polymorphism and plasminogen activator inhibitor-1 with and serum lipid profile in hemodialysis and periton dialysis patients
İZZET HAKKI ARIKAN
Tıpta Yan Dal Uzmanlık
Türkçe
2002
NefrolojiMarmara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İ. ÇETİN ÖZENER