Fotodinamik tedavi sonuçlarımız
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 171237
- Danışmanlar: PROF.DR. CEZMİ AKKIN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göz Hastalıkları, Eye Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2005
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Bu çalışmada amaç yaşa bağlı maküla dejenerasyonu ve miyopi sonucu gelişen subfoveal ve jukstafoveal yerleşimli koroid neovaskülarizasyonlarınm farklı tiplerinde, verteporfin kullanılarak yapılan fotodinamik tedavinin uzun dönem sonuçlarını değerlendirmektir. Çalışmaya 28 erkek ve 12 kadın olmak üzere 40 hastanın 42 gözü dahil edildi. İki göze miyopi sonucu oluşmuş koroid neovaskülarizasyonu (KNV) ve 40 göze Yaşa Bağlı Maküla Dejeneresansı (YBMD) sonucu oluşmuş KNV nedeniyle fotodinamik tedavi uygulandığı tespit edildi. Hastaların ortalama takip süresi 20 ay (12-30) idi. Bu olguların tamamının fotodinamik tedavi öncesi en iyi düzeltilmiş görme keskinliklerinin Early Treatment of Diabetic Retinopathy Study ( ETDRS ) 2 numaralı eşeli ile, kontrast duyarlılıklarının Cambridge Low Contrast Grating kartları ile ölçülüp kaydedilmiş olmasına, lezyon tipleri ve lezyon büyüklüklerinin de Topcon Image Net ile not edilmiş olmasına dikkat edildi. Çalışma grubunu oluşturan gözlerdeki lezyonlardan 1 8'i ( % 43 ) saf klasik, 4'ü ( % 9 ) minimal klasik, 1 5 ' i ( % 36 ) predominant klasik, 5'i ( % 12 ) ise okkült idi. Bu lezyonlardan 3 l'i ( % 74 ) subfoveal, 11 'i ( % 26 ) ise jukstafoveal yerleşimliydi. Her olgunun 6. hafta, 12. hafta ve daha sonraki 1 yıl boyunca 3 ayda bir yapılan kontrollerinde özellikle floresein anjiografi (FA) ile lezyon durumu görüntülendi. Lezyonların floresein sızdırma özelliklerine göre koroidal neovaskülarizasyondaki değişimler dört gruba ayrıldı: 5- İlerleme (koroid neovaskülarizasyonunda ilk muayenedeki sınırların dışına taşacak şekilde sızdırma olması ) 6- Orta derece sızıntı ( İlk muayenedeki lezyonun %50'sinden büyük ama lezyonun tüm sahasından küçük bir alanda sızıntı varlığı ) 7- Az sızıntı ( İlk muayenedeki lezyonun %50'sinden küçük bir alanda sızıntı varlığı ) 8- Sızıntı olmaması ( İlk muayenedeki lezyon sahasında sızıntı olmaması ) Üç aylık yapılan kontrol muayenelerinde koroid neovaskülarizasyonunda ilerleme gözlenen olgularda fotodinamik tedavi tekrarlandı. Çalışma grubundaki gözlerin izlem süreci sonundaki en iyi düzeltilmiş görme keskinlikleri ondalık ifadeyle 0.14 ± 0.14 olup, logMAR eşdeğeri olarak ortalama 1.00 logMAR ± 3,5 standart sıra olarak bulundu. Fotodinamik tedavi öncesi ölçülen görmekeskinliği ile tedavi sonrasında son kontrolde ölçülen görme keskinliği arasındaki değişim incelendiğinde 1.2 ± 4.3 standart sıra kayıp olduğu görüldü. Olgulardan 27 tanesinde kayıp 3 sıradan daha az, 15 olguda 3 sıradan daha fazla idi. Olguların 5'inde ise 3 veya daha fazla sıra artış görüldü. CLCG ile ölçülen kontrast duyarlılık skoru fotodinamik tedavi öncesinde ortalama 27 ± 18 iken tedavi sonrasında son ölçülen değer 38 ± 11 olarak bulundu. Bu düzelme istatistiksel olarak anlamlı idi (p=0.028). Fotodinamik tedavi öncesi ölçülen lezyon çapı subfoveal yerleşimli KNV bulunan gözlerde jukstafoveal gruptan anlamlı olarak daha yüksek bulundu ( p=0.041 ). Uygulanan fotodinamik tedavi sayıları açısından gruplar arasında anlamlı bir fark yoktu. Floresein anjiografideki sızdırma özelliğine göre başarılı ve başarısız olmak üzere iki grup oluşturuldu. Lezyon türleri açısından incelendiğinde predominant klasik grupta başarı oranı daha yüksek bulundu, ancak bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildi ( p=0.062 ). Başarılı olarak belirtilen grupta son muayenede saptanan görme keskinliği düzeyi belirgin olarak başarısız gruptan yüksekti ( p=0.015 ). Sonuç olarak Vereteporfin ile yapılan fotodinamik tedavi YBMD ve patolojik miyopiye bağlı gelişen özellikle subfoveal KNV'lerde görme kaybı riskini güvenilir bir şekilde azaltmaktadır. Gelecekte daha spesifik fotosensitizer ajanların geliştirilmesi ve fotodinamik tedavinin antianjiojenik ajanlar ve apopitoz modUlatörleri ile kombine edilmesi ile daha başarılı sonuçlar elde edilebilir ve nüksler azaltılabilir. 41
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Yaşa bağlı makula dejeneresansında fotodinamik tedavi geç dönem sonuçlarımız
Başlık çevirisi yok
EMRE AYINTAP
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2007
Göz Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NUR KIR
- Eksudatif tip yaşa bağlı makula dejenerasyonlarında fotodinamik tedavi sonrası nüksleri etkileyen faktörler ve bu nükslerde tekrar fotodinamik tedavinin ve intravitreal triamsinolon tedavisinin yeri
Factors affecting recurrence after photodynamic treatment in age related macula degeneration and role of intravitreal triamcinolone and photodynamic treatment in recurrence
ÖZGÜR BİLEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
Göz HastalıklarıHacettepe ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF.DR. BORA ELDEM
- Yaşa bağlı makula dejeneresansında doğal seyrinde gelişen skar ile fotodinamik tedavi sonrası gelişen skarların boyut, yakın-uzak görme keskinliği ve yakın okuma hızı üzerine etkisi açısından karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
MELİS PALAMAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Göz HastalıklarıEge ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF.DR. CEZMİ AKKIN
- Deneysel olarak ratlarda oluşturulan ağız mukozası displazisinde fotodinamik tedavinin etkisinin incelenmesi
Evulation effects of photodynamic therapy on experimantally induced oral mucosal dysplasia in rats
MEHMET CİHAN BEREKET
Doktora
Türkçe
2006
Diş HekimliğiOndokuz Mayıs ÜniversitesiAğız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF.DR. MELAHAT TOLLER
- N2S2O makrohalkaları içeren yeni ftalosiyaninler
New phthalocyanines containing N2S2O macrocycles
FEHMİ UFUK SESALAN