Metabolik sendromlu hastalarda koroner arter hastalığının sıklığı ve yaygınlığı
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 165745
- Danışmanlar: PROF.DR. VURAL ALİ VURAL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2005
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Özet Metabolik sendrom tüm dünyada yaygınlaşan bir halk sağlığı sorunudur. TEKHARF çalışmasına göre her sekiz Türk erişkinden üçünde saptanan metabolik sendrom koroner kalp hastalığı gelişiminin % 53 'ünden de tek başına sorumludur. Çalışmamızın başlıca amacı LÜ.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kardiyoloji ABD'da koroner anjiyografî uygulanan metabolik sendromlu hastalarda koroner arter hastalığının sıklığım ve yaygınlığım ( tutulan damar sayısına göre ) saptamaktır. Çalışmamızın diğer amacı hastalardaki metabolik sendromun sıklığım, özelliklerini ve en sık görülen metabolik sendrom unsurlarını belirlemektir. Çalışmaya Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kardiyoloji ABD'da koroner anjiyografî uygulanan 1 10 hasta ( 64 erkek, 46 kadın ; ortalama yaş 50,5 ± 33.5 ) alındı. Hastalar üç gruba ayrıldı. birinci grup metabolik sendromu ve/veya tip 2 diyabeti olmayan hastalardan oluştu. İkinci grupta NCEP-ATP III kriterlerine göre metabolik sendromu olan hastalar yer aldı. Üçüncü grup tip 2 diyabeti olan kişilerden oluştu. Tüm hastaların anamnezi alındı, antropometrik ölçümleri yapıldı. Açlık kan glukoz, insülin, lipit profili düzeylerine bakıldı. İnsülin direnci hastaların HOMA-IR indeksi hesaplanarak saptandı.Tüm hastalara koroner anjiyografî uygulanarak kritik darlık gösteren damar sayılan belirlendi. Hastaların 31 'inde metabolik sendrom saptandı. MS sıklığı erkeklerde %58, kadınlarda %42 olarak belirlendi. Erkek bireylerde en sık görülen üç unsur sırasıyla hipertansiyon (%72 ), HDL düşüklüğü ( %67 ), trigliserit yüksekliği ( % 67 ) iken kadınlarda en sık görülen unsurlar hipertansiyon ( % 83), HDL düşüklüğü ( % 77) ve bel çevresinde artış( % 77) şeklinde idi. Metabolik sendromu olan kişilerin BKI, bel çevresi, trigliserit düzeyi ve insülin düzeyleri daha yüksek olarak bulundu. Metabolik sendromu olan kişiler ile normal ve tip 2 diyabetik kişiler arasında tutulan damar sayısı bakımından fark gözlenmedi. Ancak koroner arter hastalığı olan ve olmayanlar olarak gruplandığmda metabolik sendrom ve tip 2 diyabetik hastalarda koroner arter hastalığı oram belirgin olarak artmıştı. Sonuç olarak metabolik sendrom koroner anjiyografî uygulanan hasta grubunda yüksek sıklıkta görüldü. Metabolik sendrom hastalarında koroner arter hastalığı oram tip 2 diyabet hastalanndaki kadar yüksek bulundu. 32
Özet (Çeviri)
Summary: Metabolic syndrome is a major health problem throughout the worid. According to TEKHARF trial, the prevalence of metabolic syndrome in general Turkish population is 3 in every 8 adults. This study also reported that metabolic syndrome is independently responsible from 53% of coronary heart disease in Turkish society. The main objective of this study is to investigate the frequency and extend (in terms of diseased vessels) of coronary heart disease in patients with metabolic syndrome undergoing to coronary angiography in our clinic. Another goal is to study the prevalence, characteristics and the most frequent components of the metabolic syndrome. 110 patients who underwent to coronary angiography in our clinic (64 male, 46 female; mean age 50.5 ± 33.5 ) have been enrolled to the study. 3 groups of patients are formed. Group I composed of patients without metabolic syndrome and/or type II DM. Group II composed of patients with metabolic syndrome according to National Cholesterol Education Program- Adult Treatment Panel III. Group III composed of patients with type II Diabetes Mellitus. Routine history taking and antropometric measurements are made. Fasting blood glucose, insulin, lipid profile levels are studied. Insulin resistance has been evaluated with HOMAIR index. Coronary angiogram was performed to all patients and number of vessels with significant stenosis (narrowing of >50% of the artery) were documented. Metabolic syndrome was found in 3 1 patients. The frequency of MS was 58% in males and 42% in females. Most frequent three components of MS in men were HT (%72), low HDL(% 67) and high TG(% 67 ). Most frequent three components of MS in women were HT ( %83 ), low HDL(%77) and increase in waist circumference (% 77) respectively. Patients with metabolic syndrome had significantly increased BMI, waist circumference, blood TG and insulin levels. After adjusting for the number of diseased coronary arteries, the association between metabolic syndrome and coronary artery disease was not significant, suggesting that metabolic syndrome contributed to the severity of coronary atherosclerosis but not to the distribution of lesions. CAD incidence was significantly increased in patients with MS and Type II DM. In conclusion, MS incidence was seen significanty high in patients undergoing to coronary angiography in our clinic. CAD incidence in patients with MS was as high as te patients with DM type II. 33
Benzer Tezler
- Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi
The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma
HACI HASAN ESEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
PatolojiSelçuk ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK
- Metabolik sendrom skoru ile koroner arter hastalığının anjiyografik ciddiyeti arasındaki ilişkinin belirlenmesi
Determining the relationship between metabolic syndrome score and angiographic severity coronary artery disease
BÜNYAMİN YAVUZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
KardiyolojiHacettepe ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. GİRAY KABAKÇI
- Ortopedik cerrahide miyokart hücre hasarının izlenmesinde kardiyak Troponin T'nin rolü
Başlık çevirisi yok
ERKAN KAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2002
Anestezi ve ReanimasyonEge ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. F. OĞUZ ERİŞ
- Karaciğer sirozunda ve karaciğer transplantasyonu sonrası endotel disfonksiyonunun araştırılması
Assessment of endothelial dysfunction in cirrhosis and after liver transplantation
FEHMİ HİNDİLERDEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Gastroenterolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEBAHATTİN KAYMAKOĞLU
- Premenapozal, obez, normoglisemik kadınlarda plazminojen aktivatör inhibitör peptid-1 ile vücut kitle indeksi, insülin direnci ve lipid paremetreleri arasındaki ilişki
The relationship amongst body mass index, insulin resistance, lipid parameters and plasminogen activator inhibitor-1 in premenapousal, obese, normoglicemic women
ENVER ŞÜKRÜ GÖNCÜOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2003
HematolojiGataİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. M. EMİN ÖNDE
YRD. DOÇ. DR. SELİM NALBANT