Psöriazisli hastalarda oral mukoza lezyonlarının sınıflandırılması ve görülme sıklığı
The classification and prevelance of oral mucosal lesions in patients with psoriasis
- Tez No: 165440
- Danışmanlar: Y.DOÇ.DR. MUSTAFA ATASOY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Dermatoloji, Dermatology
- Anahtar Kelimeler: Psöriazis, coğrafik dil, fissüre dil, Psoriasis, geographic tongue, fissured tongue
- Yıl: 2005
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Atatürk Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Dermatoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
m ÖZET PSÖRİAZİSLİ HASTALARDA ORAL MUKOZA LEZYONLARININ SINIFLANDIRILMASI VE GÖRÜLME SIKLIĞI Oral mukoza lezyonları ile ilgili yapılan çalışmalarda coğrafik dil ve fissure dil lezyonlarının, psöriazise eşlik ettiği rapor edilmiştir. Biz bu çalışmamızı, tüm yaş grubu ve her iki cinsiyetteki psöriazis hastasında, oral mukoza bulgularını saptamak ve bu bulguların, psöriazis hastalığı ile ilişkisini belirlemek amacıyla planladık. Sonuçlar, benzer yaş ve cinsiyet grubundan oluşan kontrol grubu ile karşılaştırıldı. Çalışma grubumuzu 200 psöriazis hastası ile 200 sağlıklı birey oluşturdu. Çalışmaya alman tüm bireylerden detaylı medikal hikaye alındı, intraoral muayenede mukoza tutulumunun varlığına, lezyonun tipine ve yerleşim yerine bakıldı. Çalışmamızda %83.5 hastada intraoral bulgu saptarken, kontrol grubunda ise %45.5 hastada intraoral bulgu saptadık (p<0.001). Psöriazis grubunda en sık rastladığımız oral mukoza lezyonları; fissure dil (%53), genişlemiş fungiforme papilla (%38), coğrafik dil (%21.5), oral liken planus (%16.5) iken kontrol grubunda; genişlemiş fungiforme papilla (%29), fissure dil (%23), oral liken planus (%13) ve coğrafik dil'e (%7) oranında rastladık. Fissüre dil, kontrol grubuna göre psöriazisli hastalarda daha sık olarak saptandı (%23'e karşı %53) (p<0.001). Benzer şekilde coğrafik dil bulgusu, kontrol grubuna göre psöriazisli hastalarda daha sık olarak saptandı (%7'ye karşı %21.5) (p<0.001). Ayrıca çalışmamızda 33 hastada (%16.5), fissüre dil ile coğrafik dil birlikteliği saptadık. Kontrol grubunda ise 8 bireyde (%4) bu birliktelik saptandı (p<0.001). Fissüre dil ile coğrafik dil arasında, fissürün lokalizasyonuna göre anlamlı bir birliktelik saptadık. Bessa ve arkadaşlarından aldığımız diagrama göre“fissüre dil (9+8+9) + coğrafik dil”birlikteliğini, 200 psöriazis hastasında %13 oranında saptarken (26 olgu), 200 kontrol grubunda bu birliktelik %3 (6 olgu) idi (p<0.001). Bulgularımız,“fissüre dil (9+8+9) + coğrafik dil”birlikteliğinin, kutanöz psöriazisli hastalarda oral mukoza bulgusu olabileceğini göstermektedir. Bu morfolojik lezyon birlikteliğinin, belirsiz bir terim olan“oral psöriazisi”neyin oluşturduğu konusunda bize yol göstereceği kanısındayız.
Özet (Çeviri)
IV SUMMARY THE CLASSIFICATION AND PREVELANCE OF ORAL MUCOSAL LESIONS IN PATIENTS WlTH PSORIASIS In the studies about oral mucosal lesions, geographic tongue and fissured tongue lesions were reported to accompany psoriasis. We planned our study to determine the oral mucosal findings in patients with psoriasis for both sexes,in all age groups and to investigate the relation of these findings with psoriasis. The results were compared with the control group consisted of similar age ranges and sexuality. We evaluated 200 patients with psoriasis and 200 healthy individuals in our study group. They were examined for the presence of mucosal lesion, type and location. In our study intraoral findings were found with a prevelance of 83.5% in patients with psoriasis group and 44.5% in control group (p<0.001). In patients with psoriasis group most frequently identified intraoral mucosal findings were; fissured tongue 53%, enlarged fungiform papillae of the tongue 38 %,geographic tongue 21.5%, oral lichen planus 16.5%. In our control group these rates were determined as; enlarged fungiform papillae of the tongue 29%, fissured tongue 23%, oral lichen planus 13%, geographic tongue 7%. Fissured tongue was identified more frequently in patients with psoriasis than in the control group (53 percent versus 23 percent) (p<0.001). Also geographic tongue was more frequently seen in patients with psoriasis than in the control group (21.5 percent versus 7 percent)(p< 0.001). In addition fissured tongue was identified in company with geographic tongue in 33 (16.5%) patients with psoriasis. This association was seen in 8 individuals (4%) in control group(p<0.001). We determined a clear association between fissured tongue and geographic tongue according to the location of the fissure.According to the diagram that we had from the study of Bessa et al the prevelance of fissured tongue and geographic tongue together was 13% in 200 patients with psoriasis, and 3% in 200 control subjects (p<0.001). The occurence of“geographic tongue and fissured tongue (9+8+9)”together in patients with psoriasis indicates that it could be an oral mucosal finding for psoriasis. In our opinion, the accompaintment of these two morphological lesions will help us to understand the contents of the terminology“oral psoriasis”that is uncertain.
Benzer Tezler
- Psoriasis hastalarında göz bulgularının değerlendirilmesi
Eye involvement in psoriasis patients
FATMA MÜDERRİSOĞLU SALIŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Dermatolojiİzmir Katip Çelebi ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
UZMAN İLGÜL BİLGİN
- Behçet hastalarında T lenfosit alt gruplarında kutanöz lenfosit antijeni ekspresyon düzeyleri
Cutaneous lymphocyte antigen expression on T cell subpopulations in Behçet's disease
PINAR KULLUK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
DermatolojiErciyes ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MURAT BORLU
- Psoriasiste elektroensefalografi ve psikometrik testlerin değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
BARIŞ DERVENT
- Psoriasiste fotokemoterapinin immun sistem üzerine etkisi
Başlık çevirisi yok
NEJLA KÜÇÜKGÖNCÜ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
DermatolojiErciyes ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÜMİT SOYUER
- Psoriasisde artropati sıklığı ve tırnak tutulmasıyla ilişkisi
Başlık çevirisi yok
SİBEL TOZAKI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Dermatolojiİstanbul ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERTUĞRUL H. AYDEMİR