Geri Dön

Kaveolada β2-AR-Gs-adenilat siklaz kenetinin incelenmesi

Investigation of β2-AR-Gs adenyly cyclase coupling in caveolae

  1. Tez No: 164958
  2. Yazar: ŞÜKRÜ SADIK ÖNER
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ÖZLEM UĞUR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Eczacılık ve Farmakoloji, Pharmacy and Pharmacology
  6. Anahtar Kelimeler: Kaveola, kaveolin. G proteini aracılı sinyal iletimi, adrenerjik reseptör. Gs. adenilat siklaz, Caveolae
  7. Yıl: 2005
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Farmakoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

35 ÖZET Hücre membranının eskiden düşünüldüğü gibi içerisinde proteinlerin serbestçe hareket etliği homojen bir lipid yığını olmadığı, hem lipidlerin hem de proteinlerin membran düzleminde dinamik bir organizasyon içinde dağıldığı artık yaygın olarak kabul görmektedir. Genellikle“kompartmantalizasyon”olarak adlandırılan bu organizasyon hücresel sinyal iletim yollarında yer alan protein komponentlerin biraraya toplanmasını (ya da birbirinden ayrı tutulmasını) sağlamaktadır. Kavcola adı verilen membran bölgeleri bu kompartmanlar içinde mikroskopik ve biyokimyasal özellikleri açısından en iyi tanımlanmış yapılardır. Kaveolin olarak adlandırılan yapısal proteinlerin birbirleriyle ve kolesterolle etkileşimi sonucu oluşan kaveolar yapılar nöron ve lenfositler dışındaki bütün hücrelerde bulunmaktadır. Özgün lipid/protein bileşimleri nedeniyle membranı çözen bazı deterjanlara dirençli ve düşük yoğunluklu olan kaveolar yapılar bu özelliklerinden yararlanılarak izole edilebilmektedir. Kaveolar lokal izasyonun ya da kaveolaya özgü proteinlerle etkileşimin bir çok sinyal proteinin işlevini etkilediği gösterilmiştir. G proteinine kenetli reseptörlerden bazıları, G proteinleri ve aktivitesi G proteinleri tarafından kontrol edilen efektör moleküller de kaveolada yoğunlaşan ya da aktivite durumlarına göre kaveolaya girip çıkabilen sinyal proteinleri arasındadır. Bu çalışmada kaveolar lokalizasyonun G proteini aracılı sinyal iletim sistemlerinin prototipi olan P;-adrenerjik reseptör (P:-AR)-Gs-adenilat siklaz sisteminde proteinler arası fonksiyonel etkileşime etkisinin doğrudan incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, P-AR'ün ve p-AR-Gs füzyon proteininin yüksek miktarda eksprese ettirildiği HEK-293 kültür hücrelerinin deterjana dirençli membran fraksiyonlarında B2-AR'ün, Gs proteininin ve adenilat siklazın işlevleri ve birbirleriyle etkileşimleri incelenmiştir.İ6 P2-AR ve Gas hücre membranlarının deterjana dirençli fraksiyonlarında kavcolin ile kofraksiyone edilebilmiştir. Aynı fraksiyonlarda forskolin ile uyarılabilen cAMP artışının varlığı adenilat siklaz enziminin de bu fraksiyonlarda bulunduğunu göstermiştir. Kaveolar fraksiyonda forskolin ile uyarılan adenilat siklaz aktivitesi ve Western blot ile ölçülen Gas proteini yoğunluğu aynı hücrelerden elde edilen membran preparatlarındakine benzer, buna karşılık Western blotla ölçülen P2-AR yoğunluğunun Gs' proteinine oranı kaveolar fraksiyonda membrandakine göre yaklaşık 3 kat daha az bulunmuştur. Ayrıca, iyodosiyanopindolol bağlanmasının ölçüldüğü deneyler kaveolar fraksiyonda bulunan P:-AR'lerin yaklaşık onda birinin ligand bağlayabildiğim göstermiştir. Öte yandan, membran preparatlarıyla karşılaştırıldığında, Gs-adenilat siklaz ve ?2-AR-Gs arasındaki fonksiyonel etkileşimin de kaveolar fraksiyonlarda zayıfladığı gözlenmiştir. Bu zayıflamanın olası moleküler mekanizmalarını aydınlatmak için daha ileri deneylerin yapılması gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

37 SUMMARY It is now widely accepted that the cell membrane has a highly organized structure and both the lipids and the proteins are compartmentalized within the membrane plane. This compartmentaiization has various consequences on the signal transduction across the plasma membrane such as augmentation or reduction of the signaling efficiency or increase or decrasc in the cross-talk between different signaling pathways. Caveolae. flask-shaped structures that are rich in sphingolipids and cholesterol are so far the best identified membrane compartments. All the cells except lymphocytes and central nervous system neurons have shown to contain caveolar structures in their plasma membrane. Interaction between the caveolins (structural proteins of the caveolae) and cholesterol is believed to be necessary for the formation of caveolae. Due to their specific lipid/protein composition, caveolar structures are resistant to detergent solubilization and show light buoyant density, which allow their isolation by gradient density centrifugation methods. Localization in the caveola or interaction with the caveolar proteins have been shown to effect the functions of many signalling proteins. G protein-coupled receptors. G proteins and effector molecules that are regulated by G proteins are among the signal proteins that are enriched in or that can enter or leave the caveolae according to their activity.. In this study, we investigated the role of caveolar localization in the functional interactions within the p:-adrenergic receptor (fi;-AR)-Gs-adenylyl cyclase system, the prototype of G protein coupled signaling pathways. We measured adenylyl cyclase responses to G protein or p;-AR stimulation in detergent-resistant, low density fractions of HEK-293 cells that overexpress p^-AR or P^-AR-Gs fusion protein. Both the P2-AR and the Gas were found to cofractionate in the caveolin-rich low density fractions of the cell membranes. Forskolin-stimulated cyclase activity and the G(ls38 density measured in the Western blot were similar in the membrane preparations and the caveolar fractions obtained from these membranes, whereas p:-AR/G"s ratio in the caveolar fraction was approximately one third of that in the corresponding membrane preparation. Moreover, ligand binding capacity of the pVAR in the caveolar fraction as assesed by iodocyanopindolol binding was decreased approximately ten fold. When compared to the membrane preparations, functional coupling between Gs-adenylyl cyclase and P:-AR-Gs was also observed to be weak in the caveolar fractions, further studies arc needed to clarify the possible molecular mechanisms of this uncoupling.

Benzer Tezler

  1. Vasküler SERCA inhibisyonunun serotonin yanıtlarındaki işlevi: Sekresyon-tipi kenetlenmeye bir kanıt

    The role of vaskular SERCA inhibition on serotonin responses: An evidence for“secretion-like”coupling

    ÇİĞDEM SELLİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Eczacılık ve FarmakolojiEge Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. METİNER TOSUN

  2. Vaküler serca inhibisyonu ve kompetitif endotelin reseptör antagonizmasında kayıp

    Vascular serca inhibition and loss of competitive endothelin receptor antagonism

    NURİ KARAKAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Eczacılık ve FarmakolojiEge Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. METİNER TOSUN

  3. Endotelyal nitrik oksit sentaz açilasyonunun nitrik oksit sentezi ve vasküler reaktivite üzerine etkisi

    The effects of endothelial nitric oxide synthase acylation on nitric oxide synthesis and vascular reactivity

    FATOŞ İLKAY ALP

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Eczacılık ve Farmakolojiİstanbul Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. OSMAN ÖZDEMİR

  4. İzmir koşullarında kışlık bazı kanola çeşitlerinde farklı ekim zamanı uygulamalarının verim, verim unsurları ve kalite üzerine etkileri

    Effects of different sowing dates on the yield,yield components and qualty of some winter canola varieties under İzmir conditions

    MÜJDE BEĞBAĞA KAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    ZiraatSelçuk Üniversitesi

    Tarla Bitkileri Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ÖZDEN ÖZTÜRK