Geri Dön

Dudak damak yarıklı hastalarda kraniofasiyal morfolojinin üç yönlü değerlendirilmesi

The evaluation of craniofacial morphology in cleft lip and palate paients in three dimensions

  1. Tez No: 164398
  2. Yazar: EYAS ABUHIJLEH
  3. Danışmanlar: PROF. DR. UFUK TOYGAR
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: Kraniofasiyal morfoloji, tam unilateral dudak damak yarıklı (TUDDY), kontrol grubu, asimetri, üç boyutlu değerlendirme, Craniofacial morphology, complete unilateral cleft lip and palate (CUCLP), control group, asymmetry, evaluation in three dimentions
  7. Yıl: 2005
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Ortodonti Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Dudak-Damak Yarıklı Hastalarda Kraniyofasiyal Morfolojinin Üç Boyutlu Olarak Değerlendirilmesi Bu çalışmada tam unilateral dudak damak yarığına sahip hastalarda, sagital, vertikal ve horizontal yönde kraniyofasiyal morfoloji, prepubertal (T1), pubertal (T2) ve postpubertal (T3) olmak üzere üç ayrı iskeletsel gelişim döneminde değerlendirilmiş ve yarığı bulunmayan sınıf I normal bireylerle karşılaştırmıştır. Bu amaca yönelik olarak, sagital ve vertikal yöndeki değişiklikleri değerlendirmek için sefalometrik filmler, transvers yöndeki problemleri (asimetri) incelemek amacıyla da frontal filmler kullanılmıştır. Çalışmanın cross-sectional materyali 59 tam unilateral dudak damak yarıklı ve 77 sınıf I normal bireye ait lateral, PA sefalometrik ve el bilek filmlerinden oluşmaktadır. Lateral ve PA filmlerin tüm çizimleri 2 kez tekrar edilerek tüm ölçümler bir bilgisayar programında yapılmıştır (PORDIOS). Lateral sefalometrik filmler kullanılarak kraniyal, maksiller, mandibuler, maksillomandibuler ve vertikal fasiyal yükseklik ölçümleri TUDDY ve kontrol grubunda değerlendirilmiştir. Fasiyal genişlikler ve transversal ve vertikal yöndeki asimetriler her iki grupta da PA filmler kullanılarak değerlendirilmiştir. Tüm ölçümler iskeletsel gelişim dönemlerindeki farklar dikkate alınarak incelenmiştir. El bilek filmleri ise bireylerin gelişim dönemlerinin belirlenmesi için kullanılmıştır. TUDDY ve kontrol grubu arasındaki kraniyal, maksiller, mandibuler, maksillomandibuler, vertikal fasiyal yükseklik ve fasiyal genişlik ölçümlerindeki istatistiksel farklılıklar Varyans analizi ve Duncan testi ile değerlendirilmiştir. Gruplar arasındaki transvers ve vertikal yöndeki asimetrileri ve mandibuler morfolojideki asimetri değişimlerini değerlendirmek için Eş yapma f-testi kullanılmıştır. TUDDY ve kontrol grubu arasındaki asimetri farkının istatistiksel olarak değerlendirilmesi için de Student f-testi yapılmıştır. Posterior ve total kraniyal kaide uzunluklarının tüm gelişim dönemlerinde (prepubertal, pubertal ve postpubertal) TUDDY grubunda kontrol grubuna göre istatistiksel olarak daha kısa olduğu bulunmuştur. Bu bulgu kraniyal kaidenin, postnatal maksillomandibuler büyüme için erken bir genetik veya gelişimsel model sağladığı görüşünü desteklemektedir. Ancak son görünüm cerrahi travma gibi daha sonraki çevresel etkenlerle değişim gösterir. TUDDY grubunda maksilla, kontrol grubuna göre önemli ölçüde daha retrüziv bir konum ve posterior rotasyon göstermektedir. Maksillanın büyüme114 esnasındaki yetersiz sagital boyutu ve pozisyonunun cerrahi işlem sonucu meydana geldiği düşünülebilir. Palatoplasti işlemi, maksillanın ileri doğru büyümesini engelleyecek devamlı bir skar dokusu ile sonuçlanır. Skar dokusu miktarını azaltmak ve bu dokuyu hassas büyüme yapılarından uzaklaştırmak için, dudak ve damağın daha az travmatik ve fonksiyonel olarak onarılması önerilmektedir. TUDDY grubunda mandibulanın, kontrol grubuna göre önemli ölçüde daha küçük, daha geride olduğu ve aşağı-geriye rotasyon gösterdiği bulunmuştur. Maksillomandibuler uyumsuzluğu azaltacak ve maksiller retrüzyonu kısmen kamufle edecek şekilde mandibulanın geriye rotasyonu avantajlı bir durumdur. TUDDY grubunda nazal ve mandibuler planın oluşturduğu açı, alt anterior yüz yüksekliği önemli ölçüde artmıştır. Üst posterior ve total posterior yüz yüksekliği önemli ölçüde azalmış ve yüz yüksekliği oranı (Jarabak) da daha küçük bulunmuştur. Bu bulguların tümü yarık dudak damaklı bireylerin vertikal büyüme modeline eğilimi olduğunu göstermektedir. TUDDY'lı bireylerde vertikal ve sagital planlarda asimetri olduğu görülmüştür. Ancak kullanılan asimetri parametreleri normal kontrol grubu bireylerinde de asimetri olduğunu göstermiştir. Bununla beraber, yarıktı grupta vertikal ve horizontal planda nazomaksiller kompleks ve alt yüzde, kontrol grubuna göre daha fazla derecede asimetri olduğu tespit edilmiştir. Tüm ölçümlerde horizontal plandaki asimetrinin vertikal plandaki asimetriye göre istatistiksel olarak önemli ölçüde daha fazla olduğu bulunmuştur. Hem TUDDY'lı hem de kontrol grubunda horizontal yöndeki asimetri, pubertal dönemde, prepubertal ve postpubertal döneme göre daha fazladır. TUDDY'lı hastalar etkilenmiş olan nazomaksiller kompleksteki modele paralel olarak, alt fasiyal iskelette de asimetri göstermiştir. Bu durum TUDDY'lı bireylerin tedavisinde, nazomaksiller iskelette olduğu kadar mandibulada da (alt yüz) anomalinin erken tanı ve tedavisinin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Dudak-damak yarıklı bireylerde, erken gelişim döneminde PA filmler alarak alt yüz asimetrisinin saptanmasıyla fasiyal bozukluğu minimalize etmek mümkün olabilir. Böylece yarıklı bireylerde görülen asimetri fonksiyonel olarak tedavi edilebilir.

Özet (Çeviri)

The Evaluation of Craniofacial Morphology in Cleft Lip and Palate Patients in Three Dimensions. In this study, craniofacial morphology in three dimensions sagittal, vertical and horizontal was evaluated in complete unilateral cleft lip and palate patients at three skeletal stages of maturation prepubertal (T1), pubertal (T2) and postpubertal (T3) and compared to noncleft Class I normal patients. In order to achieve this purpose, lateral and PA films were examined. The material consisted of lateral, PA cephalometric and hand wrist films of 59 complete unilateral cleft lip and palate patients and 11 to noncleft Class I normal patients. The entire tracing on lateral and PA cephalometric films were double digitized and the measurements were done on a computer programme (PORDIOS). By using lateral cephalometric films, cranial, maxillary, mandibular, maxillomandibular and vertical facial heights measurements in CUCLP and control groups were assessed. Facial widths, asymmetry in both transverse and vertical planes and asymmetry of mandibular morphology measurements in CUCLP and control groups were evaluated by using PA cephalometric films. All of the measurements were assessed taking into consediration differences in skeletal stages of maturation. The hand-wrist films were also used for determining the growth periods of patients. The statistically significant differences between the CUCLP and the control groups in cranial, maxillary, mandibular, maxillomandibular, vertical facial heights and facial widths measurements were determined by repeated measure analysis of variance and Duncan's multiple range test. In order to asses the changes in asymmetry in both transverse and vertical planes and asymmetry of mandibular morphology measurements that occur in CUCLP and control groups, paired f-test was used. The statistically significant differences in asymmetry between the CUCLP and the control groups were determined by Student's f-test. The posterior cranial base and total cranial base were significantly (p<0,05) shorter in all the skeletal periods (prepubertal, pubertal and postpubertal) among CUCLP compared to the noncleft control group, These findings support the suggestion that the cranial base provide an early genetic or developmental template for postnatal maxillomandibular growth and that the final phenotypic outcome is liable to later environmental changes, such as surgical trauma.116 The maxilla in CUCLP group was significantly retruded and posteriorly rotated in comparison with noncleft control group. We think that the maxillary growth deficiencies in dimension and sagittal position are the result surgical procedures: the palatoplasty result in a continuum of scar tissue, which inhibits the forward growth of maxilla. To reduce the amount of scar tissue and move its position further away from sensitive growth structures, less traumatic and functional repair of lip and palate can be advocated. The mandibule was smaller significantly in CUCLP compared to control. The mandible was retruded significantly and inferior-posteriorly significantly rotated in CUCLP compared to control. This is fortunate since the mandibular backward rotation has the effect of decreasing the maxillomandibular discrepancy and thus helps to partially camouflage the maxillary retrusion. The angle between the nasal and mandibular plane increased significantly, the lower anterior facial height increased significantly in the CUCLP patients compared to Class I control group. Also the upper posterior facial height and the total posterior height decreased significantly in CUCLP group compared to noncleft. The facial height ratio (Jarabak) was smaller in our CUCLP group from the control group, all of these findings indicate a tendency toward vertical growth pattern in cleft group. Craniofacial asymmetry is present in CUCLP individuals in both the vertical and transverse planes. Noncleft individuals also have facial asymmetry in the studied land marks. However, CUCLP patients showed greater degree of asymmetry than did controls in the nasomaxillary complex and lower face in both vertical and horizontal planes. For all the measurements the asymmetry in horizontal plane were more statistically significant than in the vertical plane. The asymmetry in horizontal plane was more among the patients at pubertal than at prepubertal and postpubertal stage in both CUCLP and noncleft groeps. The CUCLP patients manifest asymmetry of the lower facial skeleton develops in a parallel pattern with the affected nasomaxillary complex, suggesting that early evaluation and treatment of the anomalies in the nasomaxillary skeleton as well as in the mandible (Lower face) is necessary when treating CUCLP patients. It may possible to minimize facial disfiguration in affected patients by addressing any lower facial asymmetries in the growing cleft patients at early developmental stages by taking a PA films of the cleft lip and palate patients at early developmental stages. Then functional treatment could be used to treat asymmetries seen in cleft patients.

Benzer Tezler

  1. Damak ve dudak-damak yarıklı hastalarda otoskopik ve odiolojik araştırma

    Başlık çevirisi yok

    BEKİR ALTAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1977

    Kulak Burun ve BoğazAnkara Üniversitesi

    PROF.DR. ŞADİ BERKMEN

  2. Hidroksiapatit kristallerinin kemik grefti rezorpsiyonuna etkisinin değerlendirilmesi (deneysel çalışma)

    Başlık çevirisi yok

    ÖZGÜR PİLANCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahiİstanbul Üniversitesi

    Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MUZAFFER ALTINDAŞ

  3. Tek taraflı dudak-damak yarıklı bebeklerde“Modifiye Hotz Plağı”nın alveoler kaidelerin gelişimi üzerine etkileri

    The effects of Modified Hotz Plate on the development of alveolar bases in infants with unilateral cleft lip and palate

    FATİH ULU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Diş HekimliğiSelçuk Üniversitesi

    Ortodonti Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. YAŞAR BEDİİ GÖYENÇ

  4. Doğumsal dudak ve damak yarıklarında anestezi özellikleri

    Başlık çevirisi yok

    MUSTAFA GÜLİSTAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Anestezi ve ReanimasyonÇukurova Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı