Radiographic evaluation of the nasopharyngeal space of mouth breather patients
Ağız solunumu yapan hastalarda nazofaringeal boşluğun radyografik değerlendirilmesi
- Tez No: 164032
- Danışmanlar: PROF. DR. NEJAT ERVERDİ
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2005
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Marmara Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Ortodonti Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
1. ÖZET Bu çalışmanın amacı, nazofarengeal alanın yapı ve adenoidal yumuşak dokular ve yumuşak damak ölçümlerinde kullanılan çeşitli radyolojik değerlendirme yöntemlerini karşılaştırmaktı. Klinisyenler, bu radyolojik ölcçüm tekniklerini kullanarak nasofarengeal alanın açıklığını adenoidal irileşmenin gelişimini ve derecesini değerlendirir ve hastanın adenoidektomiçin uygun olup olmadığına karar verir. Bu çalışma 1986 ve 2005 yılları arasında Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 'nin Ortodonti Anabilim Dalında tedavi görmüş 52 ağız solunumu hastasından tedavi öncesi rutin olarak alman lateral sefalometri filmler üzerinde gerçektirilmiştir. Çalışma grubunu oluşturan 52 hastanın (30 bayan ve 22 erkek ) ortalama yaşı 17.5 & 20.7 yıldır. Bu bireylerin 25'i erişkin olup, 27'sinin büyümesi halen devam etmektedir. Çalışmada kullanılan 52 adet standard sefalometrik film ortodontik tedaviye başlamadan önce klinik muayenenin hemen ardından elde edilmiştir. Klinik incelemeyle birlikte radyografik inceleme, hastanın tıbbi öyküsü, ve klinisyenin tecrübesi, basit ve pahalı olmayan bir teşhis tekniği sağlamaktadır. Nazofarengeal alanın çapının ve adenoidal yumuşak dokuların ölçülmesinde en çok kullanılan yedi radyolojik inceleme yöntemi değerlendirilmiştir. Bu yöntemlerden biri olan Kohan & Konaks metodlu diğerlerinden daha güvenilir bulunmuştur. Bu yöntemin uygulamasının da diğer yöntemlerden daha kolay olduğu görülmüştür. Tüm radyolojik değerlendirme yöntemleri adenoidlerin irileşmesini ve nazofarengeal alanı değerlendirmeye uygundur ancak aynı patolojiyi reddetme özgürlüğünden yoksundurlar. Problem şudur ki adenoidal dokuların radyolüsent olanları radyografilerde, gerçekten irileştiklerinde bile, görülemeyebilirler. Ayrıca, anatomik olarak düzensiz üç boyutlu bir yapı olan nasofarengeal alan sefalometrik radyografiler üzerinde ancak iki boyutlu olarak incelenebilir ki sınırlı bilgi elde edilebilir. Buna bağlı olarak, radyografi incelemesi nazofarengeal endoskopiye göre daha az güvenilir sonuçlar verir. Radyografiler, ilk teşhisin konulmasında yeterlidirler. Ancak, radyografiler uygun bir teşhis için yetersiz olduğunda ve problem tedaviyleçözülmediğinde, direk ve dinamik bir biçimde daha fazla bilgi toplamak için nazofarenks endoskopisi ve diğer modern teknik taramalara MRI ve CT ihtiyaç duyulur. Bu daha karışık ve pahalı işlem, daha geniş yelpazeli bir patoloji bulabilir. Sonuç olarak bu çalışmada halen tüm dünyada kullanılan en popüler radyografîk hava yolu ölçümü metodları ele alınmış ve bu metodların uyumları karşılaştırılmıştır. Yöntemler arasında istatiksel olarak önemli farklar gösterilmiştir. Çalışma grubunu oluşturan hastalardan 35'ine (% 67.3) yöntemlerin tümüyle adenoidektomi teşhisi konulmuştur. Tüm yöntemler için Gözlemciler Arası Anlaşma Yüzdesi (IOAP) % 76.8 olarak bulundu ve tüm yöntemler arasındaki toplam ortalama uyum oldukça düşüktü % 55.8.
Özet (Çeviri)
2. SUMMARY The purpose of our present study was to compare various radiological evaluation methods which were used in the measurements of the dimension of the nasopharyngeal airway space, adenoidal soft tissues and soft palate. Accordingly, clinicians can decide whether the patients needed adenoidectomy or not by elevating the nasopharyngeal airway potency. The present study consisted of the pre-treatment standard lateral cephalometric radiographs of the fifty-two mouth breather patients who applied to have orthodontics treatment at Marmara University, Faculty of Dentistry, Orthodontics Department between 1986 and 2005. The study group included 22 males and 30 females. The average age of the whole study group was 19.4 years. Male patients had an average age of 20.7 years (min : 12.8 years; max : 28.5). The female patients had an average age of 17.5 years (min : 10.3 years; max : 24.6). Twenty-five patients of the study group were adults and the remaining twenty-seven were still growing. Patient records were selected from Marmara University Orthodontics archives; irrespective of sex, age and type of malocclusion. Only radiographs of good quality of mouth breather patients were included. The radiographic examination together with the clinical examination, the patient's medical history, and the professional's experience, provides a simple and inexpensive diagnostic technique. All radiological evaluation methods of the nasopharynx are sensitive enough to detect the hypertrophy of the adenoids and narrowing of the nasopharyngeal airway. However, they lack the specificity to rule out the same pathology. The relative radiolucency of the adenoidal tissues makes them non- highly visible in radiographs, even when they are actually hypertrophied. Moreover, the cephalometric radiographs produce a two-dimensional image of the convoluted and anatomically irregular three-dimensional nasal airway morphology. Accordingly, the radiograph examination provides more false-positive findings than does the nasopharyngeal endoscopy. Despite the limitations of the radiographs, they are sufficient for making an initial diagnosis. However, when radiographs are insufficient for a proper diagnosisand the problem does not resolve with the treatment, then the nasopharyngeal endoscopy and other modern techniques such us MRI and CT scan are needed to gather more information in a direct and dynamic way. This more complex and more expensive procedure can detect a wider spectrum of pathology, offering greater diagnostic accuracy and more specific and efficient treatment. In this study, the most common seven radiological evaluation and diagnostic methods of the dimension of the nasopharyngeal airway space and adenoidal soft tissues were evaluated. Only one method, Cohen and Konak's method was found to be the most reliable and simplest method to perform. The comparison of the radiological evaluation methods and their correlation analysis showed statistically significant differences between these methods regarding the evaluation of the size of the nasopharyngeal airway spaces and the adenoidal soft tissues. Only thirty-five patients, 67.3 % of the study population were indicated for adenoidectomy by all methods together which were evaluated in this study. The Inter-Observer Agreement Percentage (IOAP) for all methods together was 76.8 % and the overall agreement between all methods was very low 55.8 %.
Benzer Tezler
- Hipertrofik adenoid vejetasyonların operasyon öncesi ve sonrası sefalometrik yöntemle değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
BÜLENT AYMELEK
- Dişli ve dişsiz hastalarda alt ve üst çene alveoler kret yülsekliğinin radyografik olarak değerlendirilmesi
Radiographic evaluation of upper and lower jaw alveolar ridge heights of dentate and edentulous patients
EMİN MURAT CANGER
Doktora
Türkçe
2006
Diş HekimliğiOndokuz Mayıs ÜniversitesiOral Diagnoz ve Radyoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. PERUZE ÇELENK
- Kemik içi periodontal defektlerin tedavisinde, trombositten zengin plazmanın tek başına ve yönlendirilmiş doku rejenerasyonu ile birlikte uygulanmasının klinik ve radyolojik sonuçlarının değerlendirilmesi
A clinical and radiographic evaluation of platelet-rich plasma alone or in combination with guided tissue regeneration in the treatment of intrabony defects
NİHAN KARAKURUM
- Farklı Kavite Derinliğine Sahip Süt Dişlerine Uygulanan Total Pürüzlendirmeli ve Self-Etch Adeziv Sistemlerin Klinik ve Radyolojik Olarak Değerlendirilmesi.
Clinical and radiographic evaluation of total-etch and self-etch adhesives in primary molars with different remaining dentine thickness.
BÜLENT BÜYÜKGÜRAL
Doktora
Türkçe
2007
Diş HekimliğiHacettepe ÜniversitesiPedodonti Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ZAFER CAVİT ÇEHRELİ
- Radiographic evaluation of apical root resorption of maxillary first molars after intrusion using zygomatic skeletal anchorage
Zigomatik ankraj kullanılarak gömülen üst birinci azıların kök rezorpsiyonu açısından radyografik olarak değerlendirilmesi
MAZİN AL-MASRY
Yüksek Lisans
İngilizce
2004
Diş HekimliğiMarmara ÜniversitesiOrtodonti Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ARZU ARI DEMİRKAYA