Renal allograft biyopsilerinin tedavi ve prognozu belirlemedeki etkinliğinin araştırılması
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 163453
- Danışmanlar: PROF. DR. ERGİN ARKA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nefroloji, Nephrology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2005
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Nefroloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
57 ÖZET Bu çalışmada, son 8 yıl içinde allograft biyopsisi ya da nefrektomisi yapılmış olan renal transplantasyona olgular değişik parametreler gözönüne alınarak değerlendirildi. Hastaların pretransplant dönemdeki tanıları, posttransplant dönemdeki klinik takipleri, allograft biyopsisi indikasyonları, transplantasyon ile biyopsi arasındaki süreler, allograft biyopsisi öncesindeki ve sonrasındaki tanıların karşılaştırılması, biyopsi sonrasında tedavi değiştirme gereksiniminin olup olmaması gibi parametreler araştırıldı ve histopatolojik olarak Bannf sınıflamasına göre biyopsi sonuçları değerlendirildi. Çalışmamızda toplam 142 hasta 158 allograft biyopsisi ve 9 hastaya allograft nefrektomisi yapılmış olduğu görüldü. Biyopsi indikasyonlannın başında kreatinin yüksekliği gelmekte idi. Biyopsi ön tanıları araştırıldığında, ilk kez biyopsi yapılanlarda en sık ön tanı kronik rejeksiyon iken, ikinci kez biyopsi yapılanlarda en sık saptanan ön tanı akut rejeksiyon idi. Allograft biyopsisi sonucuna göre toplam 101 hastada tedavi değişikliğine gidilmiştir. Yapılan değişiklikler içinde en sık olarak, 78 hastadaazatiopurin tedavisinin kesildiği ve 61 hastada tedaviye mikofenolat mofetil eklendiği görülmüştür. Bu değişikliğin yapıldığı tanı sıklıkla kronik allograft nefropatisi idi. Çalışmamızda çeşitli laboratuar parametreleri ile hasta ve graft sağkalımları arasında bir ilişki olup olmadığı araştırıldığında, sadece serum ürik asit düzeyi 8.5 mg/dPnin üzerinde olan hastalarda hasta ve graft sağkalımlarının 8.5 mg/dL'nin altında olanlara göre anlamlı derecede kısa olduğu görülmüştür. Biyopsi sonrasında komplikasyon oranının oldukça düşük olduğu (%7.8) dikkati çekmiştir. Bu komplikasyonlar içinde en sık görüleni makroskopik hematüridir. Biyopsi sonrasında hayati tehdit edici hiçbir komplikasyon olmamıştır.58 Sonuç olarak transplant biyopsileri hasta ve graft prognozuna önemli ölçüde etki edebilecek tedavi değişikliklerini sağlayan güvenilir ve altın standart tanı aracı olma özelliğini sürdürmektedir.
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Allograft biyopsisi yapılmış 108 renal transplantasyon hastasının kliniko-patolojik açıdan değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
AYDIN TÜRKMEN
- Sıçan böbrek allograftlarının kronik rejeksiyonu ve uzamış iskemi süresinin kronik rejeksiyona etkisi
Chronic rejection of rat renal allografts and the effect of prologed ischemic time on chronic rejection
SERDAR YILMAZ
- Böbrek transplantasyonu yapılan hastalarda trombofili gen mutasyonları ve avasküler nekroz ilişkisi
Thrombophilia gene mutations and avascular necrosis in kidney allograft recipients
YAKUP EKMEKCİ
- Pretransplant ve posttransplant erken dönem soluble CD30 düzeylerinin renal allograft fonksiyonları üzerine etkisi
The effect of pre-and post-transplant early term soluble CD30 level on kidney allograft functions
ÜLKÜ GÖRMEZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
NefrolojiAnkara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. KENAN KEVEN