Geri Dön

Akut ST segment elevasyonlu miyokard infarktüsünde yeni noninvazif reperfüzyon kriterleri

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 157394
  2. Yazar: TURGUT KARABAĞ
  3. Danışmanlar: DOÇ.DR. BÜLENT BEHLÜL ALTUNKESER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2004
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Selçuk Üniversitesi
  10. Enstitü: Meram Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

7.0ZET AKUT ST SEGMENT ELEVASYONLU MİYOKARD İNFARKTÜSÜNDE YENİ NONİNVAZİF REPERFÜZYON KRİTERLERİ AMAÇ: Miyokard infarktüsü geçiren hastalarda erken dönemde reperfuzyon tedavisini gösteren indikatörler yeterli değildir. Hastanın ağrısının geçmesi, ST segment rezolüsyonu, TİMÎ akım değerlendirmesi gibi anjiyografik göstergeler olmakla birlikte ekokardiyografik yeterli parametre yoktur. Bu çalışma akut miyokard infarktüsü sonrası erken dönemde reperfüzyonun noninvazif tespitinde pulmoner ven dalgalarının ek bir fayda sağlayıp sağlamayacağını araştırmak için yapılmıştır. MATERYAL-METOD: Çalışmaya ST segment elevasyonlu miyokard infarktüsü ile başvuran 97 hasta dahil edildi. Hastalar trombolitik yapılan ve yapılmayan şeklinde iki gruba ayrıldı. Hastaların 53'üne trombolitik tedavi uygulanırken, 35'ine uygulanmadı. Dokuz hastaya ise perkütan transluminal koroner anjiyoplasti yapıldı. Hastaların hepsine ekokardiyografi uygulandı. Ekokardiyografide rutin parametrelerin dışında pulsed wave Doppler sample volümü mitral kapak uçlarına yerleştirilerek mitral E dalga deselerasyon zamanı ile basınç yanlanma zamanları ölçüldü. Sample volüm pulmoner ven içine yerleştirilerek pulmoner ven ileri sistolik dalga, pulmoner ven ileri diyastolik dalga, pulmoner ven diyastolik geri dalga, pulmoner ven diyastolik dalga deselerasyon zamanı, pulmoner ven diyastolik dalga basınç yanlanma zamanı tespit edildi. Doku Doppler yöntemi ile apikal iki ve dört boşluk görüntülerinden miyokardiyal hızlar elde edildi. Elektrokardiyografide başlangıçtaki ST segment yüksekliğinin %70'i rezolüsyona uğrayanlar için reperfuzyon sağlandığı kabul edildi. Koroner anjiyografi sonucunda TİMİ 2 ve 3 akım tespit edilen hastalarda, infarkt sorumlu arter açık olarak değerlendirildi. TİMİ 0 ve 1 akım tespit edilen hastalarda ise İSA tıkalı olarak kabul edildi. 46BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen 97 hastanın 76'sına koroner anjiyografi yapıldı. Trombolitik yapılan hastaların 34'ünde EKG'de rezolüsyon tespit edilirken, trombolitik yapılmayanların 12'sinde rezolüsyon tespit edildi. Trombolitik tedavi yapılıp koroner anjiyografi yapılan 39 hastanın 34'ünde İSA açık tespit edilirken, trombolitik yapılmayıp koroner anjiyografi uygulanan 28 hastanın 17'sinde İSA açık tespit edildi. Trombolitik yapılan hastalarda pulmoner ven antegrad diyastolik dalga deselerasyon zamanı ile basınç yarılanma zamanı, yapılmayan gruba kıyasla anlamlı olarak uzun bulundu (p<0.01). Trombolitik tedavi yapılıp elektrokardiyografide rezolüsyon gözlenenler ile, anjiyografide infarkt sorumlu arteri açık bulunanlarda pulmoner ven diyastolik dalga deselerasyon zamanı uzundu, ancak istatistiki olarak anlamlı değildi. Bunun yam sıra hem trombolitik yapılan hemde yapılmayan hastalarda, pulmoner ven antegrad sistolik dalgası elektrokardiyografide rezolüsyon tespit edilenlerde anlamlı olarak yüksek tespit edildi (p=0.02). Doku Doppler parametrelerinde ise reperfüzyonu gösterebilecek herhangi bir anlamlılık tespit edilmedi. SONUÇ: Akut Mİ sonrası sadece İSA'in açık tespit edilmesi doku perfuzyonunu göstermede yeterli gözükmemekte, EKG rezolüsyonu daha anlamlı gözükmektedir. Trombolitik tedavi yapılan hastalarda EKG rezolüsyonuna ilave olarak PS, PD-DZ, EDZ değerlerinin noninvazif olarak miyokard perfuzyonunu göstermede ilave katkı sağlayacağım düşünmekteyiz. 47

Özet (Çeviri)

8.SUMMARY NEW NONINVASIVE REPERFUSION CRITERIA FOR ACUTE MYOCARDIAL INFARCTION WITH ST SEGMENT ELEVATION OBJECTIVE Indicators showing reperfusion therapy in acute phases of myocardial infarction are not sufficient. Relief of pain, resolution of ST segment and angiographic indicators as TIMI flow evaluation have been used, however satisfactory echocardiographic parameters does not exist. This study is designed to investigate whether pulmonary vein flow in noninvasive detection of reperfusion in acute phases of myocardial infarction is beneficial. METHOD Ninety-seven patients with acute myocardial infarction with ST segment elevation have been included in the study. The patients were divided into two groups as with and without taking thrombolytic therapy (53 versus 35 patients). Percutaneous transluminal coronary angioplasty was performed in 9 patients. Echocardiography was performed to all patients. Other than the routine parameters in echocardiography; mitral E wave deceleration time and pressure half- time were measured by placing pulsed wave Doppler sample volume to tip of mitral leaflets. By placing sample volume 1 cm upstream in the right upper pulmonary vein; peak systolic flow velocity (PS), peak antegrade diastolic flow velocity (PD), peak reversal flow velocity at atrial contraction (PRA), and deceleration time of the antegrade diastolic flow (PD-DT), pressure half-time of the peak antegrade diastolic flow (PD-PHT) were obtained. Myocardial velocities were obtained by tissue Doppler method from two apicals and four space images. Patients with 70% resolution of ST segment in electrocardiography were accepted as having reperfusion in ECG. Infarct related artery for infarction was accepted as patent in patients with TIMI 2 and 3 flow in coronary angiography. It was accepted as occluded in patients with TIMI 0 and 1 flow. 48RESULTS Coronary angiography was performed in 76 of 97 patients. Resolution in ECG was detected in 34 of the patients who took thrombolytic therapy and in 12 of the patients who did not take. Infarct related artery was patent in 34 patients of 39 patients performed coronary angiography and thrombolytic therapy. It was patent in 17 of 28 patients performed without thrombolytic therapy. PD-DT and PD-PHT was significantly longer in patients having thrombolytic therapy compared to patients having no thrombolytic therapy (p<0.01). PD-DT was longer in patients who had resolution in ECG with thrombolytic therapy and in patients with patent artery in coronary angiography. No correlation was found between PD-DT and resolution in ECG and patent artery in coronary angiography. Meanwhile pulmonary vein antegrade systolic flow velocity were significantly higher in patients with resolution regardless of thrombolytic therapy (p<0.01). No meaningful results were obtained in showing reperfusion in tissue Doppler parameters. CONCLUSION Infarct related artery was not enough in showing reperfusion. However resolution in ECG seem to be more meaningful. We think that; in patients having thrombolytic theraphy PS, PD-DZ, EDZ values have additional importance in noninvasive evaluation of myocardial perfusion in addition to resolution in ECG. 49

Benzer Tezler

  1. Akut miyokart infraktüsünde acil servise başvuru ilk akımaçıcı tedavi arasındaki sürenin 4 yıllık geriye dönük değerlendirilmesi

    Door-to-needle time for acute myocardial infractionsın emergency department

    DİLŞAT TIĞLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    İlk ve Acil YardımDokuz Eylül Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. RIDVAN ATİLLA

  2. Akut sağ ventrikül infarktüsünün klinik ve hemodinamik incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    ÇİĞDEM ERSOY (YAZICI)

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Dahiliye Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEMİR ABBASOĞLU

  3. Trombolitik tedavi uygulanmış akut miyokard infarktüslü hastalarda erken dönemde rezidüel stenozun saptanmasında dobutamin stres ekokardiyografisinin yeri

    The role of dobutamine stress echocardiography in the establishment of residuel stenosis early after acute myocardial infarction treated with thrombolytic therapy

    KÜRŞAD ERİNÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    KardiyolojiGata

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. CELAL GENÇ