Stres ülsere bağlı sindirim sistemi kanamalarının önlenmesinde antiasit (hydrotalcit), sucralfate, ranitidine tedavilerinin karşılaştırılması
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 15352
- Danışmanlar: PROF.DR. ALİ PUSANE
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
- Anahtar Kelimeler: Antiülser ajanlar, Hemorajiler, Peptik ülser, Ranitidin, Sindirim sistemi hastalıkları, Sukralfat, Anti-ulcer agents, Hemorrhage, Peptic ulcer, Ranitidine, Digestive system diseases, Sucralfate
- Yıl: 1991
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
-74- OZET Stres ülseri, ağır bir hastalık veya yaralanmayı takiben özellikle midenin asit salgılayan-fundus corpus gibi- bölümlerinde meydana gelen, erozyon tarzında çoğul lezyonlara verilen genel addır. Kritik hastalarda stres ülseri gelişmesine ilişkin risk faktörleri iyi bilinmektedir. Stres ülseri gelişmesinden sorumlu mekanizmalar kesin olarak bilinmemekle birlikte güncel bilgilerimize göre birçok etmenin olaya beraber karışması sözkonusudur : Mide asiditesi; mukoza kan akmanda azalma; mukoza engelinin yıkılması (sözgelimi üremiye veya safra tuzlarına bağlı olarak) ; mukozanın asid-baz dengesinde bozulma... Kritik derecede hastalığı olan yoğun bakım ünitesindeki vakalarda, stres ülserine bağlı olarak akut üst GIS kanaması oluşmasının önlenmesi yaşamsal öneme sahiptir. Bu amaçla çabalar önceleri hemen hemen yalnızca in traluminal asitin nötralizasyonuna veya asit oluşumunun önlenmesine yönelik olmuşutur. Profilaksinin en iyi yolu olarak iyi bir mide içeriği pH'sı sağ lamaya yönelik Antiasit tedavi uzun bir süredir kabul görmüştür. Bununla birlikte yüksek dozlarda diare, hipermagnezemi ve/veya alkaloza yol açmaları ve bakım için gereken zaman açısından pahalıya gelmeleri profilaksi amacıyla başka tedavi yöntemlerinin araştırılmasını gerektirmiştir. Asit oluşumunun önlenmesine yönelik olarak H2 reseptör blokerlerınin kullanılması yukarıdaki nedenlerden dolayı başlangıçta çok olumlu karşılanmıştır. Ancak bu bileşiklerin yararı birkaç nedenden dolayı kesin değildir: Verilmeleri pH kontrolünü garantileyememektedir. Zira histamine asit salgı lamasının tek nedeni değildir. H2 reseptör blokajının kendisi mide mukozanın intraluminal asidin etkileri duyarlılığı artırmaktadır.-75- Antiasitler ve H2 reseptör blokerlerinin bir başka etkileri intralu minal pH' sının yükselmesine neden olarak midede bakteri üremesine yol açma larıdır. Mide asiditesi mide içeriği sterilitesinden büyük ölçüde sorumlu olduğundan, ana etkisi pH'yı yükseltmek olan ilaçların verilmesi nedeniyle yoğun bakım ünitesindeki hastalarda sık olarak nazocomial pnömoni oluşmak tadır. Günümüzde H2 reseptör blokerlerinin, mide kanamaları tedavisinde kullanılmaları önerilmektedir, zira intraluminal asit hemostaz mekanizmaları bozabilmektedir. Sukroz oktasulfatın absorbe edilmeyen alüminyum tuzu olan sucralfate mide asiditesi üzerine etkisi olmayan, nötralizasyon kapasitesi çok az bir ajandır. Mukusu, bikarbonatı, prostglandin serbestlenmesini ve mukozadaki hücre yenilenmesinin uyarma yoluyla stres ülserasyonunu önlediği anlaşılmıştır. Ayrıca terapötik etkileri de vardır. Ülserler üzerinde koruyucu bir tabaka oluşturmakta; pepsin ile safra asitlerine bağlanmakta ve tüm mide mukoza üzerinde trofik bir etki göstermektedir. Anti bakteryel etkisi olduğu da gösterilmiştir. Yoğun bakım birimlerinde stres ülserasyonunu önlemede Antiasit ve H2 reseptörleri blokerleri kadar etkili olduğu bildirilmiş ve kullanımı ile ilgili herhangi bir olumsuz yan etki kaydedilmemiştir. Sucralfate' in etki mekanizması intraluminal pH'nın kontroluna bağım lı olmadığından pH monitorizasyonuna gerek kalmamaktadır, dolayısıyla hem şirelik hizmetleri süresini azaltmaktadır. Üstelik sucralfate ile günlük tedavi masrafı H2 reseptör blokerleri ve Antiasit titrasyonundan daha ucuz dur. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi çeşitli klinik ve yoğun bakım ünitelerinde yatmakta olan ve stres ülser gelişmesi bakımından, APACHE sistemine göre-76- en az 2 risk faktörü olan toplam 23 vakada, Antiasit titrasyonu, Sucralfa te ve Ranitidine' nin stres ülsere bağlı akut GIS kanamasını önlemede etkin liklerini prospektif randomize bir çalışma ile araştırdık. Sucralfate alan grupta (8 vaka) 1 GIS kanaması, Ranitidine alan grupta (8 vaka) 3 GIS kana ması kaydedildi. Antiasit alan grupta (7 vaka) GIS kanaması saptanmadı. Suc ralfate alan grup risk faktörleri sayısı bakımından Antiasit ve Ranitidine alan gruptan anlamlı derecede daha yüksek risk grubundaydı (Sırasıyla p <0.001 ve p<0.02). 3 grup arasında yaş, cinsiyet, profilaksi süresi bakı mından denge mevcuttu. Tedaviye bağlı olumsuz yan etki hiçbir grupta kaydedilmedi. Hiçbir vakada GIS kanaması tedavisinde kan transfüzyonuna ve cerrahi girişime gerek görülmedi. GIS kanamalı vakalar Ranitidine ile tedavi edildi. Hemşirelik hizmetleri süresini azaltma ve maliyet bakımından sucral fate diğer 2 gruba göre gözönüne alınması gereken imkanlar sunmaktadır. Etkin, emin, ucuz olması bakımından stres ülseri profilaksisi amacıyla yoğun bakım ünitesindeki vakalarda sucralfate kullanılmasını önermekteyiz.
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Yoğun bakım hastalarında stres ülseri profilaksisi: Pirenzepine ve ranitidinein etkilerinin karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
SERHAN ABRAZ ÇOLAKOĞLU
- Stres ülser profilaksisi için intravenöz bolus uygulanan famotidin ile oluşturulan histamin tip-2 (H2) reseptör blokajının hemodinamik etkileri
Başlık çevirisi yok
UĞUR KOCA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1997
Anestezi ve ReanimasyonEge ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ REŞAT MORAL
- Akut Eroziv Gastrit`in koruyucu tedavisinde Sukralfat, Omeprazol, Famotidin ve Octreotide`nin etkileri
The Effect of sucralfate, omeprazole, famotidine and octreotide in the protective treatment of acute erosive gastritis
BÜLENT ÖZÇETİN
- % 0.9 NaCl, Misoprostol, Sukralfat, UWS ve Verapamil`in stres ülser profilaksisindeki yeri (Sıçanlar üzerinde deneysel çalışma)
% 0.9 NaCl, misoprostol, sucralfate, UWS and verapamil for the prophyaxis of experimental stress ulcers
H. MEHMET MÜLAYIM