Teknoloji, ekonomi ve kültür ilişkileri: teknoloji ekonomisinin sosyolojik temelleri
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 15068
- Danışmanlar: PROF.DR. MUSTAFA E. ERKAL
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Bilim ve Teknoloji, Science and Technology
- Anahtar Kelimeler: Bilim politikası, Kalkınma planları, Kültür, Teknoloji, Teknoloji transferi, Science policy, Development plans, Culture, Technology, Technology transfer
- Yıl: 1991
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET içinde yaşadığımız zaman biriminin en belirgin vasfı“değişmedir. Gerçi değişme bir hayatiyet belirtisi olarak her zaman vardı; fakat onun bu kadar sürat kazandığı bir dönemin bulunmadığı söylenebilir. Toplumlar sanayi devriminden sonra bir geçiş sürecine girdiler; bu süreç, tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş sürecidir. Eski geleneksel yapıların çözülmesi, yeni kurumların teşekkülünün zaman alması, toplumları sarsıcı etkiler ortaya çıkarmıştı r. Bugün sanayi toplumundan bilgi toplumuna bir geçiş yaşanmaktadır. Bilgi birikimi beş yılda yirmi kat artış göstermiştir. 2000'li yıllarda dünya nüfusunun büyük bir kısmının henüz icat edilmemiş mesleklerde çalışacağı beklenmektedir. Bilimsel ve teknolojik devrimi yaşamakta olduğumuz, bugün hiç kimsenin itiraz etmediği bir tesbit halindedir. Bilimsel-teknolojik devrim vakıasında, en önemli değişme, bilimin kendisinde ortaya çıkmıştır. Bilimdeki değişimin sonuçlarının üretim tekniğini etkilemesi, devrimin bilim yoluyla ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bilimsel buluşlarla onun uygulamaya konması arasındaki zaman kısalmış, bilim doğrudan bir üretim gücü haline gelmiş, aydınların rolü artmış araştırmalara ayrılan pay yükselmiştir. Yaşadığımız değişme, ekonomiye, siyasete, kültüre yansıdı; ferdi planda teknokratları, yönetim planında teknodemokrasileri, toplum yapıları planında teknostrüktürü meydana getirdi. Gelişmişlik ölçüsü değişti; eskiden toplumlar ”sanayileşen toplumlar“ ve ”sanayi toplumları“ şeklinde tasnif ediliyordu, bugünse ”bilgi toplumu haline gelmeye çalışan toplumlar“ ve ”bilgi toplumları" olmak üzere yeni bir tasnif esas alınmaktadır. ülkeler bilim politikalarına önem vermeye başlamışlardır, ülkeler, gerek ekonomik, gerek siyasi, gerek kültürel olsun, hemen her temel konuda üniversitelere araştırmalar sipariş etmekte, araştırma sonuçlarını veri olarak alıp politika oluşturmaktadırlar. Bilim politikası, bu çalışmaların sistematik olarak yürümesini sağlayacak şekilde tesbit edilmektedir. Bugün dünya nüfusunun yüzde 30'unu gelişmiş ülkeler, yüzde 70'ini ise gelişme yolundaki ülkeler teşkil etmektedir. Dünya genelinde araştırma faaliyetlerinin yüzde 95' i gelişmiş ülkeler tarafından yapılırken, gelişme yolundaki ülkeler bunun sadece yüzede 5' ini gerçekleştirmektedir. Gayri safı mi 11 i hasıla(GSMH)'nın araştırmaya tahsis edilen payı, gelişmiş ülkelerde yüzde 3 civarında iken, gelişme yolunda bulunan ülkelerde ise yüzde 0.1 civarındadır. Bilim ve teknolojide ilerleme kültüre bağlıdır. Kültürün sağladığı iklim, yaptığı motivasyon ve taşıdığı zihniyet dokusu müsait değilse, bilim ve teknolojide ilerlemek mümkün olmaz.
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Yüksek tahsilli geri göçmenlerin iş tatmini açısından Türk iş hayatına olan entegrasyonu
Başlık çevirisi yok
MEHMET Z. TOKER
- Dünyada ekonomik bütünleşme ve Türkiye açısından Karadeniz Ekonomik İşbirliği
Başlık çevirisi yok
CEMAL ERDEM HEPAKTAN