Sosyal fobi olgularında aile içi yaşantıların incelenmesi
The investigation of familial events on social phobic patients
- Tez No: 146804
- Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. TEVFİKA TUNABOYLU İKİZ
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Psikoloji, Sosyoloji, Psychology, Sociology
- Anahtar Kelimeler: Aile içi ilişkiler, Aile yapısı, Aile yaşam döngüsü, Fobiler, Sosyal fobiler, Sürekli Kaygı Envanteri, Ölçme-değerlendirme, Family relations, Family structure, Family life cycle, Phobic disorders, Phobia-social, Trait Anxiety Inventory, Measurement and evaluation
- Yıl: 2004
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Psikoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışma, temelde, çocukluktan son ergenliğe kadar uzanan yetişme yılları boyunca aile yapısı ve aile içi ilişkilerden doğabilecek olumsuz ya da travmatik denebilecek yaşantıların, gençte sosyal fobik davranışları oluşturmada etkin rol oynayıp oynamadığına, sosyal fobi tanısı konmuş ve tanı konmamış grupları birbirleriyle karşılaştırarak belirlemeyi hedeflemektedir. Bu amaç doğrultusunda temel beklenti, sosyal fobi tanısı konmuş grubun, tanı konmamış gruba kıyasla, aile içinde erken dönemde yaşanan olumsuz olaylara; olumsuz ya da yetersiz anne baba çocuk yetiştirme tutumları, istismar, şiddet, ekonomik/sağlık sorunlara v.b. daha sıklıkla maruz kaldıkları ve de etkilendikleri yönünde olacaktır. Ayrıca, bu çalışmadaki diğer beklentiler; tanı konmuş grupta, kadınların sosyal ilişki alanındaki korku ve kaçınma düzeyleri, erkeklerin sosyal ilişki alanında sergilediklerinden daha yüksek olacağı ve ister tanı konmuş ister tanı konmamış olsun tüm grupta aile içi stres kaynaklan ve bunlardan etkilenme düzeylerinin artmasıyla, sosyal anksiyete ile durumluk-sürekli anksiyete düzeylerinin de artacağı yönünde olacaktır. Bu beklentilerden hareketle, yaş, cins, eğitim açısından eşleşmiş 45 'i sosyal fobi tanısı konmuş, 45' i tanı tanı konmamış toplam 90 kişiden oluşan örneklem grubuna; sırasıyla“ Travmatik Yaşantılar Soru Listesi”(TAQ),“Liebowitz Sosyal Anksiyete Ölçeği ”(LSAÖ),“Durumluk/Sürekli Kaygı Ölçeği”(STAI) ve“Gençlik Dönemindeki Aile Sorunlarını Değerlendirme Ölçeği”(GDASDÖ) uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre, sosyal fobi tanısı konmuş grubun tanı konmamış gruba kıyasla GDASDÖ'nin ele aldığı aile içi olumsuz yaşantılardan“cinsel istismar ve sınırsızlık”alt boyutu dışındaki diğer tüm alt ölçeklerden almış oldukları“stres”ve“stresten etkilenme”puan ortalamaları anlamlı ölçüde yüksek bulunmuş olup; bunlar içinden,“sosyal etkinliklerde kısıtlılık”ile "sağlık ve sosyal sorunlaf'ın gençte sosyal fobik davranışı yordadığı görülmüştür. Ayrıca, bu çalışmada beklentilerin aksine, sosyal fobi tanı konmuş grupta, kadınların sosyal ilişki alanındaki korku ve kaçınma düzeyleri erkeklerinkinden farklılık göstermemiştir. Son olarak, tüm grupta aile içi stres kaynaklan ve bunlardan etkilenme düzeyleri ile msosyal anksiyete ve durumluk/sürekli anksiyeteleri - arasında, beklentilere uygun olarak, anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Araştırma sonuçlarında, sosyal fobik grubun ailesel değişkenler açısından gösterdikleri farklılıklar, genelde, bilişsel-davranışçı bakış açısından incelenerek tartışılmıştır. iv
Özet (Çeviri)
This study mainly aims to determine the incidence and influence of early stressful or traumatic family events in patients with social phobia with comparison with non social phobic people. The basic research assumption in this study was that social phobic patients compared to non social phobics would be more exposed to and influenced by early stressful or traumatic family events like; negative or insufficient parental rearing styles, abuse, violence, financial/ health problems, etc. Also, other assumptions were that in social phobic group, there would be gender differences in social phobia; women would report greater fear and avoidance of social interaction situations than men. Finally, the last assumption was that as the incidence and influence of early stressful family events increased, the social anxiety and the trait-state anxiety in all subjects would also be increased. In order to prove these assuptions, first of all, totally 90 subjects; 45 of them diagnosed as socially phobic and the other 45 not diagnosed as socially phobic, were matched in terms of age, gender and education level. Then, sequencially, Traumatic Antecedents Questionnaire ( TAQ), Liebowitz Social Anxiety Scale ( LSAŞ), State Trait Anxiety Inventory ( STAT) and Family Problems of Youth Adulthood Evaluation Scale ( PYAES) were applied to all subjects in this study. According to the findings of the study, the social phobic group was found out to be significantly different than the non social phobic group on both“the incidence”and“the degree of influence”from all stressors in the family environment except“ sexual abuse and intrusion”of PYAES. Also,“limited social activity”and“health and social problems”found to predict the social phobic behaviour in youth. On the contrary of the assumption, no difference was found in terms of gender in the social phobic group. Finally, consistent with the assumption, significant correlations were found between the incidence and influence of family stressors and state-trait and social anxiety in all subjects. In the discussion section of the study, the familial differences of the social phobic group were discussed generally with a cognitive-behavioural viewpoint.
Benzer Tezler
- Ebeveynler arası çatışma ve boşanmanın çocuklarda görülen psikiyatrik bozukluklar ile ilişkisi: Risk ve koruyucu faktörler
The effects of parental conflict and divorce and it's relationship with the psychiatric disorders in children: Risk and protective factors
NURDAN ÜNALDI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Psikiyatriİstanbul ÜniversitesiÇocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BEHİYE ALYANAK
- Genel psikiyatri polikliniği ve bir aile danışmanlık merkezine ilk kez başvuran olgularda erişkin dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ve erişkin dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu'na eşlik eden I. eksen psikiyatrik bozukluk yaygınlığının araştırılması
Prevalence of adult attention deficit hyperactivity disorder and comorbid axis-i disorders among first time admitted cases of A general psychiatry outpatient clinic and A family counselling center
SERCAN BELİRGAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
PsikiyatriEge ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET AKİF ERSOY
- Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan 8-15 yaş arası bir grup çocukta dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu alt tipleri ile anksiyete bozuklukları alt tipleri belirtilerinin birlikteliği
Comorbi̇di̇ty of attenti̇on defi̇ci̇t hyperacti̇ty di̇sorder subtypes wi̇th anxi̇ety di̇sorder subtypes i̇n a group of chi̇ldren aged 8 to 15 years
FAZİLET SEYİTOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2015
PsikolojiHasan Kalyoncu ÜniversitesiPsikoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖMER MÜCAHİT ÖZTÜRK
- Video-EEG monitoring aracılığı ile NON-epileptik psikojen nöbet tanısı alan hastaların takibi
Follow-up of non-epileptic psychogenic seizure patients diagnosed VİA video-EEG monitoring
BURAK CEYLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
NörolojiSüleyman Demirel ÜniversitesiNöroloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SÜLEYMAN KUTLUHAN
- Nöromusküler hastalık nedeniyle yeti yitimine uğramış çocukların annelerinde psikopatolojinin değerlendirilmesi
Evaluation of psychopathology in mothers of children with disability due to neuromuscular disease
ELİF KIRMIZI ALSAN