The Israeli-Palestinian Conflict and Turkish foreign policy
İsrail-Filistin sorunu ve Türk dış politikası
- Tez No: 145755
- Danışmanlar: DOÇ. DR. GÜN KUT
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Uluslararası İlişkiler, International Relations
- Anahtar Kelimeler: Filistin-İsrail sorunu, Türk dış politikası, Uluslararası politika, İsrail, Palestine-Israeli conflict, Turkish foreign policy, International policy, Israel
- Yıl: 2004
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Boğaziçi Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Günümüz global dünyasında insanların hayatlarını aynı şekilde etkileme potansiyeline sahip tek bir şey var.' Terör, milliyet, din veya dil farkı gözetmeksizin, hepimizin hayatını tehdit ediyor ve bir daha aynı olmayacak şekilde değiştiriyor. Böyle bir ortamda, teröristlerin eylemlerini haklı kılmak için ilk ortaya attıkları konulardan biri de Filistin sorunu oluyor. Uluslararası toplum ve dünya devletleri, İsrail-Filistin anlaşmazlığını çoğu zaman görmezden gelerek dikkatlerini, daha acilen çözülmesi gerektiğine inandıkları başka konulara veriyorlar. Halbuki Filistin sorunu sadece Ortadoğu'nun değil, bütün dünyanın güvenliğini tehlikeye sokan ve dengeleri bozan bir çok eylemin ve sorunun temelinde yatıyor. Senelerdir hem Filistinli hem de İsrailli liderlerin kişisel özellikleri karar alma sürecinde hep baskın oldu. Peşinden koşulan büyük hayaller, güvensizlikler, kişisel kaprisler, çözüm çabalarını hep bozdu. Diğer yanda, Amerika Birleşik Devletleri'nin çoğu zaman yanlı tutumu ve objektiflikten tamamen uzak barış planlan, ve de sorunun çözümü konusunda çok da hararetli gözükmeyen Avrupa devletlerinin bir kaç denemesi, başarılı olmadığı gibi sorunun daha da içinden çıkılamaz bir hale gelmesine yol açtı. Türkiye de bugüne kadar barış sürecinde çok da aktif bir rol oynamadı. Daha çok Filistin savını destekleyen deklerasyonlarla yetinip, uluslararası toplumun aldığı kararlar doğrultusunda hareket etmeyi tercih etti. Düşünülecek olursa, Türkiye'nin bu bölgeye coğrafî yakınlığı, tarihsel bilgisi ve bölge dinamiklerine hakimiyeti, Amerika Birleşik Devletleri'nden veya Avrupa ülkelerinden çok daha fazla Aynı zamanda Türkiye'nin hem Filistinlilerle hem de İsrail devletiyle ilişkileri aynı anda, diğer bölge ülkelerinden çok daha kuvvetli. Bölgeye yabancı ülkelerin girişimlerinin faydavu etmediği bir noktada, Türkiye'nin insiyatif alarak, sorunun çözümü için daha ciddi bir çaba sarfedip, daha aktif bir rol oynamasının tam zamanı. Fakat bugün gelinen noktada taraflar arasında öncelikle bir güven ortamının oluşmasını beklemek oldukça naif olacaktır. Üzerinde önemle durulması gereken unsur bugüne kadarki barış planlarının aksine, vakit kaybetmeden direk olarak Kudüs'ün statüsü, Filistinli mültecilerin durumu» kurulacak Filistin devletinin sınırlan gibi, anlaşmazlığın en kritik ve önemli konularının taraflar arasında tartışılmaya başlaması gereğidir.
Özet (Çeviri)
In our increasingly globalizing world, there is one thing that has the potential to affect all of our lives in the same detrimental way. Regardless of nationality, religion, or language terror challenges people's lives and changes them in ways that one cannot reverse. In such situations the Palestinian Question is one of the first issues brought about by terrorists to justify their actions. The world's attention is many times shifted away from the Israeli-Palestinian Conflict to other incidents which are believed to be in need of a more urgent reaction. However, the Palestinian Question remains the source of many ills that in turn disrupt the security and stability of not only the Middle East but the whole world. For years, the dominance of individual leaders from both the Palestinian, as well as the Israeli side have been strongly felt in their policy making process, respectively. Unique ambitions, suspicions, and inflexibilities of these leaders have always hindered the peace attempts in one way or the other. At the same time, the biased proposals and peace plans of the United States and few attempts by the not that fervent European countries, have not worked and actually worsened the situation. Up till now, Turkey has not taken an active role in the Middle East Peace Process, either. It has only made declarations in support of the Palestinian cause and acted in line with the decisions of the international community. However, it has a more thorough knowledge of the history, and has a better grasp of the dynamics of the region than either the United States, or the European countries, which have come up with peace plans and proposals that were rather futile. It also has good relations with both the Palestinians and the Israelis at the same time, which is an asset which none of the countries of the region acquire.At a point where all efforts by powers foreign to the region have failed, it is time for Turkey to make initiatives of its own to bring the sides together to directly discuss the most critical issues. As time proved, it is pointless to plan a cooling off period, expecting confidence building measures to be of any use. At this point in time, hoping the sides will start negotiating without any hatred towards and suspicions of each other would be utterly naive. Thus, it is most essential that discussions start with critical final status issues, such as the right of return of refugesş, the status of Jerusalem and the borders of the Palestinian state.
Benzer Tezler
- İsrail-Filistin çatışması örnek olayı ve Avrupa dış politikası
The İsraeli-Palestinian conflict case and the European foreign policy
SÜLEYMAN SEZGİN MERCAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2007
Siyasal BilimlerBaşkent ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MENDERES ÇINAR
- Foreign policy-making of United States and its policy on Palestinian-Israeli conflict in 1948-1981
Birleşik Devletler dış politika yapımı ve 1948-1981 Filistin-İsrail sorunu politikası
ESRA SAVAN
Yüksek Lisans
İngilizce
2003
Uluslararası İlişkilerMarmara ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
- The middle eastern policy of turkey in the cold war period: The case of israeli-palestinian conflict
Soğuk savaş döneminde Türkiye?nin ortadoğu politikası: İsrail- Filistin çatışması örneği
VOLKAN YILMAZ
Yüksek Lisans
İngilizce
2007
Uluslararası İlişkilerHacettepe ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ÖZLEN ÇELEBİ
- The Palestinian-Israeli peace process with a note on the consequences for Turkish foreign policy
Filistin-İsrail barış süreci ve Türk dış politikasına ilişkin sonuçları üzerine notlar
BÜLENT ARAS
Yüksek Lisans
İngilizce
1996
Uluslararası İlişkilerBoğaziçi ÜniversitesiTürkiye Cumhuriyeti Tarihi Ana Bilim Dalı
PROF.DR. ŞEVKET PAMUK
- The United State`s Palestine policy within the context of the Israeli-Palestinian conflict
İsrail-Filistin çatışması bağlamında Amerika Birleşik Devletleri`nin Filistin politikasının analizi
HAYRETTİN ÇAPOĞLU
Yüksek Lisans
İngilizce
2002
Uluslararası İlişkilerMarmara ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. AYŞEGÜL SEVER