Geri Dön

Uluslararası yargı ve hakemlik kararları ışığında kıta sahanlığı

The Contiental shelf in the light of international judiciary and arbitration decisions

  1. Tez No: 144564
  2. Yazar: ASLI PAKFİLİZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HÜSEYİN PAZARCI
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Hukuk, Uluslararası İlişkiler, Law, International Relations
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2004
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Özet Devletlerin kıta sahanlığı üzerindeki iddiaları 1900'lerin başlarına dayanmakla birlikte, bu konudaki iddiaların netlik ve hukuksal bir statü kazanması EL Dünya Savaşı sonrasında olmuştur. Teknolojik gelişmeler ve devletlerin doğal kaynaklara olan gereksinimlerinin artması sonucu girdikleri arayış ile kıta sahanlığı üzerindeki iddiaları artmış, bu da kıta sahanlığım sınırlandırma sürecini başlatarak, bu kavramı hukuksal bir zemine oturtma ihtiyacım doğurmuştur. Böylece, yapılan konferanslar sonucu, 1958 Cenevre Sözleşmesi ve 1982 BMDHS ortaya çıkmıştır. Devletlerin kıta sahanlığı sınırlandırması konusunda uzlaşamadığı durumlarda ise uluslararası hukuka uygun olarak yargıya başvurulmuştur. 1958 Sözleşmesinden bu yana doğrudan sınırlandırma uyuşmazlıklarına ilişkin olarak Uluslararası Adalet Divanı ve uluslararası tahkim mahkemelerinde birçok dava incelenip, karara bağlanmıştır. Bu kararların hepsinde varolan genel eğilim sınırlandırmanın, sınırlandırılacak bölgenin özel durumları ele alınarak hakça bir sonuca ulaşacak biçimde yapılmasıdır. Her kıta sahanlığı sınırlandırmasında uygulanacak tek bir yöntemin zorunluluğundan bahsetmek mümkün değildir. Ancak her kıta sahanlığı sınırlandırmasında uygulanması gereken kural, gerek içtihatta, gerekse Sözleşmelerde vurgulandığı üzere, sımrlandırmamn devletler arasında karşılıklı görüşmeler sonucu saptanması ve hem devletlerin hem de mahkemelerin yapacağı sımrlandırmamn hakkaniyete uygun bir sınırlandırma olması gerektiğidir. Bu çerçevede hakça ilkelerin uygulanması sonucunda, hakkaniyete dayalı bir sonuca ulaştırması en muhtemel yöntem belirlenerek sınırlandırmaya gidilmesi gerekmektedir. 89

Özet (Çeviri)

Abstract The nation-state claims regarding continental shelf issues date back to the start of the 20th century; however the recognition of these claims in international law and their more tangible status was evident only after World War II. As technological advances brought about increased state demands for raw materials in countries all around the world, places from which to obtain these resources became the targets of aggravated continental shelf claims, thereby initiating proceedings to regulate and define continental shelf guidelines and boundaries, and deeming necessary the need to place it into a legal framework. As a result, the 1958 Geneva Convention and the 1982 United Nations Convention on Law of the Sea were drafted. In cases where states have not been able to come to an agreement on these issues, they have appealed to arbitration in accordance with international law. From the drafting of the Geneva Convention in 1958 to date, regarding delimitation disputes, the International Court of Justice and the International Court of Arbitration have examined and ruled many cases. The common idea present in all of those decisions is the opinion that the territory in question is to be evaluated according to its own unique circumstances to achieve an equitable result. It is not possible to speak of the applicability of a single method in the regulation of all continental shelf disputes, but the principle that is applicable to all continental shelf disputes - as emphasized in the court decisions and the conventions- is that the delimitation should be determined by the parties in question through negotiations, and the delimitation agreed upon both by the parties and the courts- ought to be equitable. 90Within this framework, it is required for equitable principles to take effect in choosing out the most appropriate method for delimiting the continental shelf and settling the disputes concerned. 91

Benzer Tezler

  1. Kıbrıs meselesinin çözüm plânları (BM'nin 789 sayılı kararına göre)

    Solution plans? of cyprus question (according to United Nations Resolution 789)

    SOYALP TAMÇELİK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    TarihGazi Üniversitesi

    Tarih Bölümü

    PROF. DR. HALE ŞIVGIN

  2. Uluslararası Deniz Hukukunda adaların durumu

    Islands in international Law of the Sea

    ANIL ÇAMYAMAÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Uluslararası İlişkilerDokuz Eylül Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MELDA SUR

  3. Devletin uluslararası sorumluluğunun doğması

    The conditions of state responsibility in international law

    ALİ BAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    HukukDokuz Eylül Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MELDA SUR

  4. TC. Anayasasında yeralan demokratik hukuk devleti ilkesinin Türk idari yargısı üzerindeki etkileri (Türkiye örneği)

    The effects of the principle of democratic law state on the Turkish adminstrative adjudication which is located in constitution of the Turkish republic (the Turkish sample)

    ALPTEKİN AKTALAY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    HukukDumlupınar Üniversitesi

    Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. AHMET KARAASLAN

  5. An Analysis of the statute of the international tribunal for the prosecution of persons responsible for serious violations of international humanitarian law committed in the territory of the former Yugoslavia since 1991

    Yugoslavya`daki savaş suçlarını yargılayan uluslararası mahkemenin statüsünün incelenmesi

    DERUN ÜLGEN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1997

    Uluslararası İlişkilerOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ATİLA ERALP

    PROF. DR. YÜKSEL İNAN