Postmortem perikardial sıvı biyokimyasının incelenmesi
Thanatochemistry of the pericardial fluid
- Tez No: 144489
- Danışmanlar: PROF. DR. GÜRSEL ÇETİN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Adli Tıp, Forensic Medicine
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2004
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Adli Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Postmortem biyokimya incelemelerinin, doğal ölümlerin % 10'unda ölüm sebebim belirlemeye yönelik çözüm getirdiği, postmortem kan, serebrospinal sıvı, vitröz sıvı, perikardial sıvı ve diğer vücut sıvılarının biyokimyasal incelemelerinin ölüm zamanının ve ölüm nedeninin belirlenmesine yardımcı olduğu belirtilmektedir. Ani doğal ölüm nedenleri arasında; ilk sıralarda iskemik kalp hastalıklarına bağlı ölümlerin geldiği, akut miyokard infarktüsünün tek başına en sık ölüm nedeni olduğu bildirilmektedir. Bu nedenlerle thanatochemistry (postmortem biyokimya) giderek artan bir şekilde, adli tıpta önemli bir yardımcı araştırma yöntemi olarak yerini almaktadır. Postmortem perikardial sıvı incelemeleri de bu kapsamda önem kazanmıştır. Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinde otopsisi yapılan, adli kayıtlarında ölüm zamanı kesin olarak bilinen, medikal kayıtlarında herhangi bir metabolik, onkolojik, hematolojik ve enfeksiyöz hastalığı olmadığı belirlenen 138 olguda postmortem perikardial sıvı toplandı. Örneklerde glukoz, üre, kreatinin, ALT (Alanin Amino Transferaz), AST (Aspartat Amino Transferaz), CK-MB (Kreatin Kinaz-MB), LDH (Laktat Dehidrojenaz), GGT (Gama Glutamil Transferaz) düzeyleri incelendi. Değişkenlerin postmortem süre ile ilgili değişimlerine bakıldığında; CK-MB, LDH, GPT ve ürenin istatistiksel olarak anlamlı ancak görece zayıf, pozitif bir korelasyon gösterdiği saptandı (sırası ile p<0.001, p<0.01, p<0.05, p<0.05). Standart sapması görece küçük olan CK- MB'ye ait değerlerin PMİ'nin ilerlemesine paralel olarak belirgin olarak arttığı izlendi. Postmortem süre ile anlamlı bir değişim göstermeyen özellikle glukoz ve GGT'nin süreden etkilenmeyip oldukça stabil kaldığı görüldü. Antemortem durumu yansıtmak açısından ölümden sonra geçen süre ile pek fazla değişim göstermemeleri gelecekteki çalışmalar açısından oldukça olumlu bir saptamadır. Bu çalışmanın ortam ile ilgili ısıya ait değişimlerin de dikkate alınması, olgu sayısının farklı ölüm türlerini yansıtacak şekilde arttırılması ile sürdürülmesi; postmortem ayırıcı tanı ve PMİ hesaplanması ile ilgili bilgilerimize önemli katkı sağlayabilir. 32
Özet (Çeviri)
SUMMARY In 1 0 % of natural deaths, postmortem biochemistry may elucidate the cause of death; similarly, biochemical investigations in postmortem specimens of blood, other body fluids like cerebrospinal, vitreous and pericardial fluids may help to estimate the time of death and assess the cause of death. Among causalties of sudden natural death, ischemic heart disease occupies the first rank, acute myocardial infarction itself being the most frequent cause of death- Thus, thanatochemistry (postmortem biochemistry) proves to be an important contributory tool for forensic investigations in an increasing manner. In the present study, pericardial fluid specimens were collected in 138 fatalities autopsied in the mortuary section of the State Instidut of Forensic Medicine. For all cases, the exact time of death had been noted in the medical records and none of the individuals had suffered reported by from a metabolic, oncologic, hematologic or infections disease. Levels of glucose, urea, creatinine, ALT (Alanine Aminotransferase), AST (Aspartate Aminotransferase), GGT (Gamma Glutamyltransferase), CK-MB (Creatine Kinase-MB) and LDH (Lactate Dehydrogenase) were estimated in the specimens. As for the postmortem intervall (PMI) dependent change in the levels, CK-MB, LDH, ALT and urea showed a statistically significant, though weak positive correlation (respectively, p<0.001, p<0.01, p<0.05, p<0.05). CK-MB values with a comparatively small standard deviation yielded a marked increase with the PMI. On the contrary, glucose and GGT were found not affected by the PMI and remaining considerably stable. This lack of affection by the PMI renders them suitable for future investigations as they reflect the ante mortem process in a somewhat reliable manner. By considering enviromental variables like temperature and increasing the number of cases thus covering a broader spectrum of casualties, a valuable contribution to postmortem diagnosis and PMI estimation could be realized. 33
Benzer Tezler
- Posmortem interval açısından göz içi sıvısında biyokimyasal incelemelerin önemi
Başlık çevirisi yok
MUHARREM TEYİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
Adli TıpEskişehir Osmangazi ÜniversitesiAdli Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. YASEMİN BALCI
- Postmortem interval belirlenmesinde lökosit değişimlerinin değerlendirilmesi
Significance of leucocyte changes for the estimation of postmortem interval
HALİS DOKGÖZ
- Postmortem kanda kolinesteraz aktivite tayininin adli toksikoloji açısından değerlendirilmesi
Evaluation of ChE activity in postmortem blood according to forensic toxicology
NALAN ALİKAŞİFOĞLU
- Postmortem kanda bazı endojen maddelerin (alkollerin) oluşumunun adli tıp açısından araştırılması
Research on formation of some endogenous substances (alcohols) in postmortem blood with the view of forensic science
SAADET AKSAÇ
- Alkol hassasiyeti ve alkol metabolizması enzimlerinin postmortem araştırılması ve adli toksikoloji açısından değerlendirilmesi
Postmortem investigation of alchol sensitivity and alcohol metabolizing enzymes and evaluation forb forensic toxicology purposes
HÜLYA SAYIN
Doktora
Türkçe
2000
Eczacılık ve FarmakolojiAnkara ÜniversitesiFarmasötik Toksikoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NEVİN VURAL