Gestasyonel trofoblastik hastalıklarda AgNor yönteminin önemi ve bazı klinik parametrelerle karşılaştırılması
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 142310
- Danışmanlar: PROF. DR. OSMAN YILMAZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Patoloji, Pathology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2004
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Selçuk Üniversitesi
- Enstitü: Meram Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Patoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
6. ÖZET Gestasyonel Trofoblastik Hastalıklar' m (GTH) persistans kabiliyetinin önceden belirlenip tedavisine erkenden başlanması, kullanılacak kemoterapotik ilaçların miktarının azalmasını ve dolayısı ile hastaların yaşam kalitesinin artmasını sağlayacaktır. Bu çalışmanın amacı hücre basma düşen ortalama AgNOR sayılarının GTH'lann persistans kabiliyetini önceden belirleyen prognostik bir parametre olarak kullanılır olup olmayacağım tespit etmek, ayrıca GTH'lann tam ve takibinde kullanılan önemli bir klinik parametre olan |3-hCG düzeyleri ile AgNOR değerleri arasındaki ilişkinin trofoblastik hastalıkların seyrinde nasıl etkili olabileceğini araştırmaktır. Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı'nda 1997-2003 tarihleri arasında tam alan, 14 term plasenta ve 14 spontan abortus vakasından oluşan kontrol grubu ile 18 komplet hidatiform mol, 15 parsiyel hidatiform mol ve 15 persiste hidatiform vakasından oluşan GTH grubu çalışma kapsamına dahil edildi ve her birine AgNOR yöntemi uygulandı. Değerlendirme 1000 büyütmede immersiyon yardımıyla ışık mikroskobunda yapıldı. Her bir vakada uygun görülen alanlardaki tesadüfen seçilmiş 100 sinsityotrofoblastik hücrenin nükleusunda Crocker' m önerdiği sayım sistemi kullanıldı ve hücre basma düşen AgNOR sayılan belirlendi. Tüm verilerin istatistiki değerlendirmeleri yapıldığında, en yüksek AgNOR ortalamalan persiste mol grubunda en düşük ortalamalar ise plasenta grubunda saptandı. GTH gruplarının AgNOR ortalamalan kontrol gruplanndan daha fazlaydı (P<0,05). Persiste mol vakalanmn AgNOR ortalamalan komplet mol vakalanndan daha fazla bulundu (P<0,05). Ancak komplet ve parsiyel mol vakalanmn AgNOR ortalamalan arasında fark yoktu (P>0,05). Vakalann serum |3-hCG seviyeleri ile AgNOR ortalamalan arasında anlamlı korelasyon bulunmazken, AgNOR ortalamalan arttıkça serum (3-hCG seviyelerinin normale inme sürelerinin uzadığı görüldü. Bu bulgular, AgNOR yönteminin, GTH'larda persistans kabiliyeti ve prognozu belirlemede klinik açıdan önemli bir parametre olan p-hCG seviyelerinin yükselmesinden daha önce bilgi verebilecek ekonomik ve kullanımı kolay bir yöntem olduğunu ancak parsiyel mol ile komplet mol ayranının yapılmasında kullanılamayacağını göstermektedir. 44
Özet (Çeviri)
7. SUMMARY Gestational Trophoblastic Disease (GTD) encompasses a heterogenous group of lesions, including parsial and complet hydatiform moles and choriocarcinoma, placental site trophoblastic tumor. All are characterised by abnormal trophoblast proliferation. The sicnificant of mean AgNOR counts in the prognosis and persistant capability of GTD is important. In this study, formalin fixed, parafin embedded histological material from 15 cases of partial hydatiform moles, 18 cases of completed hydatiform moles, and 15 examples of persistant hydatiform moles were studied. 14 cases with normal term plasenta and 14 spontaneous abortuses were used as controls. AgNOR spots in nucleus and nucleolus were counted in 100 cyncityotrophoblasts. The AgNOR method was applied to all groups. The least average were detected. in the placenta group. The AgNOR averages of the GTD cases were higher than the AgNOR averages of the control cases (PO.05). The averages of the AgNOR counts of the persistant mole cases were found higher than the completed mole cases (P<0.05). But no diference were detected between the AgNOR averages of the completed and partial mole cases (P>0.05). We couldnt detect any corralation between the serum (3 hCG levels and the AgNOR averages. According to the results, it was found that AgNOR parameters in GTDs had important roles in defining persistent capabilities and prognosis but unimportant role was found in the differential diagnosis of parsial and the completed moles. 45
Benzer Tezler
- Gestasyonel trofoblastik hastalıklarda proliferasyon markerlerinin (Ki-67, PCNA, AgNOR) ve p53 tümör supresör genlerin (p53) değeri
The Diagnostic values of proliferation markers (Ki-67, PCNA, AgNOR) and p53 tumour suppressor gene expression in the gestational trophoblastic disease
AYSUN KALE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1998
Kadın Hastalıkları ve DoğumAnkara ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FERİDE SÖYLEMEZ
- Gestasyonel trofoblastik hastalıklarda SP.1, BhCG oranının klinik anlamlılığı
Başlık çevirisi yok
MURAT ERGİNBAŞ
- Gestasyonel trofoblastik hastalıklarda proliferasyon belirteci cyclin W ve tümör süpresör geni P 21'in prognostik değeri
Başlık çevirisi yok
ADİLE GÜMÜŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Kadın Hastalıkları ve DoğumSelçuk ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. METİN ÇAPAR
- Preeklampside plasental apoptozis
Placental apoptosis in preeclampsia
ÖZGÜR ÖKTEM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
Kadın Hastalıkları ve DoğumMarmara ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. ZEHRA KAVAK
- Gestasyonel trofoblastik hastalıkların değerlendirilmesi (1990-2000 yılları)
Evaluation of gestational trophoblastic disease (1990-2000 years)
A. HAMİT SOYSAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
Kadın Hastalıkları ve DoğumDicle ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF.DR. TALİP GÜL