Geri Dön

Koroner bypass operasyonlarında sirkumfleks artere tekli ve in-situ olarak bypass yapılan internal torasik arterlerin erken ve uzun dönem sonuçları

Early and long term results of the internal thoracic artery grafts anastomozed to circumflex coronary artery in coronary bypass operations

  1. Tez No: 138450
  2. Yazar: CENK ERAY YILDIZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ERHAN KANSIZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2002
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Kardiyoloji Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

VII. ÖZET Birçok cerrah tarafından tercih edilen İTA ve SV greftler standart kondülitler olarak kabul edilmiş olup İTA'ların üstünlüğü bütün dünyada kabul görmüştür. İTA greftin in situ (pediküllü) veya serbest kullanımı, skeletonize prepare edilmesi, bilateral veya unilateral kullanımı, anastomoz edildiği damarın kalitesi ve çapı, myokardın durumu, greftin flow miktarı, tek veya sequential bypass edilmesi, hastanın risk faktörleri yanında cerrahi teknik ve tecrübe de önemlidir. RİTA greft yeterli uzunlukta hazırlanırsa transvers sinüs yoluyla Cx ve dallarına anastomoz edilebilir. Bu bütün dünyada kabul görmüş bir uygulamadır. Ancak vakanın uygun olmasını, belli teknik ve tecrübeyi gerektirir. Ayrıca seçilen hastalarda LAD, LİTA greft ile revaskülarize edilmelidir.Bizim de tüm RİTA-Cx (ts yoluyla) anatomozlu olgularımızda aynı zamanda LİTA-LAD bypass' ı gerçekleştirilmiştir. Literatürle karşılaştırıldığında 13 yıllık RİTA-(ts yoluyla)-Cx bypasslı 24 hastalık serimizde olgu sayısı az olmakla birlikte açık kalma oranlan aynı bulunmuştur (%70- %87,5). Bu durum yine vaka sayımızın az olmasına rağmen LİTA-Cx bypasslı olgular için de geçerlidir (%84.7-%93.75). Grup I'i oluşturan RİTA-(ts yoluyla)-Cx bypasslı 24 hasta ile Grup Il'yi oluşturan LİTA-Cx bypasslı 64 hasta anjiografik ve hemodinamik olarak karşılaştınldığmda erken ve uzun dönemde sonuçların Grup IF de daha iyi olduğunu söyleyebiliriz. Sonuç olarak sol koroner sistemin tam arteryel revaskülarize edilmesi planlanıyorsa Cx sistemin LİTA ile revaskülarize edilmesi uygundur. Yanında mutlaka RİTA greft ile LAD'ye bypass yapılmalıdır. RİTA greftin RCA'ya (özellikle RDP artere) veya kalbin küçük olması durumunda LAD'nin pozisyonu da uygun ise LAD'ye bypass edilmesinin, LİTA greftin ise LAD'ye ve Cx sisteme kullanılmasının daha iyi olacağı düşüncesindeyiz. RİTA'nın transvers sinüs yoluyla Cx koroner sisteme kullanımının dezavantajlarının olabileceği her zaman akılda tutulmalıdır. Şayet RİTA-(TS)-Cx bypass planlanıyorsa yanında LİTA-LAD kombinasyonu yapılmalıdır. 53

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Koroner arter bypass operasyonlarında greft olarak kullanılan internal torasik arter ve safen vende in vitro dopamin etkilerinin araştırılması

    In vitro effects of dopamine on ITA and saphenous vein grafts which are used in coronary artery bypasses

    ÜMİT HALICI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    KardiyolojiTrakya Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TURAN EGE

  2. Koroner arter cerrasinde, sevofluran ve yüksek doz fentanil anestezilerinin, hemodinami ve postoperatif derlenme üzerine etkilerinin karşılaştırılması

    A comparison of sevoflurane and high-dose fentanyl anesthesia for haemodynamic and postoperative recovery in coronary arter surgery

    VELİ YORULMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Anestezi ve ReanimasyonTrakya Üniversitesi

    Anesteziyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. CAVİDAN ARAR

  3. Koroner arterler ve koroner by-pass ameliyatlarında greft olarak kullanılan damarların morfolojik özelliklerinin incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    PAPATYA KELEŞ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    MorfolojiAtatürk Üniversitesi

    Anatomi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMİH DİYARBAKIRLI