Geri Dön

Ortadoğu-Türkiye ekonomik entegrasyonu petrokimya sektörü

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 138
  2. Yazar: EMİN ERTÜRK
  3. Danışmanlar: Belirtilmemiş.
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Ekonomi, Economics
  6. Anahtar Kelimeler: Ekonomik bütünleşme, Orta Doğu, Petrokimya endüstrisi, Türkiye, İş birliği, Economic integration, Middle East, Petrochemical industry, Türkiye, Cooperation
  7. Yıl: 1984
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Uludağ Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: İktisat Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Entegrasyon kelime olarak“parçaları bütünün içinde birleştirme”iktisadi anlamda ise ülkeler arasında, ayrılık rolü oynayacak unsurların ortadan kaldırılması olarak ifade edilebilir. Serbest ticaretten ekonomik birliğe kadar çeşitli safhaları olan“ekonomik entegrasyon”,“ekonomik işbirliği”nden ülke ekonomilerini bütün olarak ilgilendirme özelliği nedeniyle ayrılmakla birlikte, işbirliği entegrasyonun başlangıcı sayıla bilir. Uygulamaları 19. yüzyıla kadar geriye götürülen ekonomik entegras yonun üzerine kurulan teoriyi 1950 'de bu alanda ilk eseri veren Viner'la başlatmak mümkündür. Böylece klasik doktrindeki serbest ticaret tezi, yerini bölgesel yaklaşıma bırakmıştır. Ticaret yaratma ve ticaret saptırmaya ağırlık veren ve üretim etkisi üzerinde durarak bu yolla refah mukayesesi yapan Viner'den sonraki çalışmalar, tüketimi de analizlere katmışlar ve teoriyi geliştirmişlerdir. Geleneksel teorinin daha çok gelişmiş ülkeleri ilgilendirdiği, gelişmekte olan ülkelerin (veya az gelişmişlerin) ise sorunlarına fazla eğilmelimi düşüncesi, kalkınma sorunları açısından dinamik yaklaşımın ağırlık kazanmasına neden olmuştur. Buna bağlı olarak da pazar darlığı, içsel ve dışsal ekonomiler, sanayileşme, döviz tasarrufu gibi genellikle gelişmekte olan ülkelerin sıkıntısını çektiği noktalar üzerinde durul mağa başlanmıştır. Teorideki gelişmelere paralel olarak hem gelişmiş ülkeler, hem de gelişmekte olan ülkeler, yoğun entegrasyon çabası içine girmişlerdir. Oluşturulan entegrasyonlar zamanla bir takım sorunlarla da yüzyüze gelmektedir. Bu sorunluna üstesinden gelmek, ya da başarılı bir entegrasyon oluşturmak için, altyapı sorunlarını çözmek, kalkınma düzeylerini birbirine yakınlaştırmak çabası göstermek, entegrasyonlarda üzerinde durulan temel noktalardır.Ortadoğu ülkelerinde de 1.960 'tan sonra entegrasyon çabaları olduğunu görüyoruz. Arap Ekonomik Birlik Konseyi ve Arap Ortak Pazarı bu çabaların ürünü olmakla birlikte, söz konusu gruplar başarılı birer entegrasyon olamamışlardır. Bunun nedeni bölgenin dinamikleridir. Ortadoğu ülkeleri bir kaçı hariç (Türkiye, Mısır, İran gibi) sanayileşme bakımından oldukça gerilir; aralarında ticari ilişkiler istenen düzeyde kurulamamıştır. Tek tek ele alındığı takdirde pazarları dardır. Bu sorunlarıma bilincinde olan bölge ülkeleri son yıllarda her bakımdan ilişkilerini geliştirme gayretleri göstermektedirler. Ülkeler başka entegrasyonlarda görülmeyen ve entegrasyonu başarılı kılabilecek bir“tamamlayıcılık”içinde bulunmaktadırlar. Petrolden elde edilen gelir bölge ülkelerinin mali potansiyelini arttırmıştır. Bu kaynacın bir kısmı gelişmiş ülkelerde değerlendirilirken, bir kısmıyla da bölgede kalkınma-finansman kurumları diyebileceğimiz kurumlar oluşturulmuştur. Ortadoğu ülkeleri arasında gelişen ilişkilere rağmen, bir takım farklılıklar da vardır. Kalkınma düzeyi, planlama anlayışı önceliği, politik yapı bunlar arasında sayılabilir. Fakat bu farklılıklar Türkiye'yi de içine alan bölge ülkeleri arasında bir entegrasyon için, çözümü zer sorunlar değildir. Entegrasyona bütün ekonomiyi katmak, bu süreci kolaylaştır maktan çek, zorlaştırabilir» Bunun için ticareti serbestleştirmenin yanında, sanayilerden uygun örnekler seçip onların üzerinde durmak daha yararlı görünmektedir. Bu çalışmada sanayide kurulabilecek işbirliği örneklerinden biri üzerinde durulmaktadır ki, o da petrokimya sanayiidir. Petrokimya sanayii ara malı üreten bir sanayi dalıdır. Dünyada 1920'lerien sonra gelişmeğe başlayan bu sanayi dalı, Türkiye'de 1965 'ten sonra, diğer Ortadoğu ülkelerinde ise, yoğun olarak 1970 'den sonra kurulmağa başlanmıştır.Ortadoğu ülkeleri hammadde ve enerji maliyetleri bakımından dünyada mukayeseli üstünlüğe sahip bulunmaktadır* Söz konusu üstünlük, ticaretin serbestleştirilmesi,halinde, Türkiye petrekimya sanayiinin aleyhine olacaktır. Bu durum karşısında Türkiye ya ucuz hammadde ve enerji sağlayıcı anlaşmalarla üretimini dikey entegrasyon şartları doğrultusunda sürdürecek ya da petrokimya sanayiine dayalı sanayi lerde uzmanlaşarak Ortadoğu pazarında söz sahibi olacaktır. Birinci durum serbest ticaretle çelişeceği için, ikinci durum daha uygulana bilir görünmektedir.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Türkiye ile yeni Türk Cumhuriyetlerinin ekonomik entegrasyonu üzerine bir deneme

    Başlık çevirisi yok

    BAYRAM GÜNGÖR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    EkonomiKaradeniz Teknik Üniversitesi

    İktisat Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERSAN BOCUTOĞLU

  2. The Integration of regions to world economy via ingrreasing exports

    Artan ihracatla bölgelerin dünya ekonomisine entegrasyonu

    GİZEM ALYAZICI

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2000

    Şehircilik ve Bölge PlanlamaOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYDA ERAYDIN

  3. Information technology as a catalyst for integration a case study for Turkey and European Union

    Entegrasyon için bir katalizatör olarak bilişim teknolojisi

    KUZEYHAN ÖZDEMİR

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1996

    İşletmeOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    PROF.DR. HÜSEYİN ATEŞ

  4. The Determinants of private investment in Turkey

    Türkiye'de özel yatırımı belirleyen faktörler

    ESMA GAYGISIZ

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1992

    EkonomiOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    PROF. DR. MERİH CELASUN