Geri Dön

Hiperlipidemi oluşturulmuş sıçanlarda kalp, karaciğer dokularından glikozaminoglikanların izolasyonu ve serum, kalp, karaciğer siyalik asidlerinin değerlendirilmesi

Isolation of glycosamynoglycans from liver and heart tissues and evaluation of serum, liver and heart sialic acids in hyperlipidemia induced rats

  1. Tez No: 137994
  2. Yazar: LEYLA KOÇ ÖZTÜRK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. NESRİN EMEKLİ
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Biyokimya, Biochemistry
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2003
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Biyokimya Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

1-OZET Ateroskleroz için önemli bir risk faktörü olan hiperlipideminin, günümüzde gliko- zaminoglikan ve siyalik asidle ilişkili olduğu vurgulanmaktadır. Çalışmamızda, ağırlık ça %1,63 kolesterol, %0,4 kolik asit %16.3 ayçiçek yağı içeren diyetle hiperlipidemi geliştirilmiş deney hayvanlanmn kalp-karaciğer dokularmda glikozaminoglikan ve siya lik asit düzeyleri ve serum total siyalik asid düzeylerinin kontrol grubuna göre nasıl bir değişim ortaya koyacağım araştırıldı. Bunun yanısıra bu parametreler üzerine hipolipe- mik bir ajan olan fenofibratm etkileri incelendi. 3 ve 6 haftalık deney grupları oluşturul du. Her iki grupta bulunan K (kontrol), Kİ (kontrol+ilaç), HPL (hiperlipidemi) ve HPLÎ (hiperlipidemi+ilaç) gruplarına 8'er adet erkek 3.5 aylık, Wistar albino sıçan dahil edil di. Her iki grupta 32 adetten toplam 64 sıçan kullanıldı. Kalp ve karaciğer dokularının total glikozaminoglikan miktarı Bitter&Muir'in metodu ile, serumda ve dokularda siyalik asid miktarı Warren'in TBA metodu ile, serum lipidleri Human' in ticari kirleri ile, total lipid ise fosfovanilin metodu ile tayin edildi. Her iki grubun HPL gruplarında, total lipid, kolesterol ve LDL düzeylerindeki artış, kontrole göre anlamlı idi. 3 ve 6 haftalık sürelerde hiperlipidemik diyetle deney hayvanları üzerinde hiperlipidemi gelişi mi sağlandı (p<0,01). Hiperlipidemik diyet, HDL düzeylerine etkili olmadı. Fakat trigli- serid düzeylerinin düşmesine neden oldu. Fenofibrat total lipid, kolesterol ve LDL değerlerini anlamlı derecede düşürdü (p<0,01). Fenofibrat, 3 ve 6 haftalık grupların ilaç verilen kontrollerinde trigliserid değerlerini düşürürken, yalnızca 3 haftanın sonunda HPL'ye göre HPLÎ grubunda az anlamlı bir düşüş sağladı. Kullandığımız hiperlipidemik diyet, 3 hafta ve 6 haftanın sonunda tüm gruplarda se rum siyalik asid değerlerini değiştirmedi ( p>0,l). Fakat ilaç her iki grupta da kontrole göre Kİ grubunda serum siyalik asid düzeyini düşürdü. Kalp ve karaciğer siyalik asid düzeyleri üzerine ne Mperlipideminin ne de fenofibratm etkisi görülmedi ( p>0,l). Hiperlipidemik diyet, 3 haftanın sonunda kalp üronik asid miktarım kontrole göre hiperlipidemi grubunda anlamlı derecede artırdı (0,05>p>0,01). 6 haftanın sonunda bu artış azalmakla birlikte kontrole göre anlamlılığmı korudu (0,l>p>0,05). İlacın belirti len sürelerde kalp üronik asidi üzerinde bir etkisi tespit edilmedi (p>0,l). Hiperlipi demik diyet, 3 ve 6 haftanın sonunda karaciğer üronik asidini artırmıştır (0,05>p>0,01). İlaç ise hiperlipidemik gruba göre, HPLİ gruplarında üronik asid değerlerini anlamlı derecede düşürdü (0,05>p>0,01).

Özet (Çeviri)

2-SUMMARY Hyperlipidemia an important risk factor in atherosclerosis has been physiologically and pathologically associated with both glycosaminoglycan and sialic acid metabolism. This study measured glycosaminoglycans and sialic acid levels in heart and liver tis sues, and serum sialic acid levels in rats on a hyperlipidemic diet consisting of % 1.63 cholesterol, %0.4 cholic acid and %16.3 sun flower oil and the effects on these para meters of %0.05 fenofibrate. A total of 64, 3.5 month-old male, Wistar albino rats were used. Half of them were assigned into control(K), control+fenofibrate(Kİ), hyperlipidemia(HPL) and hyperlipi- demia+fenofibrate(HPLi) groups of 16 rats each. Half of each group (n=8) were assig ned to two time groups, 3 and 6 weeks after commencement of diet and/or drug admi nistration. Total glycosaminoglycan levels in the heart and the liver tissues were determined by the Bitter&Muir method, sialic acid levels in the serum and in these tissues by Warren's TBA method, serum lipids by propriety Human® kits and total lipids by the phospho-vaniline method. Total lipids and cholesterol levels were significantly higher in both HPL groups to control. Since both lipid levels significantly were higher than baseline, they were hyperlipidemic at both 3 and 6 weeks. LDL increases paralled cholesterol increases. However HDL levels did not significantly differ HPL groups to controls. Triglyceride levels were significantly lower in the HPL groups than controls. Fenofibrate, significantly reduced both cholesterol and LDL levels (p<0.01), but had little effect on triglycerides in HPLÎ groups producing a insignificant decrease only at 3 weeks. Serum sialic acid levels were not significantly affected by the hyperlipidemic diet at either 3 or 6 weeks (p>0.1), however they were reduced (for Kİ;p<0.01, for HPLÎ; 0.1>p>0.05) in both drug groups at 3 weeks and in HPLİ (0.1>p>0.05) at 6 weeks relative to controls. Neither hyperlipidemia nor fenofibrate had a significant effect on the of heart and liver sialic acid levels. Heart uronic acid levels were significantly higher at 3 weeks(p<0.05) and less significantly higher at 6 weeks (p<0.1) in the HPL group than in control group, but were not significantly altered by the drug. Liver uronic acid levels were significantly higher in the HPL groups than in control groups at the end of both 3rd and 6th weeks (0.05>p>0.01) but were significantly reduced by the drug (0.05>p>0.01).

Benzer Tezler

  1. Renal amiloidozlu hastalarda endotel disfonksiyonu

    Başlık çevirisi yok

    BİNNUR PINARBAŞI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Nefrolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYDIN TÜRKMEN

  2. Koroner arter hastalığı olan ve olmayan diyabetik ve nondiyabetik erkeklerde androjen seviyeleri ve lipid peroksidasyonunun karşılaştırılması

    Androgens levels and lipid peroxidation in diabetic or nondiabetic males with or without coronary artery disease

    NURAN SARIBOYACI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSüleyman Demirel Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MEHMET NUMAN TAMER

  3. Koroner yavaş akımlı hastalarda endotel disfonksiyonu

    Başlık çevirisi yok

    İRFAN BARUTÇU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Kardiyolojiİnönü Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ALPAY TURAN SEZGİN

  4. Obez olan çocuklarda apolipoprotein E gen polimorfizmi ile plazma lipid düzeyleri arasındaki ilişki ve obezite ile birlikte olan dislipidemilerde apolipoprotein E gen polimorfizminin araştırılması

    The relation between apolipoprotein E gene polymorphism and plasma lipid levels in obese children and investigation of apolipoprotein E gene polymorphism in dislipidemias coexisting with obesity

    EBRU YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. M. DERYA ERÇAL

    Y.DOÇ.DR. AYFER ÜLGENALP

  5. Akut rejeksiyonda ve kronik allograft nefropatisinde panel reaktif antikor ve Fcγ reseptör gen polimorfizmi

    Başlık çevirisi yok

    NEŞE ÖZKAYIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEVGİ MİR