Topikal ve sistemik yolla uygulanan glukan'ın erken dönemde primer ve sekonder yara iyileşmesi üzerine etkileri
The effects of topical and systemic application of glucan in early stage of primary and secondary wound healing
- Tez No: 132520
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MEHMET FERAHMAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2003
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Giriş: Yara iyileşmesi, travma ve postoperatif dönemi takiben yaraya bağlı olarak görülen önemli komplikasyonlar nedeniyle mortalite ve morbidite açısından büyük önem taşıyan bir süreçtir. Günümüzde yapılan son çalışmalarda bazı immunomodülatör ve mitotik faaliyetleri artırıcı ajanların yara iyileşmesi sürecini hızlandırabileceği gösterilmiştir. Glukan (B-1,3- poliglukoz) in retiküloendotelyal sistemde belirgin bir aktivasyon meydana getirerek makroıaj aktivasyonu ve proliferasyonunu artırdığı ve sonuç olarak humoral ve selüler immüniteyi uyararak yara iyileşmesi sürecini hızlandırdığı ileri sürülmüştür. Biz bu çalışmada, deneysel model üzerinde glukanı topikal ve sistemik yolla uygulayarak, hem primer hem de sekonder yara iyileşmesi sürecindeki muhtemel etkilerini araştırdık. Metod: Ağırlıkları 225-300 g arasında değişen Wistar-Albino cinsi toplam 60 sıçan kullanıldı. Sıçanlar 10' ar denekten oluşan 6 gruba ayrıldı; Grup I- primer kapatılan kontrol grubu, Grup TT- sekondere bırakılan kontrol grubu, Grup III- primer kapatılıp sistemik glukan verilen deney grubu, Grup IV- sekondere bırakılıp sistemik glukan verilen deney grubu, Grup V- primer kapatılıp topikal glukan verilen deney grubu, Grup VI- sekondere bırakılıp topikal glukan verilen deney grubu. Tüm gruplardaki sıçanlara 0.5x2' er cmTik balık ağzı şeklinde tam kat cilt insizyonları yapıldı. 1,3 ve 5. gruptaki cilt insizyonlari separe 3/0 prolen matres dikişler ile kapatıldı. 2,4 ve 6. gruptaki insizyonlar sekonder iyileşmeye bırakıldı. Grup 1 ve T deki sıçanlara 0.5 mi serum fizyolojik kuyruk veninden plasebo olarak verildi. 0.25 g flakonlarda mikronize formdaki bir makrofaj stimulani olan Beta-Glukan 10 cc serum fizyolojik ile sulandırıldı (25 mg/ 1 cc). Grup 3 ve 4xdeki sıçanlara insizyon yapılırken ve 24 saat sonra, hazırlanan bu çözeltiden 1 cc kuyruk veninden uygulandı (25 mg). Topikal uygulama ise 4. grupta insizyon yapılıp, primer kapatıldıktan hemen sonra, 6. gruba ise insizyon bölgesine sürülerek gerçekleştirildi. Her iki grup için de işlem 24 saat sonrasında 50tekrar edildi. Postoperatif 7. gün, tüm gruplardaki denekler yüksek doz eter anestezisi ile sakrifiye edildi. Primer ve sekonder iyileşmeye bırakılan insizyon bölgeleri 0.5 cm sağlam cilt ile birlikte çıkarıldı. Histopatolojik inceleme Hcmatoxilen-Eosin ile boyandıktan sonra Işın Mikroskobunda, hidroksiprolin seviyeleri kit ile, gerilme kuvvetinin hesaplanması ise tespit terazili düzenek yardımıyla değerlendirildi. p<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. İstatistiksel hesaplamalar one-way analysis of variance (ANOVA) yöntemiyle yapıldı. Gruplar arası korrelasyonlar ve farklılıklar ise Tukey-Kramer multipl karşılaştırma testiyle ortaya konuldu. Bulgular: Histopatolojik kesitlerde, glukan verilen gruplarda fibroblastların organize olduğu, hem yara kenarı hem de tabanında çok daha fazla olduğu gözlendi. Epitelizasyon tamamlanmamakla birlikte çok daha ileri bir evrede idi. Makrofajlar daha büyük, distandü ve vakuollü, fıbroblastlar ise aktif sentezi gösteren iyi gelişmiş endoplazmik retikulum ile doluydu. Yara tamamen kollajen fibrilleriyle doluydu. Topikal glukan uygulanan ve primer kapatılan gruptaki histopatolojik kesitlerde hücre ve kollajen gelişmi yoğunluğu en üst düzeyde idi. Hidroksiprolin düzeyleri açısından, glukan verilen ve primer kapatılan gruplarda kontrol grubuna oranla istatistiksel olarak ileri derecede anlamlı olarak yara iyileşmesinin hızlandığı tespit edilmiştir (p<0.001). Glukan verilen ve sekonder iyileşmeye bırakılan gruplarda ise kontrol grubuna oranla aynı şekilde ileri derecede anlamlı olarak yara daha hızlı iyileşme göstermiştir (p<0.001). Primer kapatılan gruplarda topikal uygulanan glukanın sistemik kullanıma oranla daha etkili olduğu (p<0.01), bununla birlikte sekondere bırakılan gruplarda topikal veya sistemik uygulama açısından bir farkın olmadığı (p>0.05) görülmüştür. Kopma kuvvetlerinde ise Glukan verilen ve primer kapatılan gruplarda kontrol grubuna oranla kopma kuvvetlerinin anlamlı derecede yüksek olduğu (p<0.001), topikal uygulanan grupta sistemik verilen grupla karşılaştırıldığında da yine anlamlı derecede 51farklılık bulunduğu (p<0.001) tespit edildi. Glukan verilen ve sekonder iyileşmeye bırakılan gruplarda ise arada önemli bir fark bulunmadı (p>0.05). Sonuç: Glukanın primer kapatılan gruplarda özellikle topikal kullanımının büyük bir başarı ile yara iyileşme sürecini hızlandırdığı gösterilmiştir. Aynı şekilde sistemik kullanımının da topikal uygulama kadar olmasa da istatistiksel olarak anlamlı derecede yara iyileşmesini olumlu yönde etkilediği ortaya konulmuştur. 52
Özet (Çeviri)
SUMMARY Introduction: Wound healing is an important process regarding the mortality and morbidity related to complications following trauma and postoperative period. In the recent studies, it has been shown that some immunomodulators and mitotis-inducing agents may accelerate the healing process. Glucan (B-l,3-polyglucose) was claimed to activate macrophage and induce proliferation by activating reticuloendothelial system, and accelerates wound healing process by stimulating both humoral and cellular immunity. In the present study, we investigated the possible role of both topical and systemic glucan application on both primary and secondary wound healing process in an experimental model. Method: 60 Wistar- Albino rats weighing between 225 to 300 g were used in the study. The rats were divided into 6 equal groups; Group I- primarily closured control group, Group II- secondarily healing control group, Group III- primarily closured systemic glucan-given group, Group IV- secondarily healing systemic glucan applied group, Group V- primarily closured topical glucan applied group, Grup VI- secondarily healing topical glucan applied group. 0.5x2 cm eliptic full-thickness incision was made in all rats. Primary closure was done with 3/0 prolene matress suture in groups 1,3 and 5. Secondary healing is waited for groups 2,4 and 6. 0.5 ml serum physiologic was injected from the tail veins of rats in groups 1 and 2. B- glucan in 0.25 mg flacons was diluted with serum physiologic (25 mg/ 1 cc). Ice solution was given from tail vein in groups 3 and 4 when incision was made and after 24 hours (25 mg). Topical application was made in group 4 after primary closure of incision and in group 6 after incision was made. The process was repeated after 24 hours. All rats were sacrificed in the postoperative day 7 under high dose ether anesthesia. All incision regions were removed with a margin of 0.5 cm normal skin. Histopahologic evaluation was under light microscopy 53foiling staining with hematoxyline and eosin dye. Hidroxyproline levels were determined with kits, and tension strength was measured by help of a stable instrument containing scales. p<0.05 was accepted as statistically significant. Statistical analysis was made by one-way analysis of variance (ANOVA) and the correlations were made by Tukey-Kramer multipl comparison test. Results: Histopathologic sections showed that glucan-applied groups have organized fibroblasts. Epithelization was in an advanced stage. Macrophages were larger, distented and vacuolated; fibroblasts were filled with endoplasmic reticulum showing active synthesis. Cellularity and condensation of collogen were highest in topical glucan applied and primarily closured group. Regarding hidroxyproline levels, the stage of wound healing was significantly advanced in the groups whom glucan was given following primary closure (p<0.001). The acceleration in the healing was also statistically significant in the groups whom glucan was applied and secondary healing as waited (p<0.001). In primarily closured groups, it was shown that topical application was more effective than systemic application (p<0.01); however, there was no important difference in secondarily healing lesions (p>0.05). As for the tension strength, it was significantly higher in glucan applied and primarily closured groups (p<0.001). there was a significant differerence between topical and systemic routes, as well (p<0.001). Tension strengths of glucan applied and secondariy healing wounds showed bo significant difference (p>0.05). Conclusions: It has been shown that glucan was succesful in wound healing process especially in topical application following primary closure. Its systemic application is also significantly effective in the acceleration of healing process. 54
Benzer Tezler
- Endoftalmi tedavisinde kullanılan antibakteriyel ilaçların göz içi sıvılarında tayini
Başlık çevirisi yok
A.NİHAL DEMİRCAN
- Propolisin antiinflamatuvar etkisinin, tavşanlarda oluşturulan deneysel üveit modelinde prednisolon ile karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
FİKRET TİLGEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1996
Göz Hastalıklarıİnönü ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. İBRAHİM F. HEPŞEN
- Yanıkta cerium nitratın nötrofil fonksiyonlarına etkisinin rat kremaster kas flebinde vital olarak incelenmesi
Başlık çevirisi yok
MUHİTTİN ESKİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1999
Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiGataPlastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Metronidazol içeren kozmetik amaçlı topikal mikroemülsiyon formülasyonunun geliştirilmesi ve in vitro-in vivo değerlendirilmesi
The development of topical microemulsion formulation containing metronidazole for cosmetically use and its in vitro/in vivo evaluation
AYŞE GÜL KAYIŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
2002
Eczacılık ve FarmakolojiGazi ÜniversitesiFarmasötik Teknoloji Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. FİGEN OCAK