Geri Dön

Panik bozukluğunda uyku yapısının ve hipotalamo- pitüiter-adrenal aksın incelenmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 132063
  2. Yazar: HAYATİ KORKMAZHAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. FUAT ÖZGEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Panik bozukluğu, Uyku, HPA 58, Panic disorder, Sleep, HPA 60
  7. Yıl: 2003
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gata
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

VI - ÖZET PB'nun karakteristik özelliği, göğüs ağrısı, kalp çarpıntısı, taşikardi, gastrointestinal rahatsızlıklar gibi geniş bir yelpazedeki somatik belirtilere eşlik eden, tekrarlayan beklenmedik panik ataklarıdır. PB, hastanın yaşam kalitesini bozan ciddi bir psikiyatrik bozukluktur. Bu çalışmanın amacı PB olan hasta grubunda karakteristik polisomnografik uyku özelliklerini ve HPA eksen bulgularını ortaya koymaktır. Böylelikle panik bozukluğuna ilişkin yeni tanısal ve tedavisel yaklaşımlara katkıda bulunulabileceği düşünülmüştür. Hastalar DSM-IV için Yapılandırılmış Klinik Görüşme Formu/Klinik Versiyonu (DYKGF/KV), Durumluk ve Sürekli Kaygı Envanteri (DKE ve SKE) ve Panik Agorafobi Ölçeği (PAÖ) ile değerlendirilmiştir. Birinci gecenin laboratuvar koşullarına alışma olması nedeniyle 2. geceler değerlendirilmiştir. PB grubu ile kontrol grubunun 2. gece uyku değişkenleri karşılaştırıldığında uyku indeksi (p<.01), toplam uyku süresi (p<.05), dönem 4 yüzdesi (p<.05) ve dönem 3+4 yüzdesinde (p<.05) azalma; dönem 5 latensinde kısalma (p<.05); uyku latensinde uzama (p<.05); uyanıklık sayısı (p<.01), dönem değişiklik sayısı (p<.01), dönem 0 sıklığı (p<.01), dönem 1 sıklığı (p<.01), dönem 2 sıklığı (p<.01), dönem 5 sıklığı (p<.05) ve dönem 0 yüzdesinde (p<.01) artmaların istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptandı. Erkek PB grubu ile erkek kontrol grubu uyku değişkenlerinin karşılaştırılması sonucunda uyku indeksinde (p<.05) azalma; uyanıklık sayısı (p<.01), dönem değişiklik sayısı (p<.01), dönem 0 sıklığı (p<.01), dönem 1 sıklığı (p<.01), dönem 2 57sıklığı (p<01) ve dönem O yüzdesinde (p<.05) ise artma istatistiksel olarak anlamlı saptandı. Kadın PB grubu ile kadın kontrol grubunun uyku değişkenlerinin karşılaştırılması sonucunda, uyku indeksinde (p<01), dönem 4 yüzdesinde (p<.05) ve dönem 3+4 yüzdesinde (p<.05) azalma; uyku latensi (p<.05) ve dönem 3 latensinde (p<.05) uzama; dönem değişiklik sayısı (p<.05) ve dönem 0 yüzdesinde (p<.05) artma istatistiksel olarak anlamlı saptandı. Bununla birlikte, HPA bulgularını değerlendirmek üzere hastaların kan örneklerinden büyüme hormonu (growth hormon, GH), adrenokortikotropik hormon (ACTH), tiroid stimüle edici hormon (TSH), serbest T3 (FT3), serbest T4 (FT4), follikül stimüle edici hormon (FSH), luteinize edici hormon (LH), DHEA-SO4, serbest testosteron, testosteron (Total), estradiol (E2), seks hormon bağlayıcı globulin (SHBG), 17-a OH progesteron, kortizol, progesteron ve aldosteron düzeylerinin analizi yapılmıştır. HPA bulguları değerlendirildiğinde analizi yapılan hormonların bir kaçında önemli farklılıklar gözlendi. PB hastalarında hafif derecede yükselmiş kortizol, ACTH, Serbest T3, LH, progesteron ve prolaktin düzeylerinin olduğu bulundu. Bu değerlerin hepsinin normal referans aralığında olmasına karşın üst sınırlara doğru yoğunlaştığı görüldü. Bunun aksine GH düzeylerinin referans aralığın en düşük sınırları civarında olduğu saptandı. Bununla birlikte, 17-a OH progesteron düzeylerinin özellikle kadın hastalarda referans değerlerin önemli derecede üzerinde olduğu belirlendi. Bunun aksine E2 düzeyleri ise yine özellikle kadın hastalarda referans değerlerin altında ve erkek hastalarda ise alt sınırda olduğu saptandı.

Özet (Çeviri)

VII - SUMMARY The characteristric feature of panic disorder (PD) is recurrent, unexpected panic attacks which accompany with a wide array of somatic symptoms, such as chest pain, heart palpitations, tachycardia and gastrointestinal discomfort. PD is a serious psychiatric disorder which destroys quality of life of the patients. The purpose of this study is to characterize polysomnographic sleep patterns and HPA axis findings in a group of patients with PD. In this way, we consider to attribute new diagnostic and theraupetic approaches in PD. Patients were evaluated with the Structured Clinical Interview for Diagnosis/Clinical Version (SCID/CV), Stait-Trait Anxiety Inventory (STAI-I and STAI- II) and The Panic and Agoraphobia Scale (PAS). Because of the first night impacts, recordings of the second night were evaluated. As compared to normal controls, patients with PD have a reduced sleep efficiency, lower total sleep time, lower percentages of stage 4 and stages 3+4, shorter latency of stage 5; increased number of wakeness, a longer sleep latency, increased number of stages changes, a higher percentage of stage 0 and higher frequencies of stages 0, 1, 2 and 5, statistically. When we evaluate the female and male patients seperately we found that male patients with PD have also a reduced sleep efficiency, increased number of wakeness, increased number of stages changes, a higher percentage of stage 0 and higher frequencies of stages 0, 1 and 2, statictically. 59Female patients with PD have also a reduced sleep efficiency, lower percentages of stages 4 and 3+4, longer sleep latency, increased number of stage changes, a higher percentage of stage 0 and longer latency of stage 3, statistically. Also, growth hormone (GH), adrenocorticotrophic hormone (ACTH), thyroid- stimulating hormone (TSH), free T3 (FT3), free T4 (FT4), follicle-stimulating hormone (FSH), luteinizing hormone (LH), DHEA-S04, free testosterone, testosteron (total), estradiol (E2), sex hormone binding globulin (SHBG), 17-a OH progesterone, Cortisol, progesterone and aldosterone values are determined in blood samples of the patients to evaluate HPA axis. Whwn we compare the data about HPA we observed significant differences in the values of some hormones. PD patients we found slightly elevated levels of cortisole, ACTH, free T3, LH, progesterone and prolactine. Evan though these values were between the limits of normal range it is found that the values were more dense around the top limits. Contrary to this GH levels were around the lowest limits within the reference interval. However 17-a OH progesterone levels were significantly above the reference interval, especially in women patients. Oppositely, E2 levels were found under the reference interval in women patients and around the lowest limits in men.

Benzer Tezler

  1. Panik bozukluğunda bölgesel beyin kan akımı değişikliklerinin Tc99m-HMPAO SPECT ile değerlendirilmesi

    Evaluation of regional cerebral blood flow changes with Tc99m-HMPAO SPECT in panic disorder

    İBRAHİM EREN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Psikiyatriİstanbul Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RAŞİT TÜKEL

  2. Panik bozukluğunda odyovestibüler değerlendirme

    Başlık çevirisi yok

    ALPER TECER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Psikiyatriİstanbul Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. RAŞİT TÜKEL

  3. Panik bozukluğunda komorbidite

    Comorbidity in panic disorder

    ÖMER ÖZBULUT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    PsikiyatriDicle Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. MUSTAFA ÖZKAN

  4. Panik bozukluğunda klinik farklılıklar

    Başlık çevirisi yok

    NERMİN ERTUNÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    PsikiyatriDicle Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA ÖZCAN

  5. Panik bozukluğunda yaşam olaylarının rolü

    The role of stressful life events in panic

    ÇETİN ETİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    PsikiyatriGazi Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ERDAL IŞIK