Küçük hücreli dışı akciğer karsinomlarında CD44v6, metalloproteinazlar ve inhibitorlerinin tümör doku ekspresyonlarının metastatik potensi saptamadaki rolleri
The role of CD44v6, metalloproteinases and their inhibitors tumoral tissue expression in detecting metastatic potense in nonsmall cell lung carcinomas
- Tez No: 129997
- Danışmanlar: PROF. DR. BÜGE ÖZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Patoloji, Pathology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2003
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Patoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET VE SONUÇLAR Ekstraselüler matriksin bir komponenti olan hiyaloronik asit reseptörü, CD44v6'nın metastaz sürecinde MMP-2 ve TİMP-2 ilişkili mekanizmalarla aktifleştiğini gösteren çalışmalar ışığında ve bu konuda akciğer karsinomları ile yapılmış sınırlı sayıda araştırmanın saptanması nedeniyle klinik takipli KHDAK'nda immunhistokimyasal yöntemle Metalloproteinaz ailesinden MMP-2, metalloproteinaz inhibitor ailesinden TİMP-2 ve metastaz sürecinde rolü olan adezyon molekülü CD44v6'nın ekspresyonları araştırılmıştır. Çalışmada her üç belirleyici 33 adet KHDAK olgusunun birer adet parafin bloğuna immunhistokimyasal yöntemle uygulanmış ve boyanma tümörde yaygınlık, tümör desmoplastik stromasındaki yaygınlık tümördeki boyanmanın yoğunluk dereceleri skorlanarak değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar patolojik parametreler olan histolojik alt tip, vasküler-lenfatik invazyon varlığı, lenf düğümü metastazı varlığı, ile karşılaştırılmıştır. Bunun yanı sıra sonuçların klinik evre, evre değişikliği, klinik takipte ortaya çıkan uzak metastaz varlığı ve sağkalım gibi klinik verilerle ile olan ilişkileri araştırılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre;.KHDAK'larının yüksek oranda MMP-2 ve TİMP-2 eksprese ettikleri, CD44v6 ekspresyonunun ise %50 oranında olduğu bulunmuştur. MMP-2. Tümörde MMP-2 olguların %78,8'inde ekprese edilmektedir.. Tümör MMP-2 yaygınlık ve yoğunluk değerleri arasında güçlü korelasyon bulunmuştur (Spearman rho=0.88). Tümörde MMP-2 pozitifliği daha sonraki çalışmalarda tek parametre olarak değerlendirilebilir.. Tümörde MMP-2 genellikle orta yoğunlukta eksprese edilmektedir.. Tümör ve desmoplastik stromadaki MMP-2 yaygınlık karşılaştırılmasında korelasyon saptanmamıştır (Spearman rho<030). Ancak KHDAK'larında MMP-2 tümöre oranla tümör stromasında daha yüksek oranda eksprese olmaktadır. Tümörde (%78,8) iken tümör stromasında tüm vakaların MMP-2'yi eksprese ettikleri saptandı. 53. SHK olgularının 18'i (%78,3), AK olgularının 7'si (%77,8) pozitif olarak boyandı. Histolojik alt tipe göre MMP-2 ekspresyon farkı yoktur.. Araştırılan klinikopatolojik parametrelerden cinsiyet, histolojik alt tip, nodal tutulum, evre, lenfatik-vasküler inva2yon ve uzak metastaz ile tümör MMP-2 ekspresyonları arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki kurulamamıştır. TİMP-2. Tümörde TİMP-2 olguların %78,8'inde eksprese edilmektedir.. Tümör dokusundaki TİMP-2 yaygınlık ve yoğunluk boyanma paternleri arasında istatistiksel açıdan orta güçte bağlantı saptandı (Spearman rho=0,70). Tümörde TİMP-2 pozitifliği daha sonraki çalışmalarda tek parametre olarak değerlendirilebilir.. TİMP-2 ile pozitif boyanmanın olguların çoğunluğunda zayıf boyanma şeklinde olduğu izlendi.. Histolojik alt tiplere göre TİMP-2 pozitifliği değerlendirildiğinde SHK'ların %78,3'ünde, AK'ların %77,8'inde eşit oranda pozitiflik saptandı. Histolojik tipe özgün TİMP-2 ekspresyon farkı yoktur.. Tümör ve desmoplastik stroma TİMP-2 yaygınlıkları arasında korelasyon bulunamadı (Spearman rho<0,30). Tümör ve stromal ekspresyonun benzer oranlarda pozitif olduğu izlendi.. TİMP-2 pozitif olgularda lenfatik invazyonun daha az görüldüğü ve bu farkın da istatistiksel olarak anlamlı olduğu görüldü (p=0,005). TİMP-2'nin metalloproteinaz inhibitörü olarak lenfatik invazyon engelleyici etkisi olabileceği gösterilmiştir.. Araştırılan klinikopatolojik parametrelerden cinsiyet, histolojik alt tip, nodal tutulum, evre, vasküler invazyon ve uzak metastaz ile tümör TİMP-2 ekspresyonları arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki kurulamamıştır. CD44v6. Tümörde CD44v6 olguların %54,5'inde eksprese edilmektedir.. Tümöral CD44v6 pozitifliğinde boyanma özellikleri yaygınlık ve yoğunluk açısından karşılaştırıldığında aralarında çok güçlü korelasyon saptanmıştır (Spearman rho=0,89).. Tümöral CD44v6 pozitifliğinin yaklaşık %50 olguda tümör-stromal sınırında daha kuvvetli eksprese olduğu saptandı. Bu özellik %18.2 olguda her alanda, %12,1'sinde yaygın, 54%18.2'sinde fokal olarak izlendi.. Tümör CD44v6 ekspresyonu arttıkça tümörde stromal sınırda pozitivitenin belirginleştiği ve bu parametrelerin karşılaştırmasında güçlü korelasyon varlığı gözlendi (Spearman rho=0,83).. Histolojik alt tip ile CD44v6 boyanma yaygınlığı karşılaştırıldığında SHK'ların 16'smda (%69,6), AK'ların l'inde (%11,1) pozitif boyanma saptandı. Histolojik alt tipler ve CD44v6 yaygınlığı arasında istatistiksel anlamlılık ortaya konmuştur (p=0.004), CD44v6 SHK'lar için özgün immun belirteç olarak saptanmıştır.. Lenfatik invazyonun ve CD44v6 yaygınlığı arasında negatif korelasyonun bulunduğu, CD44v6 pozitif olgularda lenfatik invazyonun az görüldüğü şeklinde anlamlı sonuç elde edilmiştir (p=0.013).. Araştırılan klinikopatolojik parametrelerden cinsiyet, nodal tutulum, evre, vasküler invazyon ve uzak metastaz ile tümör CD44v6 ekspresyonları arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki kurulamamıştır. MMP-2, TİMP-2, CD44v6 Karşılaştırılması. MMP-2, TİMP-2, CD44v6 arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amacıyla uygulanan Sperman korelasyon testinde immunhistokimyasal boyanma pozitiflikleri ve yoğunlukları arasında istatistiksel anlam taşıyan korelasyon ortaya konamamıştır (Spearman rho<0,30).. Tümör stromasındaki MMP-2 ve TİMP-2 ekspresyonları arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklar belirlenememesine karşın, MMP-2 ile olguların %100'ünde ve çoğunlukla orta yoğunlukta, TİMP-2 ile ise daha düşük oranda %78,8 ve genellikle zayıf boyanma şeklinde olduğu dikkati çekmiştir.. TİMP-2 ve CD44v6 ekspresyonları ve lenfatik invazyon arasında ayrı ayrı negatif korelasyon mevcut iken ikisinin beraber ekspresyonları açısından ise istatistiksel açıdan anlamlı korelasyon bulunmamıştır.Her ikisinin birbirinden bağımsız olarak invazyonu engellediği düşünülmüştür.. Evre değiştiren olgular 20 (%60,6), evre değiştirmeyen olgular ise 13 (%39,4) olarak saptanmıştır.. İnisiyal evreye göre TİMP-2 ve CD44v6 ekspresyonları evre değişikliği gösteren ve göstermeyen gruplarda benzer oranlarda olduğu bulunmuştur. MMP-2 ekspresyonu açısından bakılınca evre değişikliği gösteren ve göstermeyen gruplar arasında istatistiksel açıdan anlamlı 55sonuç ortaya konmamıştır (p=0,39).. Buna karşın evre değişikliği gösteren olguların (17/20) %85'inde, evre değişikliği göstermeyen olguların ise (9/13) %69'unda MMP-2 ekspresyonu saptanmıştır.. Bu bulgularla MMP-2 ekspresyonunun KHDAK'larında ikinci derecede etkiyen, olumsuz bir prognostik faktör olarak değerlendirilebileceği düşünülmüştür. 56
Özet (Çeviri)
SUMMARY AND RESULTS CD44v6 is a hyaluronic acid receptor which is an extracellular matrix component and is said to be activated with MMP-2 and TIMP-2 associated mechanisms in the metastatic cascade. There are several research about these mechanisms affecting the metastasis of lung cancer. In our study we performed MMP-2 from the metalloproteinase family and TIMP-2 from the metalloproteinase inhibitor family and the adhesion molecule CD44v6 by immunohistochemistry to search their role on the metastasis and the clinical outcome of the patients with resectable lung cancer. In our research we studied these markers on 33 NSCLC and scored the staining extensity and intensity in the tumor cells and in the desmoplastic tumor stroma. The immunohistochemical results were compared with the pathological parameters, such as histological subtype, vascular-lymphatic invasion, lymph node metastasis. Besides this, the results were compared with clinical stage, stage progression distant metastasis seen during the clinical follow-up and survival. According to the results:. MMP-2 and TIMP-2 were expressed in high rates in NSCLC but CD44v6 expression was about 50%. MMP-2. MMP-2 was expressed in the 78,8% of the tumors.. There was a strong relationship between the extensity and intensity in the tumors (Spearman rho=0,88). MMP-2 positivity can be used as a single parameter in the following studies.. MMP-2 positivity was in moderate intensity.. There was no correlation in MMP-2 expression between tumor and desmoplastic stroma (Spearman rho<0,30). But MMP-2 was expressed in a greater ratio in the stroma than the tumor in NSCLC. The expression ratio was 78,8% in the tumors while is expressed in all of the cases in the stroma. 57. Eighteen of the SCC (78,8%) and 7 of adenocarcinomas (77,8%) were stained positively. No difference was observed in MMP-2 expression between the histological subtypes.. There was no statistically significant correlation between the MMP-2 expression and the clinicopathological parameters like sex, histological subtype lymph node invasion, stage vascular invasion and distant metastasis. TIMP-2. TIMP-2 was expressed in 78,8% of the tumors. There was a statistically significant correlation between TIMP-2 extensity and intensity (Spearman rho=0,70). TIMP-2 positivity can be used as a single parameter in the later studies.. TIMP-2 positivity was weak in most of the cases.. In the histological subtypes, TIMP-2 positivity was 78,3% in SCC and 77,8% adenocarcinoma.There was no histological subtype spesific TIMP-2 expression.. TIMP-2 positivity was similar in the tumor and the desmoplastic stroma. There was no correlation between them (Spearman rho<0,30).. Lymphatic invasion was seen in a smaller ratio in the TIMP-2 positive cases and this difference was found statistically significant (p=0,005). It was shown that TIMP-2 can decrease the lymphatic invasion as being a metalloproteinase inhibitor.. There was no statistically significant correlation between the sex, histological subtype, nodal invasion, stage, vascular invasion and distant metastatasis and the TIMP-2 expression. CD44v6. CD44v6 was expressed in 54,5% of the tumors.. There was a strong correlation between the CD44v6 extensity and intensity (Spearman rho=0,89).. CD44v6 positivity was stronger in the tumor-stroma border in 50% of the cases. This property was seen in all of the areas in 18,2%, of the cases in most of the areas in 12,1% and focallyinl8,2%. 58. As the CD44v6 expression increased in the tumor cells, the positivity on the tumor- stroma border was also increased and a strong relationship was found between them (Spearman rho=0,83).. CD44v6 positivity was 69,6% in SCC, while 11,1% in adenocarcinomas. Statistically this was significant (p=0,004) and CD44v6 can be said to be spesicif immunohistochemical marker for SCC.. Lymphatic invasion was seen in a lesser ratio in the CD44v6 positive cases (p=0,013).. There was no correlation between CD44v6 expression and sex, nodal invasion, stage, vascular invasion and distant metastasis. Comparing MMP-2, TIMP-2, CD44v6. There was no statistically significant correlation between the immunohistochemical positivity of MMP-2, TIMP-2 and CD44v6 (Spearman rho<0,30).. Although there was no statistically significant relation between MMP-2 and TIMP-2 expression in the tumor stroma; MMP-2 positivity was in moderate intensity and in 100% of the cases while TIMP-2 positivity was in a smaller ratio as 78,8% and staining intensity was weak.. There was a negative correlation between lymphatic invasion and TIMP-2 and CD44v6 expression when these markers compared separately. On the other hand, no significant correlation was observed in the expression of these markers.This findings may suggest the independent effects of these markers in preventing the lymphatic invasion.. 60,6% of the cases stage progression in their follow up were observed.. TIMP-2 and CD44v6 expression was not found to be significant between the cases with stage progression and with stage stability. Same findings were observed in the cases of MMP-2 expression (p=0,39).. Besides this, MMP-2 was expressed in 85% (17/20) of the cases with stage progression, while 69% (9/13) of the cases with stage stability.. With these findings MMP-2 expression was thought to be used as a negative prognostic factor in NSCLC. 59
Benzer Tezler
- Küçük hücreli dışı akciğer karsinomlarında angiogenez, eozinofil ve mast hücresi infiltrasyonunun tümör evresi ile karşılaştırılması ve eozinofil ve mast hücrelerinin angiogenez ile ilişkisinin araştırılması (63 olgu)
Association between mast cells, eosinophils and angiogenesis in patients with non small cell lung cancer
CANTEN TUNCER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2002
PatolojiDokuz Eylül ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. AYDANUR KARGI
- Küçük hücreli dışı akciğer karsinomlarında Muc4 ekspresyonu; E-cadherin hücre adezyon kompleksi, hücre proliferasyonu, apoptoz ve metastaz üzerine etkileri
Başlık çevirisi yok
ZEKİYA AYDOĞDU DİNÇ
Doktora
Türkçe
2005
OnkolojiDokuz Eylül ÜniversitesiOnkoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. AYDANUR KARGI
PROF.DR. MEHMET ALAKAVUKLAR
- Küçük hücreli dışı akciğer karsinomlarında MUC4 ekspresyonu; E-cadherin hücre adezyon kompleksi; hücre proliferasyonu, apoptoz ve metastaz üzerine etkileri
Muc4 expression in non small cell lung cancer (NSCL) and it's effects on E-cadherin cell adhesion complex, cell proliferasyonu, apoptoz ve metastasis
ZEKİYE AYDOĞDU DİNÇ
Doktora
Türkçe
2005
OnkolojiDokuz Eylül ÜniversitesiOnkoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. AYDANUR KARGI
PROF.DR. MEHMET ALAKAVUKLAR
- Küçük hücreli dışı akciğer karsinomlarında nükleer faktör kappa B ekspresyonu ve prognostik faktörler ile ilişkisi
Nuclear kappa B expression in non-small cell lung carcinomas and its relation with prognostic factors
ÖZGÜR EKİNCİ
- Küçük hücreli dışı akciğer karsinomlarında p63, ttf-1 ve maspinin prognostik önemi
Başlık çevirisi yok
BANU YAMAN