Geri Dön

Graves' hastalarında CTLA-4 gen polimorfizmi

CTLA-4 gene polimorphism in Graves disease

  1. Tez No: 118561
  2. Yazar: MUSTAFA ŞAHİN
  3. Danışmanlar: DOÇ.DR. MURAT FAİK ERDOĞAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2002
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Graves' hastalığı otoimmün bir hastalıktır. Graves' hastalığına yatkınlık çevresel ve genetik faktörlerin kombinasyonu ile belirlenir. HLA bölgesindeki ve HLA bölgesi dışındaki genlerin Graves' hastalığı gelişiminde rol aldıkları düşünülmektedir. T hücre aktivasyonunu regüle eden CTLA-4, Graves' hastalığı gelişiminde rol alan aday genlerden biridir. Bu genin 1. ekzon 49. pozisyonda A/G, promotör bölge -318. pozisyonda C/T, ve ekzon 4 3'çevrimlenmemiş bölgede AT dimer tekrarı olmak üzere tanımlanan üç adet polimorfizimi tarif edilmiştir. Amerikan popülasyonunda bu polimorfizmlerden bazıları ile Graves' hastalığı arasında ilişkiler bildirilmiştir. CTLA-4 gen polimorfizmi ve Graves' hastalığı arasındaki ilişki popülasyonun ırk dağılımından etkilenebileceği için farklı etnik gruplarda bu ilişki incelenmelidir. Graves' hastalığı ile 1. ekzon 49. pozisyon A/G ve promotör -318. pozisyonda C/T polimorfizmleri arasındaki ilişkiyi araştırmak için sağlıklı 98 bireyde ve 77 Graves' hastasında adı geçen polimorfizmlerin sıklıkları PCR-RFLP (Polymerase chain reaction- Restriction Fragment Length Polymorphisym) metodu ile incelenerek, birbirleri ile karşılaştırıldı. Türk popülasyonunda 1. ekzon 49. pozisyon GG polimorfizm sıklığı açısından Graves' hastalarında ve kontrol grubunda anlamlı fark saptanırken (p<0,05), promotör bölge -318 pozisyondaki C/T polimorfizm sıkılığı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı. GG genotip sıklığı ile Graves' hastalığı arasında hem erkeklerde hem de kadınlarda istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı (p= 0,013). GG genotipi taşıyan bireylerde Graves' hastalığının ortaya çıkma riskinde 3,145 kat artış saptanırken, bu oran erkeklerde 4,06 ve kadınlarda ise 2,82 olarak saptandı. ^ -föRKEZfi 26Bu sonuçlar, çalışılan diğer popülasyonlar gibi, Türk popülasyonunda da Graves' hastalığı ile 1. ekzon 49. pozisyon A/G polimorfizminin ilişkili olduğunu ve Graves' hastalığına yatkınlıktan, diğer bazı faktörler yanında CTLA-4 geni G alelinin de sorumlu olduğunu göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Graves' disease is an autoimmune disease. Susceptibility to Graves' disease is determined by a combination of enviromental and genetic factors. Genes from HLA region and other genes are thought to contribute to the devolopment of Graves' disease. One of the candidate genes is CTLA-4 ( Cytotoxic T Lymphocyte-Associated-antigen-4 ), a negative regulator T cell activation. Three polymorphisms of the gene have been described at position 49 in exon 1, in the promoter region at position -318 and an AT dimer repeat within the 3 '-untranslated region of exon 4. Association between some of these polymorphisms and Graves' disease has been reported in American population. As CTLA-4 association with Graves' disease may be influenced by the racial composition of the population, it must be investigated in other ethnic groups. İn order to elucidate the relationship of Graves' disease with the A/G polymorphism in exon 1 at position 49 and C/T polymorphismin promoter region at position -318, the frequency of these two polymorphisms are identified and compared with each other in 98 healthy individuals and 77 Graves' disease patients. Polymorphisms were typed using a PCR-RFLP ( Polymerase Chain Reaction- Restriction Fragment Length Polymorphism ) method. In Turkish population, frequency of GG genotype in exon 1 is found to be significantly higher in Graves' disease patients when compared with control group (p<0,05) in both genders, but there was not a significant difference between Graves' disease patients and control group with regard to the polymorphism in promoter region. In the entire population the risk of devoloping Graves' disease was 3,145 times higher in individuals with GG genotype, the risk was 4,06 in men and 2,82 times higher in women separately. As a result, it can be assumed that, in Turkish population A/G polymorphism in exon 1 has a relation with Graves' disease etiology and G allele may contribute to the susceptibility for devoloping Graves' disease in addition to other known factors.

Benzer Tezler

  1. T Lenfosit Antijen-4 (CTLA-4) genindeki DNA tekrar dizi polimorfizimleri ile Vitiligo`ya duyarlılığın araştırılması

    A study of Vitilgo sensitivity using DNA repeat polymorphism on T-Lymphocyte Antigene-4 gene

    GÜLÇİN ITIRLI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    BiyolojiEge Üniversitesi

    Biyoloji Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. SACİDE PEHLİVAN

  2. Graves hastalığı ve HLA antijenleri

    Başlık çevirisi yok

    HAKKI POLAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  3. Graves orbitopati ile tip-I ve tip-II HLA ilişkisi

    The relation between graves orbitopathy and HLA tip-I and tip-II

    SİBEL BALLI ÇAYLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Göz HastalıklarıÇukurova Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MÜSLİME YALAZ

  4. Graves hastalığında doku grupları

    Başlık çevirisi yok

    MEMET MEMET

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  5. Graves hastalığı'nda propiltiyourasil kullanımının otoimmunite gelişimi üzerine etkisi

    The impact of propylthiouracil use in graves' diseases over development od autoimmunity

    AYLA HARMANCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıHacettepe Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALPER GÜRLEK