Geri Dön

Sınır kişilik bozukluğunda sözel öğrenme

Verbal learning in borderline personality disorder

  1. Tez No: 118324
  2. Yazar: EKREM KUŞKONMAZ
  3. Danışmanlar: PROF.DR. M. BİLGİN SAYDAM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2002
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

37 IX.OZET: Sınır kişilik bozukluğu (SKB), öteden beri tanı ve tedavisi tartışmalı bir sendromdur. SKB'nun birçok klinik özelliğinin açık bilişsel bileşenlere sahip olması, bu bozukluğa nörobiyolojik yaklaşımların temel dayanak noktalarından biri olmuştur. Bu araştırmaya Ekim 1999-Şubat 2002 arasında İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Polikliniği'ne başvuran, ön planda DSM 2. eksen tanısının olduğu düşünülerek ileri araştırma ve tedavi için aynı kliniğin Sosyal Psikiyatri Birimi'ne gönderilen, araştırma önerisini kabul eden, DSM-IV'e göre düzenlenmiş SCID-I'e (Structured Clinical Interview for DSM-IV) göre o anda bir eksen- 1 bozukluğu tanısı almayan, DSM-III-R'a göre düzenlenmiş SCID-II'e(Structured Clinical Interview for DSM-III-R) göre sadece SKB tanısı alan hastalar alındı. Kontrol grubu yaş, eğitim, cinsiyet ve el tercihi açısından hasta grubuyla eşleştirilmiş“normallerden”oluşturuldu. Hasta ve kontrol grubuna sözel belleği değerlendirmek için Kaliforniya Sözel Öğrenme Testi (KSÖT), dikkati değerlendirmek için Sürekli Performans Testi (SPT) ve Bas Basma Testi (BBT=Go-No-Go) uygulandı. Sonuçta SKB gösteren hastaların, Kaliforniya Sözel Öğrenme Testi'nde“çelici ”bir anlık öğrenme sonrası ölçülen kısa gecikmeli serbest hatırlama (KGSH) ve kısa gecikmeli ipuçlu hatırlamada (KGİH) düşük performans,“frontal işlev bozukluğu göstergesi”olan perseveratif yanıt sayısında yükseklik ile kontrol grubundan farklı olduğu bulundu. Bu bulguların SKB'nun ana tanısal özelliği olarak geniş kabul gören dürtüsellik, kararsız duygulanım, kararsız kendilik ve nesne tasarımları gibi klinik semptomlarının, prefrontal korteksin uygunsuz uyaranı düzenleme işlevindeki yetersizlik ile ilişkili olabileceği savını destekler niteliğine vurgu yapıldı.

Özet (Çeviri)

38 X.SUMMARY Borderline personality disorder (BPD) is a syndrome, of which diagnosis and treatment have been a matter of dispute for long time. Many clinical features of BPD have obvious cognitive components and this is one of the basic supportive points of neurobiologic approaches to this disorder. Patients applying to the outpatient clinic of Istanbul University, Istanbul Medical Fakulty Psychiatry Department between October 1999 and February 2002, who have been send to the Social Psychiatry Unit of the some clinic for further investigation and treatment because they were sought to have an axis-II disorder primarily according to DSM, who accepted to be included in a study, who have not been diagnosed on axis-I disorder at the moment according to SCID-I prepared according to DSM-IV (Structured Clinical Interview for DSM-IV) and who have been only only diagnosed BPD according to SCID-II prepared according to DSM-III-R (Structured Clinical Interview for DSM-III-R) have been included in this study. Control group has been composed of“normals”matched for age, sex, education and hand dominancy with the patient group. California Verbal Learning (CVLT) Test for the evaluation of verbal memory, Continuous Performans Test and Go-No-Go for the evaluation of concentration have been applied to both patient and control groups. As a result, BPD patients showed low peformance on short delay free recalling and short delay recalling with clue measured after a“interference”instant learning and high perseverative response score which is a determinant of the frontal cortex function disorder on CVLT. These findings were different from those of control group. Whether these findings support the hipotesis that such clinical symptoms of BPD as impulsivity, unstable affect, unstable self and object relation accepted widely as main diagnostic features are related to inadequency of prefrontal cortical function on regulating inappropriate stimuli has been discussed.

Benzer Tezler

  1. Sınır kişilik bozukluğunda ayrılma/bireyleşme deneyimleri, yakın ilişkilerde yaşanan kaygı ve kaçınma boyutları

    Separation/individuation experiences, anxiety and avoidance experienced in close relationships in borderline personality disorder

    EBRU TEMİZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Psikolojiİstanbul Üniversitesi

    Psikoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. YEŞİM KORKUT

  2. Sınır kişilik bozukluğunda bölgesel beyin kan akımı

    Detection of cerebral blood flow in borderline personality disorder

    RUGÜL KÖSE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    PsikiyatriTrakya Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ERCAN ABAY

  3. Madde kullanan kişilerin depresyon, problem çözme becerileri ve diğer bazı değişkenler açısıdan karşılaştırılması

    Comparison of depression, problem solving skills and other variables of substance users

    ÖZLEM ARI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    PsikolojiAnkara Üniversitesi

    Klinik Psikoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞENNUR KIŞLAK

  4. Ayrılık kaygısı bozukluğunda psikolojik, ailesel ve sosyal etmenlerin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    TÜMER TÜRKBAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGata

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı