Geri Dön

Boşanmanın mali sonuçları

Monetory outcome of divorce

  1. Tez No: 117767
  2. Yazar: BİLAL KÖSEOĞLU
  3. Danışmanlar: DOÇ.DR. İHSAN ERDOĞAN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Hukuk, Law
  6. Anahtar Kelimeler: Boşanma, Kusur, Mal rejimi, Nafaka, Tazminat, Özel hukuk, Divorce, Fault, Property regime, Alimony, Compensation, Private law
  7. Yıl: 2001
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gazi Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Özel Hukuk Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

105 ÖZET Türk Medeni Kanunu'nun boşanmanın sonuçlarına dair hükümleri 3444 sayılı kanunla esaslı değişikliklere uğramıştır. Bunlardan ilki geçici tedbirlere ilişkin olan maddedir(MK.137).Maddenin son şekline göre hakim,boşanma ve ayrılık davaları açılır açılmaz talebin varlığına bakmaksızın eşlerin barınmaları,nafakaları,malların yönetimi ve çocukların bakımı konularında gerekli tedbirleri kendiliğinden gözetmekle yükümlüdür. Bu düzenlemeyle uygulamada davanın devamı süresince eşlerin ve çocukların mağduriyetlerinin önlenmekte olduğu görülmektedir. Bu olumlu sonucun nedeni dava süresince hakime tanınan re' sen gözetleme yetkisidir. Yoksulluk nafakasının süresi konusunda da yenilik getirilmiş ve“bir yıllık”süre şartı“süresiz”olarak değiştirilmişti. Ancak,nafaka davasının boşanma davasının kesinleşmesinden sonra istenebileceği hususunda düzenleme getirilmemişti. Yargıtay 5/1 sayılı İBK ile boşanma davasının kesinleşmesinden sonra manevi tazminat istenebilmesi imkânı tanınmıştır. Bugün bu kural kıyasen maddi tazminat ve yoksulluk nafakası davalarında da uygulanmaktadır. Ayrıca Medeni Kanun Tasarısında bu şekilde düzenleme öngörülmektedir. Medeni Kanun' da yoksulluk nafakasının irad şeklinde ödenmesine karar verilebileceği öngörülmüştür(MK.145/I).Nafakanın mahiyeti gereği irad şeklinde ödeme daha doğrudur. Çünkü, nafakanın amacı bakıma yöneliktir. Ancak aynı hükümde maddi tazminatın da irad şeklinde ödenebileceğine yer verilmesi yersizdir. Bu haliyle maddi tazminat ve yoksulluk nafakası müesseselerinin uygulaması karıştırılmaktadır. Oysa maddi tazminatın amacı boşanma nedeniyle doğan zararı telâfi etmektir. Özel hukukta maddi zararın irad şeklinde ödenmesi söz konusu olsa da bu kuralın boşanma106 hukukunda uygulanmaması daha doğrudur. Bu nedenle boşanmada maddi tazminat manevi tazminat gibi bir defada ödenip taraflar arasındaki ilişki kesilmelidir. 3444 Sayılı kanunla mallan tasfiyesi konusunda herhangi bir değişiklik getirilmemiştir. Oysa uygulamada en çok haksızlık, malların ayrılması konusunda yaşanmaktadır. Öncelikle Medeni Kanunun sistematiği ile çelişen hüküm değiştirilmeli ve eşlerin tabi oldukları mal rejimine göre tasfiye sağlanmalı idi(m. 146/1). Ancak malların tasfiyesinde asıl sorun mal rejimlerinde bulunmaktadır. İsviçre Medeni Kanununda yapılan değişikliklere Medeni Kanun Tasarısında aynen yer verilmektedir. Almanya, Avusturya, Fransa Medeni Kanunlarında da yıllar öncesinden gerekli değişiklikler yapılmıştır. Bu sistemlerin tamamı ülkemizde tartışılmaya henüz başlamıştır. Medeni Kanunu Tasarısında“edinilmiş mallara katılma”rejimi ile“paylaşmalı mal ayrılığı”yer almaktadır. Her iki mal rejiminden hangisi kanunî mal rejimi olarak benimsenirse benimsensin uygulamadaki haksızlıkları gidermeyecektir. Sebep olarak da kısaca Türk toplumunun yaşamakta olduğu kültür çatışması ve yazma alışkanlığımızın bulunmamasını görüyoruz. Kanaatimizce, sade olmayan mal rejimi toplumumuzda haksızlıkları gidermeyecektir. Tasarıda birden fazla mal rejimine yer verilmesi çözüm değildir. Nitekim Medeni Kanunda da alternatifli olarak mal rejimleri düzenlenmektedir. Bunların içinde en çok uygulama alanı olan yine mal ayrılığına ilişkin hükümlerdir. Medeni Kanun Tasarısında bir tek mal rejimi düzenlenmeli ve bu rejim de mal ayrılığı esasına dayanmalıdır. Bu konuda mutlak olarak düzenlemeye ihtiyaç vardır. Sade olması açısından değişik bir teklif sunuyoruz. Yargıtay' m uygulamaya yansıttığını açıkladığımız“denkleştirme”ilkesine kanunda yer verilebilir. Denkleştirmeyi sağlamak üzere hakkaniyet ilkesi ölçüsünde uygulanmak üzere hakime takdir yetkisi tanınmalıdır. Böylece eşlerden sadece biri lehine artan malvarlığının bir kısmı diğer eşe iade edilerek107 denkleştirme sağlanabilir. Kime ait olduğu tespit edilen malların aidiyeti hususunda tereddüd olmayacaktır. Aidiyeti tespit edilemeyen malların aidiyetinin ispatı konusunda hukuk sistemimizdeki her türlü ispat aracından faydalanılabilmelidir.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Boşanmanın mali sonuçları

    Financial consequences of divorce

    EMİNE SERİN OF

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    HukukSelçuk Üniversitesi

    Medeni Hukuk Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SÜLEYMAN YALMAN

  2. Boşanmanın mali sonuçları ve özellikle maddi ve manevi tazminat

    The financial results of divorce and especially physical and moral action for damage

    MURAT BAŞPINAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    HukukMarmara Üniversitesi

    Hukuk Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. FULYA ERLÜLE

  3. Türk Hukukunda anlaşmalı boşanma

    Divorce by mutuel consent

    NEVZAT ÖZDEMİR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Hukukİstanbul Üniversitesi

    Özel Hukuk Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞENER AKYOL

  4. Türk Aile Hukukunda yoksulluk nafakası

    The Maintenance allowance for destitution (poverty) in the Turkish Family Law

    SEYFULLAH ASLAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    HukukAnkara Üniversitesi

    Medeni Hukuk Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ÜNAL

  5. Boşanmanın feri sonuçlarına ilişkin sözleşmeler

    Başlık çevirisi yok

    NURTEN DEMİR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    Hukukİstanbul Üniversitesi

    Özel Hukuk Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜSEYİN HATEMİ