Geri Dön

XIX. Yüzyıl ve sonrasında Antakya'nın kentsel mekan oluşumunda meydana gelen değişiklikler ve Kurtuluş Caddesi

Urban development of Antakya in The Nineteenth Century and afterwards and the Kurtuluş Street

  1. Tez No: 113759
  2. Yazar: FEHİME MİNE TEMİZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. FİLİZ YENİŞEHİRLİOĞLU
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Sanat Tarihi, Art History
  6. Anahtar Kelimeler: 19. yüzyıl, Hatay-Antakya, Kent dokusu, Kentsel gelişme, Kentsel mekan, 19. century, Hatay-Antakya, Urban texture, Urban development, Urban space
  7. Yıl: 2002
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Yüzüncü Yıl Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Arkeoloji ve Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

VI ÖZET Antakya. Anadolu'nun güneyinde. Akdeniz'in doğu ucundadır. Asi Nehri'nin açtığı vadi üzerinden Filistin ve Suriye sahilllerini izleyerek Güney Anadolu'ya gelen yollar ile bu yöne dik olan ve Mezopotamya'dan gelerek Akdeniz'e ulaşan ticaret yollarının kesiştiği Amik Ovası'nın güneybatısında yer almaktadır. Kuzeyde İskenderun, güneyde Samandağı Körfezi yoluyla Akdeniz'e bağlanır. Antik dönemde, jeopolitik yönden taşıdığı önem. Antakya'nın (Antiocheia) Kuzey Suriye coğrafi bölgesinin başkenti olmasını sağlamıştır. I.Ö. 300'de. Habib Neccar (Silpius) Dağı ile Asi (Orontes) Nehri arasında Hippodamos (ızgara) plana göre kurulmuştur. Dağın üzerindeki Akropolis'ten. düzlük alandaki Aşağı Kent'e kadar inen surlarla çevrilidir. Antakya. VII. yüzyılda. Antik kimliğini kaybetmiş. İslam fetihlerimle yeni bir yapıya bürünmüştür. 1517'de Osmanlı egemenliğine girmiş. Osmanlı/ İslam kentlerinin temel mekansal oluşum ilkelerine göre biçimlenmiştir. Tek yapılar ve yapı grupları ise bölgeye özgü, içe dönük bir planlama gösterirler. Taş malzemenin hakim olduğu mimari örnekler çoğunlukla sokaktan yalıtılmış bir avlu çevresinde toplanan yapı gruplarından oluşmaktadır. Hemen bütün yapılarda, Osmanlı mimari anlayışı ile yerel özellikler birlikte karşımıza çıkarlar. Kent, 1832 yılında İbrahim Paşa'nın yaptırdığı kışla ve saray yapıları ile güney yönünde genişlemiştir. Tanzimattan sonra hükümet konağı olarak kullanılan saray çevresinde, otel, lokanta gibi yeni yapı türleri, zemin katı ticari işlevli evler görülmeye başlanmış, dışa dönük bir yapı ortaya çıkmıştır. Geleneksel kent merkezi ise özelliklerini korumaktadır. Fransız Mandası sırasında açılan. Roma döneminde yapılmış olan“Sütunlu Yol”un aksı üzerinde bulunan "Kışla-Dörtayak Yolu' eski girift dokuyu yararak geçen bir ana arterdir. Bugün adı Kurtuluş Caddesi olan yolun iki tarafında, içe dönük geleneksel avlulu evlerden farklı olarak, sokağı sınırlayan, sokaktan girilen, cepheleri sokağa bakan, sofalı evler inşa edilmiştir. Bu evlerin cephe düzenlemelerinde görülen, neoklasik üslubun öğeleriyle yöresel öğelerin birarada kullanıldığı eklektik karakter, o dönemde bölgede önemli bir yeri olan Beyrut'la benzerlikler göstermektedir.

Özet (Çeviri)

VII SUMMARY Antakya takes place in the southern part of Anatolia and in the east of the Mediterranean Sea. The routes which reach at Mediterranian Sea coming from South following the Palestine and Syria coasts by the Asi Valley and those coming from East, from Mesopotamia cross at Amuq Valley. Antakya is in the southwestern part of Amuq Valley. Antakya is connected to the Mediterranian Sea by İskenderun Bay in the North and by Samandağı Bay in the South. The jeopolitical importance of it at the Hellenistic Period made Antakya (Antioch) the capital of the Northwestern Syria region. The city was established in 300 B.C. between the Habib Neccar (Silpius) Mountain and Asi (Orontes) River in accord with the Hippodamos Plan. The city laying along the river was surrounded by walls beginning from the Acropolis on the mountain. Antakya lost its Ancient identity in the VII. century and gained a new structure after the Islamic occupation. It became an Ottoman territory in 1517 and the Ottoman/ Islamic city's main principles formed the urban development. Stone was the best used material at nearly all the architectural constructions which were established around the courtyards isolated from outside. Both Ottoman and regional styles can be seen together almost in all buildings. The city enlarged to the South by the Kışla and Palace which were constructed by Ibrahim Pasha in 1832. New architectural constructions like restaurants and hotels appeared in the region which developed nearby the Palace that was used as the Capital Building (Hükümet Konağı) after the Tanzimat. The first floors of the houses built here were used for commercial activities. Buildings no more surronded the cortyards isolated from outside. By the way the traditional city center preserved its original caharecteristics. Durig the French Mandate in 1929-35 the Kışla-Dörtayak Street was constructed as a main street of the city which took place on the axis of the Roman Collonaded Street. It has been called as Kurtuluş Street now. On the both sides of the Kurtuluş Street were built houses with new styles. They just followed the line of the street, the entrances of them were on the street and their windows were looking towards the street. They had plans with sofas. The elevations were formed with an eclectical caharacter in which neoclassical and regional styles were used together as could be seen in Beirut which had gained an commercial importance in the region during the period under consederation.

Benzer Tezler

  1. Termessos kenti nekropolleri

    Başlık çevirisi yok

    AHMET VEDAT ÇELGİN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    Arkeolojiİstanbul Üniversitesi

    PROF. DR. SEMAVİ EYİCE

  2. Türk hat sanatı ve Hattat Mustafa Halim Özyazıcı'nın Ankara camilerindeki eserlerinin incelenmesi

    Turkish calligraphy art and investigates of caligrapher Mustafa Halim Özyazıcı?s work in Ankara mosques

    ÖZGÜR ÇETİNTAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    El SanatlarıGazi Üniversitesi

    Geleneksel Türk El Sanatları Eğitimi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. YILMAZ ÖZCAN

  3. Rahleler

    Koran stands

    DEMET KARAÇAĞ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    El SanatlarıHacettepe Üniversitesi

    Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BEYHAN KARAMAĞARALI

  4. Kültürlerarası iletişim sürecinde alt-kültürde kimliğin oluşumu (Türkiye'deki Karaçay Topluluğu örneği)

    Identity formation in a sub-culture within the process of intercultural communication (the case of Karachay Community in Turkey)

    NURULLAH TABAKCI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Halkla İlişkilerSelçuk Üniversitesi

    Halkla İlişkiler ve Tanıtım Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET KÜÇÜKKURT

  5. XIX. Yüzyılda Balıkesirde tarımsal üretim ve köylüler

    Agricutiral production and peasants in Balıkesir in the 19th century

    İSMAİL ARSLAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    TarihBalıkesir Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BÜLENT ÖZDEMİR