Tarihi perspektifte Uluslararası Ceza Divanı
The International criminal court in a historical perspective
- Tez No: 112911
- Danışmanlar: PROF. DR. DURMUŞ TEZCAN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Hukuk, Law
- Anahtar Kelimeler: Ceza Hukuku, Uluslararası Ceza Mahkemesi, Uluslararası Hukuk, Uluslararası suçlar, Criminal Law, International Criminal Court, International Law, International crimes
- Yıl: 2002
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Yirminci Yüzyıl, tarihte benzeri görülmemiş şiddet hareketlerine sahne olmuş; çeşitli çatışmalarda, çoğu kadın ve çocuktan oluşan milyonlarca sivil ölmüştür. Fakat çoğu zaman, bu vahşetin sorumlularından hesap sormak mümkün olmamıştır; çünkü bunu sağlayacak uluslararası bir adalet mekanizması bir türlü tesis edilememiştir. Her iki dünya savaşından sonra kurulması gündeme gelen uluslararası ceza mahkemeleri ve 1990'lı yıllarda Rwanda ve Yugoslavya'da kurulan ad hoc (özel) mahkemeler, sürekli bir mahkemenin kuruluşuna giden yolun hazırlayıcısı olmuşlardır. Nihayet, 17 Temmuz 1998'de Uluslararası Ceza Divanı'nın Statüsü, Roma'da kabul edilmiş ve 1 Temmuz 2002'de yürürlüğe girmiştir. Bu çalışmada, öncelikle Statünün kabul edildiği Konferans öncesinde ve sırasında yaşanan gelişmeler ve Statü ile kurulan UCD'nin yapısal çerçevesi açıklanmıştır. Çalışmanın ağırlık noktasını teşkil eden konular ise, Divan'ın yargı yetkisi ve Statü'de yer verilen ceza hukuku genel hükümleri niteliğindeki kurallar olmuştur. Uluslararası Ceza Divanı (UCD), millî yargı yetkisini tamamlayıcı bir niteliğe sahiptir. UCD'nin yetkisi, ulusal merciler yargılama yapma konusunda isteksiz iseler ya da gerçekten muktedir değilseler devreye girecektir. Yargı yetkisine giren fiiller, Statü'nün yürürlüğe girmesinden sonra gerçek kişiler tarafından işlenen soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve ileride tanımı yapılıp Statü'ye dahil edilmek kaydıyla saldırı suçundan oluşmaktadır. Statü'ye taraf bir devletin ülkesinde ya da vatandaşı tarafından işlenen fiiller; BM Güvenlik Konseyi veya bir taraf devletin bildirmesi ya da savcının re'sen harekete geçmesi üzerine kovuşturulabilmektedir. Yapılacak yargılamada, ulusal ceza hukuklarında kabul edilmiş ceza hukuku kurumlarından hemen hepsi, Statü'deki kısmen değişik içerikleriyle uygulama alanı bulacaktır.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT In the Twentieth Century we have witnessed unprecedented scenes of violence; millions of civilians, mostly comprised of women and children, have been killed in various conflicts. However, it has almost never been possible to hold those responsible for these atrocities accountable; since an international justice mechanism providing for this, could never be established. The discussions regarding the establishment of international criminal courts in the aftermath of both World Wars and the ad hoc tribunals established in Rwanda and Yugoslavia in the 90's, prepared the road that led to the establishment of a permanent court. Finally, the Statute of the International Criminal Court was accepted in Rome on July 18th 1998 and came into force on July 1st 2002. In this study, the events that occurred before and during the Conference in which the Statute was accepted and the structural framework of the newly established court have been explained; while the weight of the study is concentrated on the Court's jurisdiction and the rules concerning the general principles of criminal law. The International Criminal Court (ICC) is complementary to the national jurisdiction. ICC's jurisdiction will only step in when national authorities are unwilling or unable genuinely to prosecute. The crimes within the jurisdiction of the court consist of acts of genocide, crimes against humanity, war crimes and, provided that a definition be achieved and incorporated into the Statute, aggression, which are committed after the entry into force of the Statute by. real persons. Acts which are committed in the territory or by the national of a State Party can be prosecuted if referred to the court by the UN Security Council or a State party, or proprio motu (by own initiative) by the prosecutor. In the trial, nearly all of the criminal law institutions recognized by national criminal laws will be applied, with their relatively different content as provided for in the Statute. VI
Benzer Tezler
- Türk Hukuku'nda sendika özgürlüğü ve sendika özgürlüğü ile ilgili suçlar
Labor Union's freedom crimes about Labor Union's freedom in Turkish Law
SALİM DURAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2002
Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileriİstanbul ÜniversitesiÇalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ARİF YAVUZ
- Self-determinasyon hakkı ve Kıbrıs sorunu (1225-1983)
Self-determination right and Cyprus problem
BUKET ÖNAL
Yüksek Lisans
Türkçe
1995
EkonomiKocaeli Üniversitesiİktisat Politikası Ana Bilim Dalı
PROF.DR. BETÜL TOSUN
- Tarihsel perspektifte Türkiye`de kişi özgürlüğü ve güveniliği
Freedom and security of a person in Turkey in historical perspective
NURULLAH YILMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2006
TarihYıldız Teknik ÜniversitesiAtatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. MAHMUT KOCA
- Belediye bütçelerinin hazırlanması ve yönetim aracı olarak kullanılması, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Örneği
As A Managerial means, preparation and implementation of the municipal budgets in the example of the Metropolitan Municipality of Istanbul
LATİF COŞAR
Yüksek Lisans
Türkçe
2002
Ekonomiİstanbul Üniversitesiİktisat Politikası Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YUSUF TUNA
- The Genesis of Kazak nationalism and independent Kazakstan: A history of native reactions to Russian-Soviet policies
Bağımsız Kazakistan ve Kazak milliyetçiliğinin kökeni: Rus ve Sovyet politikalarına yerel tepkinin bir tarihi
MERYEM KIRIMLI
Doktora
İngilizce
1999
Uluslararası İlişkilerİhsan Doğramacı Bilkent ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ LÜTFİ KARAOSMANOĞLU