Kronik böbrek yetmezlikli ve hemodiyaliz hastalarında doku polipeptit spesifik antijen tayininin önemi
The importance of determination of tissue spesific polypeptit antigen inchronic renal failure and hemodialysis patient
- Tez No: 111863
- Danışmanlar: DOÇ.DR. ŞEBNEM KÖSEBALABAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Biyokimya, Biochemistry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2002
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: Ssk Ankara Eğitim Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Biyokimya ve Klinik Biyokimya Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
39 VI. ÖZET Böbrek fonksiyonu bozuk hastalarda bir çok endojen ve ekzojen parametrenin serum düzeylerinde değişiklikler olmaktadır. Bu maddelerden en önemlilerinden biri de küçük molekül ağırlıklı proteinlerden olan tümör belirteçleridir. Son dönem böbrek hastalarında ve kronik hemodiyalize maruz kalan hastalarda artmış malignansi insidansı da göz önüne alındığında kronik böbrek yetmezlikli hastalarda ve hemodiyaliz hastalarında serum tümör belirteçlerinin önemi daha da artmaktadır4“6. Daha önce yapılan çalışmalar CEA, AFP, CA-50, CA19.9 düzeylerinin hem hemodiyaliz hastalarında hem de kronik böbrek yetmezlikli hastalarda yüksek olduğunu göstermektedir. Dolayısı ile böbrek fonksiyonu bozuk olan kanserli hastalarda bu belirteçler yanlış yüksek sonuçlara yol açacaktır9”10. Çalışmamızda bu belirteçlere potansiyel bir alternatif alabilecek yeni bir tümör belirteci olan serum doku polipeptit spesifik antijen(TPS) düzeylerini hem kompanse kronik böbrek yetmezlikli hastalarda hem de hemodiyaliz hastalarında tespit ettik. Hemodiyaliz hasta grubunda kan numuneleri hemodiyaliz öncesi ve sonrası olmak üzere iki kere alındı. Böbrek fonksiyonlarının göstergesi olarak serum kreatinin ve üre düzeylerinin ölçtük. Serum doku polipeptit spesifik antijen düzeyleri kemilüminesans teknik ile ve sitokeratin 18 molekülünün spesifik M3 epitopuna karşı geliştirilmiş monoklonal fare antikorları kullanılarak tayin edildi. Kreatinin düzeyleri kinetik Jaffe metodu, serum üre düzeyleri ise üreaz/glutamat dehidrogenaz enzim çiftinin kullanıldığı enzimatik metotla tayin edildi. Çalışmamızın sonucunda kompanse kronik böbrek yetmezlikli hasta grubu ile kontrol grubu serum TPS değerlerinin ortalamaları kıyasladığımızda anlamlı farklılıklar oluğunu bulduk(p<0.01). Bu sonuç bize kronik böbrek yetmezlikli kanser hastalarında hastalığın monitorizasyonunda serum TPS düzeyinin diğer tümör belirteçlerinde de olduğu gibi uygun bir parametre olmadığını gösterdi9"10. Hemodiyaliz öncesi ve hemodiyaliz sonrası hasta grupları ile kontrol grubu serum TPS değerleri ortalamalarının kıyaslandığında aralarında istatistiksel olarak anlamlı farlılıklar olmadığı bulduk(p>0.05)(p>0.05). Bu da muhtemelen TPS'nin major eliminasyon yolunun böbrek dışında bir organ olmasından kaynaklanmaktadır.40 Hemodiyaliz hastalarında serum TPS düzeyleri tümör belirteci olarak spesifitesini korumaktadır. Hemodiyaliz öncesi ve sonrası alınan numunelerin serum TPS değerlerinin ortalamalarının kıyaslanmasında da aralarında istatistiksel olarak anlamlı farlılık bulunmadığı görülmüştür(p>0.05). Bu sonuç hemodiyalizin kendisinin bazı tümör belirteçleri üzerine olan artırıcı etkisinin TPS için geçerli olmadığını göstermektedir82.
Özet (Çeviri)
41 VII.SUMMARY Serum levels of many endogen and exogen substance changes in the patients with impaired renal functions. One of the most important among this subtances are serum tumor markers. On the basis of increased incidence of malignancy in the patient with end-stage renal diseases and receiving long-term hemodialysis, evaluating of tumor markers in this patient is becoming more important 4“6. Previous studies demonstrated an increase in serum levels of some tumor markers.including CEA, AFP, CA-50 and CA19.9 in the patients with renal failure and hemodialysis patients. These reports indicated that these tumor markers were not usefull tools for cancer monitoring in the renal failure and hemodialysis 9”10. In our study we examined the serum levels of,a new tumor marker, tissue spesific polypeptit antigen (TPS) that may be a potentially alternative of those conventional tumor markers, in the patients with compensated chronic renal failure and hemodialysis patients. We also determined the serum levels of creatinine and urea as an index of renal functions, in the hemodialysis group blood samples were drown before a weekly dialysis course and just after the end of the course in order to determining the effect of hemodialysis it self. Serum TPS levels determined by the chemiluminesans technics and using murine monoclonal antibodies against the spesific M3 epitop of citokeratin 18 molecules. Serum creatinine levels were determined by the kinetic Jaffe metod and urea levels by the kinetic UV-metod using coupled enzymes urease/glutamate dehydrogenase. In our study mean serum TPS levels compaired between the group of patients with compensated chronic renal failure and control group. We found statistically significant difference between two group(p<0.01). This result indicate that serum TPS values in chronic renal failure.like the other mentioned tumor markers, are not a usefull tools for monitoring cancer patients. When we compaired the mean serum TPS values of before and after hemodialysis group and control group we found that there is no statistically significant difference between those groups(p>0.05)(p>0.05). This probably indicates that organs other than kindey are involved in elimination of TPS. Serum TPS levels in hemodialysis patients still maintain their specifity as a tumor marker.42 We also compaired the mean serum TPS values of before and after hemodialysis groups and didn't find stasistically sinificant differens between both groups(p>0.005). This result suggest that unlike previosly reported for the other tumor markers, the increasing effect of hemodialysis itself is not valid for TPS82.
Benzer Tezler
- Kronik böbrek yetmezliği olan ve rekombinant human eritropoetin tedavisi gören kronik hemodiyalizli hastalarda serum ferritin düzeyi
Başlık çevirisi yok
ADNAN ÇETİNADA
- Periton diyalizi ve hemodiyaliz hastalarında doku doppler ekokardiyografi ile diyastolik fonksiyon parametrelerinin değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
MÜGE KARAOĞLANOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
NefrolojiOndokuz Mayıs Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF.DR. KUDDUSİ CENGİZ
- Hemodiyaliz hastalarında ön yük azalmasının doku doppler ve konvansiyonel doppler ekokardiyografi ile saptanan diyastolik fonksiyon parametreleri üzerine etkileri
The effects of preload reduction on diastolic parameters, proven by tissue doppler and conventional doppler echocardiography in hemodialysis patients
HÜSEYİN ARINÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
KardiyolojiErciyes ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ABDURRAHMAN OĞUZHAN
- Kronik böbrek yetmezliğinde endotelin-1 ve nitrik oksit düzeyleri ve hipertansiyona etkileri
Başlık çevirisi yok
İBRAHİM GÖREN
- Hemodiyaliz esnasında oluşan vücut kompozisyonu değişikliklerini saptamada dual-enerji x-ray obsorbsiyometri ve biyoelektrik impedans ölçümlerinin karşılaştırmalı analizi
Comperative analysis of DEXA and bioelectric impedance measurements in determination of bady composition changes occuring hemodialysis session
A. AYKUT SİFİL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1999
NefrolojiDokuz Eylül Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF.DR. TANER ÇAMSARI