Geri Dön

Epitop maskelenmesi yöntemi ile immün yanıtın yönlendirilmesinde IgG ve Fab etkinliğinin karşılaştırılması

Comparing the effectivity of IgG and Fab in immune response modulation

  1. Tez No: 111443
  2. Yazar: BAŞAK KAYHAN
  3. Danışmanlar: DOÇ.DR. CEMALETTİN AYBAY
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Allerji ve İmmünoloji, Allergy and Immunology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2001
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gazi Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: İmmünoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

1975 yılında Köhler ve Milstein monokonal antikor (mAb) üretimine yönelik hibridoma teknolojisini tanımladılar. Bu tekniğin bazı avantajları şunlardır : (i) Her hibrid hücre, antijen yüzeyinde tek bir epitopa özgül antikor üretir, (ii) hibrid hücre ölümsüz olduğundan sınırsız miktarda antikor üretim kaynağıdır, (iii) değişik metodlarla mAb'lar kullanılarak yüksek miktarlarda saf antijen üretimi sağlanabilir. Mikrobik enfeksiyonların tanısında sıklıkla serumda özgül antijen(ler) veya antikor(lar) saptanır. Enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA) bu tam yöntemlerinden bir tanesidir. Değişik ELISA yöntemlerinde özgül antijen(ler) saptamak için sıklıkla iki farklı mAb kullanılmaktadır. Ancak immün yanıtın sıklıkla baskın olan immünojenik epitopa yönelik olmasından dolayı farklı epitoplara özgül iki mAb üretmek zordur. Bazı makalelerde antijen yüzeyindeki farklı epitoplara özgül antikor üretiminde, immünojenik epitopun özgül mAb ile maskelenmesiyle oluşan immün kompleks yapının aşılamada kullanılması durumunda organizmada farklı epitoplara özgül antikorların gelişebileceği belirtilmektedir. Ancak, antijenle beraber pasif olarak verilen IgG izotipindeki antikor immün yanıtı baskılayabilmektedir. IgG bağımlı baskılamada antijen - immünoglobulin G (IgG) kompleksinin eş zamanlı olarak B-lenfosit reseptörüne (antijen aracılığı ile) ve B lenfosit Fc y reseptörüne (FcyRIIB) (antijene bağlı IgG'nin Fc aracılığı ile) bağlanması B-lenfosit uyarımının FcyRIIB aracılığı ile engellenmesine neden olmaktadır Pasif olarak verilen antikorun immün yanıtı baskılama özelliği klinikde de değişik uygulamalarda yer almaktadır. Bazı aşılar ( kabakulak ve kızamık gibi ) bebeklere bir yaşından önce uygulanmaz. Bunun nedeni anne kaynaklı IgG izotipindeki antikorların doğumdan sonra bebekte en az 6 aya kadar aktivitesini sürdürebilmesidir. Bebek bir yaşını doldurmadan aşılama yapıldığında yetersiz immün yanıt gelişebilmektedir. Ayrıca gebelikte anne ile fetusun Rh uyuşmazlıklarında Rh(-) annenin fetus kaynaklı Rh(+) kan hücrelerine karşı antikor yanıtını engellemek için anti-RhD Ig kullanılmaktadır. Bu çalışmada BALB/c farelere ayrı ayrı“antijen(hIFNy)+IgG”,“antijen(hIFNy)+Fab”ve“antijen(hIFNy)”verildikten sonra her gruptaki farelerin plasmalarındaki antikor düzeyleri ELISA yöntemiyle ölçülerek karşılaştırıldı. Denek sayısı 3 olan PBS grubu dışında tüm gruplar 5 adet fareden oluşmaktadır. Grupların plasma antikor düzeyleri karşılaştırıldığında“hIFNy+IgG”ile aşılama yapılan grupta hIFNy'ya karşı antikor yanıtının baskılandığı saptandı. Diğer taraftan“hIFNy+Fab”ile aşılama yapılan grubun antikor yanıtında anlamlı bir baskılamanın olmadığı saptandı. Bu verilere göre değişik epitoplara özgül mAb oluşturmak için önerilen epitop maskelenmesi yönteminde IgG yerine Fab fragmanlarının kullanılması ile daha olumlu sonuçların alınabileceği düşünüldü.

Özet (Çeviri)

In 1975, Köhler and Milstein described the hybridoma technology for generating monoclonal antibodies (mAb). Some of the advantages of this technique are: (i) Each hybrid cell produces only one antibody which recognizes a specific epitope on the antigen, (ii) As the hybrid cell is immortal, it provides an unlimited supply of antibody, (iii) Purifying of the specific antigen in large quantities could be performed with various methods by using mAb. Microbial infections are frequently diagnosed by detecting specific antigen(s) or antibody(ies) in serum. Enzyme-linked immunosorbent assay ( ELISA ) is one of the diagnostic methods. In different ELISA methods frequently two different mAb are used in order to demonstrate specific antigen(s). However, generating two different mAb is rather difficult as the immune response is usually directed against epitope which is the most immunogenic. However, antibodies which recognize particularly well-presented or immunodominant epitopes are formed especially. In some articles, it was regarded that to generate a different set of antibodies against the antigen, immunogenic epitopes are masked with specific monoclonal antibodies from a first immunization, then the organism can generate a different set of antibodies against the antigen when it meets the antigen / antibody complex a second time. However, passive administration of IgG antibody together with an antigen specifically suppresses the immune response. IgG mediated suppression results from simultaneous interaction of the antigenic portion of the complex with membrane Ig molecules on specific B cells and of the antibody portion of the complex with Fey receptors ( FcyRIIB ) on the same B lymphocytes. The ability of passively administered antibody to suppress the immune response has certain clinical consequences and applications as well. Certain vaccines ( e.g. mumps and measles ) are not generally given to infants before one year of age. This is because levels of maternally- derived IgG remain high for at least six months after birth; the presence of such passively transfered IgG at the time of vaccination would result in the development of an inadequate immune response in baby. In the cases of Rhesus incompatibility the administration of anti-RhD antibody to Rh negative (-) mothers prevents primary sensitization by fetally derived Rh positive (+) blood cells, presumably by removing the foreign antigen ( fetal erytrocytes ) from the maternal circulation. In this study, plasma antibody levels of BALB/c mice immunized either with“antigen+IgG”,“antigen+Fab”or“antigen”were compared. Except for PBS group, all groups consisted of S BALB/c mice. When plasma antibody levels were compared, it was observed that antibody response was suppressed in“MFNy+IgG”immunized group. However, antibody levels in“MFNy+Fab'' - immunized group were found to be not significantly suppressed. According to the results obtained from this study using ”Ag+Fab“ instead of ”Ag+IgG" for epitope-masking seemed to be more convenient to generate mAb against different epitopes.

Benzer Tezler

  1. Poli(N-izopropilakrilamid)'in sığır serum albümin ve şap hastalığı virüsünün peptid epitopu ile suda çözünebilen kovalent konjugatları: Radyasyon ışınlama yöntemi

    Water soluble covalent conjugates of poli(N-isopropylacrylamide) with bovine serum albumin and the epitop of foot-and-mouth disease virus: Radiation method

    PELİN VURAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    KimyaYıldız Teknik Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET MUSTAFAEV AKDESTE

  2. Romatoid artritli hastalarda anti-CCP pozitifliğinin HLA-DRB1 ve klinik durumla ilişkisi

    The relation of anti-CCP positivity to HLA-DRB1 alleles and clinical state in rheumatoid arthritis patients

    İDRİS DAYAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonCelal Bayar Üniversitesi

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CANAN TIKIZ

  3. Klonlama ile saflaştırılan bovine viral diarrhoea virus izolatlarının monoklonal antikorlar yardımı ile epitopik özelliklerinin belirlenmesi

    Determination of epitopic characteristics of prufied bovine viral diarrhoea virus isolates using monoclonal antibodies

    KADİR YEŞİLBAĞ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Veteriner HekimliğiAnkara Üniversitesi

    Viroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM BURGU

  4. Mulitple myelomada HLA doku grubunun rolü

    Başlık çevirisi yok

    S. BURAK ERER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Hematolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı