Toplumumuzda hipertansiyon prevalansı ve esansiyel hipertansiyonda lipid peroksidasyonu, total antioksidan kapasite
The Prevalence of hypertension in Turkey and lipid peroxidation total antioxidant status in the essential hypertension
- Tez No: 107677
- Danışmanlar: PROF.DR. ORKİDE DONMA
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Biyokimya, Biochemistry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2001
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Biyokimya Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
6. ÖZET Sistemik arter basıncının normal değerlerin üzerinde olması olarak tanımlanan hipertansiyon başta kardiyovasküler ve serebrovasküler hastalıklar olmak üzere bir çok hastalık açısından önemli bir risk faktörüdür.Bu konuda yoğun çalışmalar yapılmasına karşın hipertansiyon patogenezi henüz açıklığa kavuşmamıştır.Esansiyel hipertansiyon patogenezi ile ilgili olarak bir çok faktörün etkili olduğu düşünülmektedir. Hücrelerde oksijen metabolizması, zararlı etkiler oluşturan reaktif oksijen metabolitlerinin ortaya çıkmasına sebep olur. Normal fizyolojik şartlarda bu zararlı etkiler antioksidan parametrelerdeki artış ile dengelenir. Prooksidanlar ile antioksidanlar arasında olması gereken dengenin bozulması oksidatif stresi ortaya çıkarır. Oksidatif stres ve ilişkili olarak oksidatif hasarın, aralarında hipertansiyon, atheroskleroz ve iskemi-reperfüzyon hasarının da bulunduğu çeşitli kardiyovasküler patolojilerde etkili olduğu bildirilmektedir. Bu çalışmanın bir amacı İstanbul' da Tepecik beldesinde Haziran 1999- Temmuz 2000 tarihleri arasında hipertansiyon prevalansının belirlenmesine yönelik hipertansiyon taraması gerçekleştirmekti. Bu araştırmanın bir diğer amacı ise esansiyel hipertansiyonlu bireylerde plazma TBARS ve TAK düzeylerinin, tam kan glutatyon konsantrasyonlannm ve eritrosit GSH-Red, GSH-Px, SOD aktivitelerinin belirlenmesi idi. Bu parametreler açısından esansiyel hipertansiyon ve kontrol gruplarım oluşturan bireyler arasında fark olup olmadığı araştırıldı. 124Çalışmamızda İstanbul ili Tepecik beldesinde 1 8 yaş ve üzeri bireylerde 604 birey hipertansiyon taramasından geçirildi.Tepecik'te yapılan hipertansiyon taraması sonucunda hipertansiyon prevalansının erkeklerde %27, kadınlarda %33 olduğu belirlendi. Esansiyel hipertansiyonlu bireylerde plazma TBARS ve TAK düzeyleri, kan GSH konsantrasyonları, eritrosit GSH-Red, GSH-Px ve SOD aktiviteleri sırasıyla 3.3 ± 1.5 nmol/ml, 1.6 ± 0.3 mmol/L, 8.7 ± 3.5 umol/gHb, 3.7 ± 1.4 U/gHb, 34.1 ± 12.1 U/gHb, 723 ± 274 U/gHb olarak belirlendi. Bu değerler normotansif bireylerde ise sırasıyla 1.8 ± 0.6 nmol/ml, 1.9 ± 0.4 mmol/L, 9.4 ± 2.7 umol/gHb, 5.2 ± 2.0 U/gHb, 30.9 ± 15.6 U/gHb, 1215 ± 372 U/gHb olarak saptandı. Araştırmamız bulguları esansiyel hipertansiyonlu bireylerde plazma TBARS düzeylerinin kontrol grubuna kıyasla anlamlı biçimde yüksek (p<0.001), eritrosit GSH-Red, SOD aktivitelerinin ve plazma TAK seviyelerinin ise anlamlı düzeyde düşük olduğunu göstermektedir (sırasıyla p<0.02, p<0.001, p<0.02). Kan GSH konsantrasyonları ve eritrosit GSH-Px aktiviteleri açısından iki grup arasında anlamlı bir fark bulunmadı (p>0.05). Sonuçlarımız hipertansiyonun ülkemizde oldukça yüksek bir prevalans gösterdiğini ve sosyo-ekonomik düzeyleri düşük olan topluluklarda görülme sıklığının daha fazla olabileceğini göstermektedir. Ayrıca bu çalışma esansiyel hipertansiyonda lipid peroksidasyonunun arttığını ve organizmanın antioksidan savunma sistemlerine ilişkin parametrelerde ise azalmanın olduğunu vurgulamaktadır. 125
Özet (Çeviri)
8. SUMMARY THE PREVALENCE OF HYPERTENSION IN TURKEY AND LIPID PEROXIDATION, TOTAL ANTIOXIDANT STATUS IN THE ESSENTIAL HYPERTENSION Hypertension evaluated as the elevation of systemic arterial pressure above the defined values, is a risk factor for many diseases particularly for cardiovascular and cerebrovascular diseases. Its pathogenesis despite intensive studies is still unclear. Many factors are thought to be involved in the pathogenesis of essential hypertension. Metabolism of oxygen by cells generates potentially deleterious reactive oxygen species. Under normal physiologic conditions the rate and magnitude of oxidant formation are balanced by the rate of oxidant elimination. However, an imbalance between prooxidants and antioxidants results in oxidative stress. There is increasing evidence that an elevation of oxidative stress and associated oxidative damages are mediators of vascular injury in various cardiovascular pathologies, including hypertension, atherosclerosis, and ischemia-reperfiision. In this study, levels and trends in blood pressure measured, using a standardized method in 604 individuals aged over 18 years, as well as prevalence of hypertension, were determined in Tepecik, a district in Istanbul, between June 1999, and July 2000. Plasma thiobarbituric acid reactive substances (TBARS) and total antioxidant status (TAS) levels, whole blood glutathione (GSH) concentrations, erythrocyte 126glutathione reductase (GSH-Red), glutathione peroxidase (GSH-Px), superoxide dismutase (SOD) activities were evaluated in patients with essential hypertension. It has been investigated whether there is any difference between the values obtained for this parameters in the essential hypertensive compared to normotensive individuals, the control group. The estimated prevalences of hypertension in Tepecik was found to be 27 % and 33% in men and in women, respectively. In the individuals with essential hypertension, plasma TBARS and TAS levels, blood GSH concentrations, erythrocyte GSH-Red, GSH-Px, SOD activities were 3.3 ± 1.5 nmol/ml, 1.6 ± 0.3 mmol/L, 8.7 ± 3.5 umoygHb, 3.7 ± 1.4 U/gHb, 34.1 + 12.1 U/gHb, 723 ± 274 U/gHb, respectively. The corresponding values were found as 1.8 + 0.6 nmol/ml, 1.9 ± 0.4 mmol/L, 9.4 ± 2.7 umol/gHb, 5.2 + 2.0 U/gHb, 30.9 ± 15.6 U/gHb, 1215 ± 372 U/gHb in the normotensive individuals. It was concluded that plasma TBARS levels in essential hypertension group were significantly higher than the normotensive individuals (p<0.001). Erythrocyte GSH-Red, SOD activities and plasma TAS levels in hypertensives were significantly lower than the values observed in the control group (p<0.02, p<0.001, p<0.02 respectively). As fer as whole blood GSH concentrations, and erythrocyte GSH-Px activities are concerned, there was no significant difference between the control group and the patients with essential hypertension (p>0.05). Our results indicate that hypertension is highly prevalent and the values tended to be the highest in the areas in which population with low socioeconomic status live. It is also suggested that the findings related to the increased lipid peroxidation and decreased antioxidant status were emphasized in essential hypertension. 127
Benzer Tezler
- Serebrovasküler hastalıklarda risk faktörleri
Risk factors in cerebrovascular diseases
KADRİ KAHRAMANTÜRK
- Gebelik hipertansiyonunda maternal plazma fibronektin değişiminin belirleyiciliği
The Predictive value of maternal fibronectin in pregnancy-induced hypertension
TAHSİN AYDIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
Kadın Hastalıkları ve DoğumTrakya ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. FÜSUN VAROL
- İskemik stroklu hastalarda risk faktörlerinin araştırılması
Investigation of risk factors in patients with ischemic stroke
YAHYA ÇELİK
- Akut koroner sendromlu genç kadın ve erkeklerde homosistein ve lipoprotein (a) düzeylerinin artmış koroner arter hastalığı riski ile ilişkisi
The relation between homocysteine and lipoprotein (a) levels and increased risk of coronary artery disease in young men and women with acute coronary
MEHMET MURAT SUCU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
KardiyolojiDicle ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NİZAMETTİN TOPRAK
- Atherosklerotik kalp hastalıklarında risk faktörleri
Risk factors in the coronary artery disease
MURAT SUHER