Geri Dön

Bie eğitim hastanesinde bası yarası prevalansı ve bası yarası gelişiminde etkili risk faktörleri

Prevalance of pressure ulcers in a teaching hospital and evaluation of risk factors in pressure ulcer development

  1. Tez No: 103591
  2. Yazar: A. K. M. ENAMUL HUQ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. FİKRET TÜZÜN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, Physical Medicine and Rehabilitation
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2001
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bası yaralan; morbid ite ve mortalite riskini arttıran, hastanede yatış süresini uzatan ve tedavi gideri yüksek olan önemli bir sağlık sorunudur. Bu çalışma; yatan hastalarda bası yarası prevalansını ve demografik özelliklerini belirlemek, bası yarası gelişiminde etkili olan risk faktörlerini değerlendirmek ve bakıcı özellikleri ile bası yarası arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak amacıyla yapılan, tanımlayıcı tipte kesitsel bir çalışmadır. Çalışmaya İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'nin tüm kliniklerinde yatan, 483 (% 52,4) erkek ve 439 (% 47,6) kadın olmak üzere toplam 922 hasta alındı. Hastaların sosyodemografik özellikleri, bası yarası gelişiminde rolü olan risk faktörleri, mevcut ve daha önce var olan bası yaralarının özellikleri, bakıcı özellikleri, yatak ve karyola tipi özellikleri değerlendirildi. Hastanemizde bası yarası prevalansı % 7,2 olarak belirlendi. Göz, psikiyatri, kadın doğum ve çocuk hastalıkları servisleri hariç tutulduğunda prevalans % 9,1 olarak bulundu. En sık evre I (% 69,3) bası yarası saptandı. Bunu evre II (% 16), evre III (% 10,2) ve evre IV (% 4,5) bası yaraları izledi. En sık görülen yerleşim yerleri sakrum (% 53,4), topuk (% 14,8), trokanter (% 12,5) ve iskium (% 8) idi. Bulgularımıza göre; ileri yaş (p<0.001), düşük eğitim düzeyi (p<0.001), immobilite (p<0.001), kırık (p<0.001), fekal inkontinans (p<0.001), diare (p<0.05), üriner inkontinans (p<0.001), üriner infeksiyon (p<0.01), üriner kateterizasyon (p<0.001), hipoalbüminemi (p<0.001), sepsis (p<0.05), kilo kaybı (p<0.001), malnütrisyon (p<0.001), hikayede bası yarası varlığı (p<0.001), ilk tanısına eşlik eden hastalık varlığı (p<0.001), bilinç/kognitif durum bozukluğu (p<0.001) ve şu anda ya da daha önceden yoğun bakımda kalma (p<0.001) ile bası yarası arasında anlamlı ilişki mevcuttu. Ancak lojistik regresyon analizi ile ileri yaş, kırık, fekal inkontinans, bilinç bozukluğu, kilo kaybı, daha önceden bası yarası varlığı, 54immobilite, yoğun bakımda kalma ve hipoalbüminemi bağımsız risk faktörleri olarak bası yarası ile ileri derecede anlamlı ilişkili bulundu. Havalı yatak ve elektrikli karyola kullanan hastalarda bası yaralarının daha fazla saptanması (p<0.001); olgularda tedavi ve yeni yara oluşumunu önleme amaçlı havalı yatak ve elektrikli karyola kullanımına bağlıydı. Bakıcıların sosyodemografik özellikleri ile bası yarası görülme sıklığı arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. Bu bulgu çalışmadaki özel eğitim görmüş bakıcı sayısının son derece az olmasına bağlıdır. Bu nedenle“Rehabilitasyon Ünitesi”dahil diğer servislerde çalışan başta hemşireler olmak üzere tüm sağlık personelinin ve bakıcıların bası yarası bakımı konusunda daha fazla eğitime gereksinimi vardır. Hipotezi sınamak için tüm hastane hemşirelerini içeren yoğun bir“Bası Yarası Bakımı”eğitiminden sonra bu çalışmanın tekrarı yapılmalıdır. 55

Özet (Çeviri)

Pressure ulcers constitute a significant health problem among many patients by interfering with morbidity and mortality and prolonge the hospitalization period. The present descriptive cross-sectional study was conducted to determine the prevalance of pressure ulcers among patients hospitalized in a Teaching Hospital and further to investigate the role of possible risk factors on pressure ulcer development. A total of 922 (483 male - 52,4 % and 439 female - 47,6 %) hospitalized patients in the Hospital of Cerrahpaşa Medical Faculty, Istanbul University were included. Sociodemographic features of all the patients, pressure ulcer associated risk factors, the characteristics of present and previous pressure ulcers were evaluated. The prevalance of pressure ulcers was found as 7,2 % in our hospital. This rate increased to 9,1 % if ophtalmology, psychiatry, gynecology and obstetrics and pediatry wards were excluded. Grade I pressure ulcer was the most common (69 %) followed by grade II (16 %), grade III (10 %) and grade IV (4,5 %) ulcers. Sacrum (53,4 %), heels (14,8 %), trochanters (12,5 %) and ischium (8 %) were the most common sites of pressure ulcers. According to the results of the present study, older age (p<0,001), lower educational status (p<0,001), immobility (p<0,001), fractures (p<0,001), fecal (p<0,001) and urinary incontinence (p<0,001), diarrhea (p<0,05), urinary tract infection (p<0,01), urinary catheterization (p<0,001), hypoalbuminemia (p<0,001), sepsis (p<0,05), weight loss (p<0,001), malnutrition (p<0,001), presence of pressure ulcer history (p<0,001), concomittant disease (p<0,001), disorders of consciousness and cognition (p<0,001) and hospitalization in intensive care units (p<0,001) were significantly related to pressure ulcer development. However, after logistic regression analysis, only older age, fractures, fecal incontinence, disorders of 56consciousness and cognition, weight loss, presence of previous pressure ulcer history, immobility, hypoalbuminemia and intensive care history remained as independent risk factors for pressure ulcer development. The cause of the high rates of pressure sores in patients using air-bed, and electrical bedstead (p<0,001) was considered to be due to more common use of these types of beds for patients already had developed pressure ulcers. No significant correlation was demonstrated between sociodemographi- cal characteristics of care givers and the presence of pressure ulcers. This might be the result of a very few number of trained medicals and paramedicals on pressure ulcer prevention and treatment. It was concluded that intensive educational programmes should be carried out for nurses and the medical staff in order to decrease the prevalance of pressure ulcers in this hospital. We are planning to repeat this cross-sectional study after a compherensive pressure ulcer management educational program including all the nurses in the hospital. 57

Benzer Tezler

  1. İlkokul ikinci sınıf matematik programının hedef-davranışlarının ulaşılabilirlik ve tutarlılık yönünden değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    HÜLYA KELECİOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Eğitim ve ÖğretimHacettepe Üniversitesi

    Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YAŞAR BAYKUL

  2. Mimarlıkta gösterge ve simge -eşik aşamasının belirlenmesi-

    Başlık çevirisi yok

    VEYİS ÖZEK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1980

    MimarlıkKaradeniz Teknik Üniversitesi

    PROF. DR. ERDEM AKSOY

  3. Erzincan'da yetiştirilen Hasan bey, şalak, şekerpare, kayısı çeşitlerinin gelişme dönemlerinde meyvede meydana gelen fiziksel ve kimyasal değişmeler ile hasat kriterlerinin saptanması üzerine bie araştırma

    A study on investigation of harvest characteristics and physical and chemical changes during fruit development of hasanbey, şalak, şekerpare apricot cultivars grown in Erzincan

    AHMET EŞİTKEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    ZiraatAtatürk Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

  4. Görsel, görsel-işitsel medyada 3. boyut, nedenleri ve grafik tasarım çözümlemeleri

    Third dimension in visual and audio-visual meida, the reasons and the graphic design analysis

    TÜLAY KAMIŞ

    Sanatta Yeterlik

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Güzel SanatlarMarmara Üniversitesi

    Grafik Ana Sanat Dalı

    YRD. DOÇ. DR. AYKUT ÖZBAY

  5. Tuzluca ve çevresinde jeomorfolojik birimler

    Başlık çevirisi yok

    NİHAT ZAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    Jeoloji MühendisliğiAnkara Üniversitesi

    Y.DOÇ.DR. ALİ FUAT DOĞU