Geri Dön

Atipik antipsikotik ilaç kullanan şizofrenik bozukluklu hastalarda obsesif-kompulsif belirtilerin araştırılması

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 103554
  2. Yazar: BÜLENT KAYAHAN
  3. Danışmanlar: PROF.DR. YUSUF ALPER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2000
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Klozapinin şizofreni tedavisinde kullanılmaya başlanması, bu hastalığın tedavisinde dönüm noktası olarak kabul edilmiştir. Bu ilacın hem klasik antipsikotiklere yanıt veren hem de dirençli şizofrenide, diğer antipsikotiklere göre daha fazla etkinliğe sahip olduğunun gösterilmesi, psikofarmakoloji alanındaki en heyecan verici gelişmelerden biri olmuştur. Klozapinle beraber 'atipik antipsikotik' kavramı ortaya çıkmıştır. Klozapine benzer etki mekanizmasına sahip yeni atipik antipsikotik ilaçlar (Risperidon, olanzapin, quatiapine..vb) şizofreninin tedavisinde kullanılmaya başlamıştır. Tüm yeni antipsikotikler için 'atipiklik1 kavramını kullanmak doğru değildir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda atipik antipsikotiklerin, tipik antipsikotiklere göre yaşam kalitesi, sosyal işlevsellik ve ilaç tedavisine uyum alanlarında üstün olduğu gösterilmesine rağmen, bu ilaçlarla ilgili olarak şizofrenik bozukluklu hastalarda obsesif- kompulsif belirtilerin ortaya çıkmasına neden olduğu veya daha önceden var olan obsesif- kompulsif belirtileri daha da şiddetlendirdiği şeklinde olgu bildirimleri ve bu konuda birkaç çalışma yayımlanmıştır. Obsesif-kompulsif belirtilerin yapılan çalışmalarda, şizofrenik bozukluklu hastalarda olumsuz prognoza neden olduğu, hastayı daha da yetersizleştirdiği, anksiyeteye yol açtığı ve sosyal işlevsellikte de kalıcı ve belirgin bozukluğa neden olduğu gösterilmiştir. Atipik antipsikotik ilaçların gerçekten bu olumsuz yan etkiye neden olup olmadığını saptayabilmek, ve bu konuda bir kanıya varabilmek amacıyla bu çalışmayı yapmanın yararlı olacağı düşünülmüştür. Elde edilecek sonuçların, atipik antipsikotik tedaviyle ilgili olarak klinisyenlerin daha dikkatli olmasına neden olabileceği ve şizofreninin gidişinde ve tedavisinde sorun yaratabilecek obsesif-kompulsif belirtilerin daha iyi anlaşılmasına ve tanınmasına yardıma olacağı düşünülmüştür. Bu çalışmada ülkemizde kullanılmakta olan üç farklı atipik antipsikotikle tedavi edilen bir grup hastayla, tipik antipsikotiklerle tedavi edilen bir grup hasta iki aylık izlem boyunca birincil amaç olarak obsesif-kompulsif belirtilerin ortaya çıkması veya daha önceden var olan obsesif-kompulsif belirtilerin daha da şiddetlenmesi yönünden karşılaştırıldı. Bunun dışında atipik ve tipik antipsikotik kullanan hastalar depresif belirtiler, bilişsel işlevler, pozititif psikotik ve negatif belirtiler yönünden de karşılaştırıldı. Bu arada hastalarda değerlendirilen tüm ölçekler ve kullanılan ilaç dozları arasında da anlamlı ilişki olup olmadığına bakılmıştır. Çalışmaya 18-55 yaşlan arasında, DSM-IV ölçütlerine göre şizofrenik bozukluk tanısı alan, atipik antipsikotik grubunda 38 ve tipik antipsikotik grubunda 25 olmak üzere toplam 63 hasta alındı. Atipik antipsikotik grubunda 7 ve tipik antipsikotik grubunda 1 hasta ilk 56görüşmeden sonra değişik nedenlerden dolayı çalışmadan ayrıldılar ve izlemleri yapılamadı. Değerlendirmeler 55 hastayla iki ay boyunca sürdürüldü. Çalışma deseni, değerlendirmeleri yapan araştırmacı hastaların kullandığı ilaçlara kör olarak planlandı. Hastalarda obsesif- kompulsif belirtiler Y-BOCS ölçeğinin Obsesyonlar için alt ölçek toplam puanı, Kompulsiyonlar için alt ölçek toplam puanı ve Y-BOCS tüm ölçek toplam puanı dikkate alınarak değerlendirildi. Depresif belirtiler HDRS, bilişsel işlevler KKM, pozitif psikotik belirtiler SAPS, negatif belirtiler ise SANS ölçekleri kullanılarak değerlendirildi. Her iki hasta grubu arasında obsesif-kompulsif belirtilerin ortaya çıkması veya daha önce var olan obsesif-kompulsif belirtilerin şiddetlenmesi yönünden anlamlı fark saptanmadı. Her iki hasta grubunda da depresif belirtiler, bilişsel işlevler, pozitif psikotik belirtiler ve negatif belirtilerde iki aylık izlem boyunca anlamlı düzelme görüldü. Atipik antipsikotik grubundaki hastalarda anlamlı olarak daha yüksek dozlarda antipsikotik ilaç ve SRİ kullanılırken, tipik antipsikotik grubunda anlamlı olarak daha yüksek dozda antikolinerjik ilaç kullanıldığı saptandı. 57

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Şizofreni, tedaviye bağlı ekstrapiramidal sendromlar ve diabet ilişkisi

    The relationship between schizophrenia, extrapyramidal syndromes related to the treatment and diabetes

    PERVİN ÖZTÜRK KARAKAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    PsikiyatriGazi Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. ASLI ÇEPİK KURUOĞLU

  2. Şizofren hastalarda risperidon ve haloperidolün bilişsel işlevler üzerine etkilerinin araştırılması

    The Cognitive efficacy of haloperidol and risperidone in schizophrenia

    MEHMET FİLİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    PsikiyatriGata

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. SERVET EBRİNÇ

  3. Feniletilaminle ratlarda oluşturulan deneysel şizofreni modelinde nöroleptikler ve diltiazemin etkisi

    The Effect of neuroleptics and diltiazem on animal models of schizophrenia wich occured with PEA

    SERPİL KARAKAYA

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Eczacılık ve FarmakolojiAtatürk Üniversitesi

    DOÇ.DR. NUR BANOĞLU

  4. Atipik mikrobakterilerin izolasyon ve idantifikasyonu

    Başlık çevirisi yok

    RAŞİT ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Göğüs HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  5. Çeşitli muayene maddelerinden izole edilen atipik mikobakteriler

    Başlık çevirisi yok

    MUHSİN ATİK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    Mikrobiyolojiİstanbul Üniversitesi

    PROF.DR. ÖMER KASIMOĞLU