Geri Dön

Displastik nevüs histolojik tanı kriterleri ve bunların diğer melanositik tümörlerden ayırımındaki yeri

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 103545
  2. Yazar: AYLA YÜCETÜRK
  3. Danışmanlar: PROF.DR. GÜLŞEN KANDİLOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2000
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Patoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

7. ÖZET Melanositik nevüsler malign melanoma (MM) öncülük etmeleri veya klinik ve histolojik olarak MM'u taklit etmeleri bakımından önemlidir. Akkİz melanositik nevüslerde meydana gelen malign transformasyon basamakları Clark tarafından tanımlanmıştır. MM gelişiminde bilmen en güçlü risk faktörü dİsplastik nevus (DN) varlığı ve yüksek sayıda olmasıdır. Ancak DN'ün klinik ve histolojik kriterleri konusunda tam bir fikir birliğine varılabilmiş değildir. Bu nedenle DN'lerin görülme sıklığının belirlenmesinde ve sonuç olarak malign transformasyon oranlarının karşılaştırılmasında güçlükler yaşanmaktadır. Çalışmamızın amacı, kaynaklarda DN tanısında kullanılan histolojik parametreleri gözden geçirmek ve bunları DN'ler, displazi bulguları taşıyan diğer nevüsler (DBTN) ve insitu komponenti bulunan yüzeyel yayılan malign melanom (YYMM) olgularında uygulayarak ayırıcı tanıya katkılarım araştırmaktır. Ayrıca p53, Ki-67 ve HMB-45 pozitifliğinin DN-MM İS tanısına katkısı araştırıldı. Bu çalışmada 1993-2000 yıllan arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı'na gelen 62 hastadan alman 16'sı kompound, 4'ü junctional, toplam 20 DBTN, 29'u kompound 11 'i junctional 40 DN ve 9'unda invaziv komponentin bulunduğu 15 YYMM olmak üzere 75 melanositik lezyon incelendi. Yaş ortalaması DBTN olgularımızda 24.8, DN'lerde 32.0 ve YYMM'da 45.1 olmak üzere giderek artıyordu. Kadın/erkek oram DBTN (1.2/1) ve DN'de (1/1.1) birbirine yakın, YYMM'da kadınlarda daha fazla (2.8/1) idi. Lezyon çapı ortalaması DBTN'de 4.3 mm, DN'de 6.1 mm, YYMM'da 15.4 mm olmak üzere giderek artan bir değer gösterdi. En sık yerleşim DBTN(% 50) ve DN'de (% 42.5) sırt bölgesi, YYMM'da ekstremitelerde (% 60) idi. DBTN-DN ayırıcı tanısı: Yapısal atipi bulgularından lentijinöz hiperplazi sürekliliği, köprüleşme, junctional odaklarda şekil-boyut farklılığı, junctional odaklarda düzensiz dağılım, omuz fenomeni (kompound nevüslerde), sitolojik atipi bulgularından nükleer şekil farklılığı, nükleer boyut farklılığı, belirgin eozinofüik nükleolus, büyük sitoplazma, sitoplazmada toz şeklinde pigment varlığı, host reaksiyonu bulgularından dermişte damarlanmada artış, perivasküler lenfosit infiltrasyonu ve fibroplazi değerlendirmeye alındı. Yapısal atipi bulgularından köprüleşme (pO.001), junctional odaklarda şekil boyut farklılığı ve düzensizliği (p<0.001), host reaksiyonu bulgularından dermişte damarlanmada artış (pO.001) ve perivasküler lenfosit infiltrasyonunun (p=0.006) DBTN-DN ayırıcı tanısında anlamlı ve yüksek geçerlilik değerlerine sahip olduğu görüldü. Sitolojik atipi bulgularından 71nükleer boyut farklılığı ki-kare testinde anlamlı bulundu (p<0.001), ancak geçerlilik değerleri orta derecedeydi. DN tanısında önemli bir kriter olarak bilinen nükleer boyut farklılığının çalışmamızda orta derecede değerli bulunmasının nedeni kontrol grubumuzun displazi bulguları taşıyan nevuslar olmasından kaynaklanmıştır. DBTN-DN ayırıcı tanısında kullanılan parametrelerin skorları toplanarak elde edilen toplam skor frekans tablolarında en uygun cut-off noktası 8-9, sadece kompound nevüsler değerlendirildiğinde 9-10 olarak bulundu. Bu noktalardan kesilen grupların geçerlilik değerleri bütün grup ve dermal komponentli grupta sırasıyla; DN tam duyarlılığı % 95 ve % 93.1; seçicilik % 70 ve % 68.8; pozitif prediktif değer % 86.4 ve % 84.4; negatif prediktif değer % 87.5 ve % 84.6 bulundu. Bu şekilde parametre skorlarının toplanması ile elde edilen ayırıcı tam değerlerinin, tek tek kullanılması ile elde edilenlerden daha yüksek olduğu görüldü. DN-MM İS ayırıcı tanısı: Epidermis içerisindeki melanositik proliferasyon derecesini ve sitolojik atipiyi gösteren parametreler yanısıra, diffüz epidermal hiperplazi ve dennada diffîiz lenfosit infiltrasyonu bulguları değerlendirmeye alındı. İki grubun ayırıcı tanısında lentijinöz hiperplazi sürekliliği ve sıra sayısı, pagetoid yayılım seviyesi ve yaygınlığı, nükleer boyut farklılığı ve diffüz epidermal hiperplazi anlamlı bulundu (p<0.001). Ayrıca bu parametrelerin yüksek duyarlılık ve seçicilikle birlikte yüksek prediktif değerlere sahip olduğu görüldü. Belirgin eozinofîlik nükleolus (p<0.001), büyük sitoplazma (p<0.001), sitoplazmada toz şeklinde pigment (p=0.013) ve dermal diffüz lenfosit infiltrasyonu (p<0.001) ki-kare testinde anlamlı bulundu. Ancak geçerlilik değerleri orta derecedeydi. DN-MM İS ayırıcı tanısında kullanılan parametrelerin skorları toplanarak elde edilen toplam skor frekans tablosunda en uygun cut-off noktası 7-8 olarak saptandı. Bu noktadan kesilen grupların geçerlilik değerleri çok yüksek bulundu. Bu sonuçlar DN-MM İS ayırıcı tanısının DBTN-DN ayırıcı tanısına göre kaynaklarda da belirtildiği şekilde daha kolay yapılabileceğini gösterdi. HMB-45 ile kompound DN'lerde % 48 olguda fokal, heterojen yüzeyel dermal komponent boyanmaya karşılık, invaziv komponenti bulunan YYMM olgularının tamamında invazyon alanlarında yüzeyel ve derin dermal boyanma görüldü. Ayırıcı tam zorluğu çekilen olgularda yardımcı bir metod olarak kullanılabileceği düşünüldü. Buna karşılık, Ki-67 ve p53 ile DN ve 72YYMM'da literatürle uyumlu olarak, az sayıdaki olguda ve az miktarda boyanma görüldü. Ayırıcı tanıda kullanılabilirliğinin olmadığı düşünüldü. Sonuç olarak seçtiğimiz parametrelerin ve skorlama sisteminin bu üç lezyonun ayırıcı tanısında yüksek geçerliliğe ve düşük hata oranına sahip olduğu görüldü. Literatürde bu üç grup arasında ayırıcı tam açısından yapılan az sayıda çalışma vardır. Kullanmış olduğumuz bu parametreler ve skorlama sisteminin daha geniş serilerle yapılacak yeni çalışmalarla desteklenmesi ile günlük uygulamada karşılaşılan sorunların çözümüne ışık tutacağı kanısındayız. 73

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Nevositik pigmante lezyonların gelişiminde etkili faktörler

    Başlık çevirisi yok

    FERHENG CEMŞİDZADE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    Dermatolojiİstanbul Üniversitesi

    PROF.DR. AGOP KOTOĞYAN

  2. Melanositik nevüslerde ve malign melanomda olası genetik değişikliklerin ve mikrosatellit instabilitelerinin sitogenetik ve moleküler genetik yöntemlerle araştırılması

    The Investigation of putative genetic alterations and microsatellite instabilities in melanocytic nevi and malignant melanoma by using cytogenetic and molecular genetic techniques

    AYŞEN TEZEL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Tıbbi BiyolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Tıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MERAL SAKIZLI

  3. Nevüslerde dijital epiluminesans mikroskopi muayene bulgularının histopatolojik muayene bulguları ile korelasyonu

    The Correlation between digital epiluminescence microscopy and histopathologic examination findings

    METE BABA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    DermatolojiÇukurova Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. Y. GÜL DENLİ

  4. Larinksin preinvaziv epiteliyal lezyonlarında uygulanan Dünya Sağlık Örgütü (1991) ve Ljubljana (1997) sınıflandırmalarının immundokukimyasal işaretleyiciler (Ki-67, p53, CD34) kullanılarak karşılaştırılması (54 olgu)

    To compared with the World Health Organization (1991) ve Ljubljana classifications applied for the laryngeal preinvasive epithelial lesions by using immunohistochemical markers

    SELMA ŞENGİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    PatolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. UĞUR PABUÇÇUOĞLU