Larenksin skuamöz hücreli karsinomunda mikrodamar yoğunluğu ve p53 tümör süpresör genin prognoz üzerine etkisi
Intratumoral microvessel density and p53 protein: Correlation with prognosis in laryngeal squamous-cell carcinoma
- Tez No: 103468
- Danışmanlar: PROF.DR. LEYLA MEMİŞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Patoloji, Pathology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2001
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gazi Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Patoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
70 ÖZET Bu çalışmada laringeal karsinomlarda çeşitli klinikopatolojik değişkenlerin p53 onkogen ve mikrodamar yoğunluğu arasındaki ilişkileri ve bunların prognoz üzerindeki etkileri araştırıldı. P53 ekspresyonu ve mikrodamar yoğunluğu immmünhistokimyasal olarak 68 laringeal karsinom olgusunda değerlendirildi. Olguların tümünde klinik izlem verilerine ulaşıldı. Hastaların takip süreleri 1 ay ile 96 ay arasında değişmekte idi. Mikrodamar yoğunluğu 68 olgunun 18'inde (%26.5) yüksek bulunurken, 50 olguda (%73.5) düşüktü. Nüks görülen 8 hastanın 1'inde (%12.5) düşük, 7'sinde (%87.5) yüksek oran saptandı ve mikrodamar yoğunluğu ile hastalıksız yaşam süresi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki gözlendi (p<0.01). Ayrıca tümörün differansiyasyonu, evresi, lokalizasyonu, tümör ülserasyonu, kıkırdak, ekstralaringeal yağ doku invazyonu ve lenf nodu metastazı ile mikrodamar yoğunluğu arasında ilişki saptanmadı (p>0.05). Mikrodamar yoğunluğu ile sağkalım arasında ilişki bulunmadı (p>0.05). Buna karşın hastalıksız yaşam süresi ile arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkili saptandı (p<0.01). P53 ekspresyonu olguların %38.2'sinde saptandı. P53 indeksi ile ise olguların %79.4'ünde düşük boyanma, %20.6'sında yüksek boyanma belirlendi. Mikrodamar yoğunluğunda olduğu gibi hiçbir klinikopatolojik parametre ile istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmadı (p>0.05). Sağkalım ve hastalıksız yaşam süresi ile p53 ekspresyonu arasında da ilişki yoktu (p>0.05). Ancak ilginç bir bulgu olarak p53 indeksi ile mikrodamar yoğunluğu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki görüldü (p<0.01)71 Sonuç olarak bu çalışma ile larinksin skuamöz hücreli karsinomunda lenf nodu metastazı ve lokal nüksün bağımsız prognostik faktör olduğu saptanmıştır. Mikrodamar yoğunluğu lokal nüksün önceden belirlenmesinde yararlı bir faktör olarak kullanılabilir. p53'ün ise prognostik önemi olmamasına karşın, anjiogenezisi indükleyerek bu proçese katkı sağladığı düşünülmüştür.
Özet (Çeviri)
72 SUMMARY The aim of this study was to investigate whether there was a correlation between p53 oncogen expression and microvessel density (MVD) and established clinicopathological variables in laryngeal squamous cell carcinomas as well as survival times. Expression of p53 and MVD in 68 laryngeal carcinomas was investigated immunohistochemically. All of the cases were followed up until time of death or median survival time of 36.2±1.7 months, ranging from 1 to 96 months. MVD was low in 18 of 68 cases (%26.5), and high in other 50 cases (%73.5). Seven of patients who had high MVD developed local recurrence whereas only one patient with low MVD developed local recurrence. A positive correlation was found between MVD and local recurrence (p<0.05), but there was no correlation with differentiation, stage, localization and ulseration of tumor, cartilage and extralaryngeal soft tissue invasion and metastasis of lymph nodes (p<0.05). Although no correlation was found between MVD and overall survival, there was a positive relationship between MVD and disease free survival. P53 expression was detected in %38.2 cases. There was no correlation between P53 expression and established clinicopathological parameters, overal survival and disease free survival. Howevar correlation between p53 index and MVD was statistically significant (p<0.01). As a conclusion lymph node metastasis and local recurrence are found to be independent prognostic factors in laryngeal squamous cell carcinoma. Also MVD can be used as a predictive factor of local recurrence which is one of the most73 important prognostic determinant. Although p53 may have a role in the angiogenesis its not a useful predictor of prognosis in laryngeal carcinoma.
Benzer Tezler
- Larenksin bazaloid skuamöz hücreli karsinomu, az rastlanılan bu histopatolojik varyantın prognostik değerlendirilmesi
Basoloid squamous cell carcinoma of the larynx and prognostic significance
MURAT ŞİRİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1999
Kulak Burun ve Boğazİstanbul ÜniversitesiKulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SAMİ KATIRCIOĞLU
- Larinks skuamöz hücreli karsinomlarında CD44 ekpresyonu ve ortalama nükleer volümün histolojik derece, anatomik lokalizasyon ve bölgesel lenf nodu metastazı ile ilişkisinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
MEHMET FATİH KUYUCUOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1998
PatolojiDokuz Eylül ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. H. UĞUR PAPUÇCUOĞLU
- Larinksin skuamöz hücreli karsinomlarında proliferating cell nuclear antigen ile BCL-2 ekspresyonunun anlamı
Başlık çevirisi yok
ÇETİN BORAN
- Larenks karsinomlarında (Skuamoz hücreli karsinom) in situ hibridizasyon yöntemi ile human papillomavirüs (HPV) araştırılması
Investigation of human papillomaviruses in larynx squamous cell carcinoma with in situ hibridazition technic
NASER DADASHZADEH
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1999
Kulak Burun ve BoğazMarmara ÜniversitesiKulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ALPER TUTKUN
- Larenksin polipöz lezyonlarında etyo-patogenez, klinik seyir ve tedavi sonuçları
Başlık çevirisi yok
MUSTAFA PAKSOY