Memenin duktal intraepitelyal neoplazilerinde morfolojik değerlendirme ve C-erb-B2 onkogen ekspresyonu
Morphological examination about ductal intraepithelial neoplasia in breast and C-erb-B2 oncogen expression
- Tez No: 103461
- Danışmanlar: PROF.DR. ZERRİN CALAY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Patoloji, Pathology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2001
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Patoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Çalışmamızda 611 intraduktal hiperplazi (İDH), 24 atipik intraduktal hiperplazi (AİDH) ve 32 duktal karsinoma in situ (DKİS) olgusunun, intraduktal proliferatif lezyonların tanı, terminoloji ve ayırıcı tanıları konusunda yeni yaklaşımlar getiren DİN klasifikasyon sisteminin çerçevesi içinde değerlendirdik. Ayrıcı tanıda morfolojiye yardımcı olabileceğini düşündüğümüz C-erb B2 onkogen ekspresyonunu 94 olguda (19 AİDH, 30 DKİS ve karşılaştırma amacıyla 45 İDH) immünohistokimyasal metodlarla araştırdık. Çalışmamızda İDHli olgularda tanıda herhangi bir zorluk yaşanmadı. AİDHlerde ise; DKiSlann sitolojik ve yapısal özelliklerini tek başına veya klasik İDH paternleriyle birlikte gösteren olgularda, DİN klasifikasyonu sisteminin getirdiği kuantitatif bir değerlendirme olan w2 mm kuralı" nın uygulanması sayesinde tanıya gidilebildi. Ancak in situ karsinomların sitolojik özelliklerini göstermelerine rağmen, klasik İDH paternlerini taklit eden olgularda ise ayırıcı tanıda morfolojinin yetersiz kaldığını ve patologun tecrübe ve görüş açısının daha ön plana çıktığını düşündük. DKİS'lu olgularımızın DİN klasifikasyonu sisteminin ortaya koyduğu kriterlere göre gradelediğimizde, oldukça kolay uygulanabilir ve pratik olmasına rağmen; özellikle intermediate grade'li (grade II-DİN 2) olgularda bu sistemin grade'leme konusunda netlik kazandıramadığı, açık kalmış noktalar bulunduğunu gözlemledik. Çalışmamızda intraduktal proliferatif lezyonların spektrumu içerisinde yer alan İDH, AİDH, DKİSIarda gruplar arasında C-erb B2 onkogen ekspresyonu açısından istatistiksel olarak oldukça anlamlı farklar bulunduğunu gösterdik (p<0.001). Ayrıca DKİS'larda grade, hücre boyutu ve pleomorfik nükleer atipi gibi parametreleri ayrı ayrı değerlendirip C-erbB2 onkogen ekspresyonu ile karşılaştırdığımızda istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar elde ettik. Bu sonuçlar, C-erbB2 onkogen ekspresyonunun intraduktal proliferatif lezyonlarda ayırıcı tanıda ve prognostik çalışmalarda kullanılabilecek oldukça değerli bir bulgu olduğunu göstermektedir. 69
Özet (Çeviri)
SUMMARY In our study, we examined 611 cases of intraductal hyperplasia (IDH), 24 cases of atypical intraductal hyperplasia (AIDH) and 32 cases of ductal carcinoma in situ (DOS) in the frame of DIN classification system that provides new perspectives for diagnosis, terminology and differential diagnosis on the intraductal proliferative lesions. We evaluated 94 cases (45 IDH, 19 AIDH, 20 DOS) by immunohistochemical methods to show C-erb B2 oncogen expression which we believe that it provides some help for the morphological diagnosis. We have faced no difficulties in diagnosis of intraductal hyperplasia. But in atypical intraductal hyperplasias, we found groups that show cytological and structural features of DCIS in pure form or together with classical IDH patterns. We diagnosed these cases by the help of“2 mm rule”which is a quantitative method that is provided by DIN classification system. In other group of lesions, we found both cytological features of DOS and classical structural features of intraductal hyperplasias in the same lesions. For the differential diagnosis of these type of lesions; we think that only morphological diagnosis is not enough and the vision of the pathologist gets more important role in diagnosis. When we graded our DCIS cases according to the criterias of DIN classification system, although we found that it is easy to use and pratical, there are some difficulties especially in the diagnosis of intermediate grades (grade n, DIN 2) In our study we showed that there are great statistically meaningfull differences in between intraductal proliferative lesions (IDH, AIDH, DCIS) when we compared with C-erb B2 oncogen expression (p<0.001). In DCIS cases, we also studied relationships in between C-erb B2 oncogen expression and parameters such as, grade, cell size and pleomorphic nuclear atypia. We also found statistically meaningfull differences with these parameters. Finally, these findings shows that C-erb B2 oncogen expression has an important role in differential diagnosis of intraductal proliferative lesions and it can be used in prognostic studies. 70
Benzer Tezler
- Memenin invaziv duktal karsinomunda ekstensiv intraductal komponentin belirlenmesinde mammografinin değeri
Mammgoraphic features predicting an extensive intraductal component in infiltrating ductal carcinoma
BANU ÖZBEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1998
Radyoloji ve Nükleer TıpDokuz Eylül ÜniversitesiRadyodiagnostik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. PINAR BALCI
- Memenin infiltratif duktal karsinomlarında AgNOR yönteminin prognozdaki yeri ve önemi
Başlık çevirisi yok
ETHEM ÖMEROĞLU
- Memenin invaziv duktal karsinomlarında“proliferating cell nuclear antigen”in diğer prognostik faktörler ile karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
YÜKSEL OKUMUŞ