Geri Dön

Ters akımlı deri-kas flebi - yeni bir flep modeli- (deneysel çalışma)

Reverse circulation of myocutaneous flap, -a new flap model- (an experimental study)

  1. Tez No: 103098
  2. Yazar: ŞÜKRÜ YAZAR
  3. Danışmanlar: PROF.DR. İBRAHİM YILDIRIM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Plastic and Reconstructive Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2001
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET: Bu deneysel çalışmada klasik kas-deri fleblerinden farklı olarak, derinin arteriolar dolaşımı araeılığıyla kas-deri perforanları üzerinden yani deriden kasa doğru ters yönde akımla kas dokusunun kanlanması ve yaşayıp yaşayamayacağı araştırıldı. Deri ve kas dokusunu birlikte içeren ve kanlanması inferior yüzeyel epigastrik damarlar tarafından sağlanan yeni bir flep modeli tasarlandı ve“ters akımlı deri-kas flebi”olarak adlandırıldı. 154 erkek Wistar Albino sıçanı üç gruba ayrıldı. Yeni flep modeli çalışmada hemen ve gecikmeli olarak iki ayrı grupta incelendi. Grup A: Standart vertikal rektus abdominus kas- deri flebi; bu flebin kanlanması superior derin epigastrik damarlar tarafından sağlanmaktadır (n=48). Grup B: Hemen kaldırılan ters akımlı deri-kas flebi (n^53). Grup C: Gecikmeli ters akımlı deri-kas ilebi (n=53) bu iki gruptaki yeni tasarlanmış fleblerin kanlanması yukarıdada belirtildiği gibi inferior yüzeyel epigastrik damarlar tarafından sağlanmaktadır. Deri flep alanları her sıçanda ameliyattan sonra 5. güne kadar her gün gözlendi. Flebler kaldırıldıktan sonra; hemen, 2. ve 7. günlerde mTc-MIBI ile kas sintigrafısi yapıldı. Flebler kaldırıldıktan sonra; hemen ve 2. haftada mikroangiografı çekildi. Flebler kaldırıldıktan sonra; 2. ve 6. haftalarda histopatolojik yöntemler kullanılarak kas dokusunun kanlanması ve yaşaması değerlendirildi. Yaşayan deri flep alanlarının yüzdelik ortalama değerleri ameliyattan sonra 5. günde sırasıyla; Grup A' da: % 96.4 (SD: ± 5.2), Grup B' de: % 84.9 (SD: ± 21.6) ve Grup C de: % 91.0 (SD: ± 16.8) idi. Gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (ANOVA, p>0.05). Mikroangiografı yöntemi ile deriden, kas-deri perforanları aracılığıyla kas dokusuna doğru kan akımı gösterildi. Flep kasındaki radyoaktif madde tutulumu karşı sağlam kas ile kıyaslanarak yüzde olarak ifade edildi. Kasta tutulan radyoaktif maddenin ortalama yüzde değerleri; Grup A' da flep kaldırıldıktan sonra; hemen, 2. ve 7. günlerdeki değerleri sırasıyla, % 90.1 (SD: ± 4.9), % 62.5 (SD: ± 13.5) ve % 88.3 (SD: ± 12.0) idi. Grup B' de % 53.7 37(SD: ± 7.1), % 63.6 (SD: ± 14.1) ve % 89.2 (SD: ± 18.1) idi. Grup C dc % 64 (SD: ± 7.8), % 75.5 (SD: ± 9.8) vc % 92.8 (SD: ± 40.1) idi. Grup A' da Hep kaldırıldıktan hemen sonra flep kasında radyoaktif madde tutulum değerlerinde Grup B ve C ye oranla istatistiksel olarak anlamlı yükseklik saptandı (p<0.05, ANOVA). Ancak Grup B ve Grup C arasında flep kaldırıldıktan hemen sonra Hep kasında radyoaktif madde tutulum değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (p>0.05, ANOVA). Ayrıca flep kaldırıldıktan 2 ve 7 gün sonra flep kasında radyoaktif madde tutulum değerlerinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tesbit edilmedi (p>0.05, ANOVA). Ilistopatolojik incelemelerde yaşayan kas dokusunda anlamlı atrofı olmadığı gösterildi ve gruplar arasında histopatolojik olarak belirgin farklılık gözlenmedi. Bu sonuçlar bize tasarlanan yeni flep modelinde kas dokusunun kanlanmasının, deri mikro dolaşımı aracılığı ile kas-deri perforanları üzerinden ters yönde kan akımıyla sağlandığını ve bu yeni Hep modelinin flep cerrahisinde kullanılabileceğini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.