Geri Dön

Geniş kansellöz kemik defektlerinin iyileşmesinde perkütanöz otolog kemik iliği enjeksiyonunun kantitatif ve kalitatif olarak değerlendirilmesi (Deneysel çalışma)

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 102990
  2. Yazar: EROL ERTÜRK
  3. Danışmanlar: DOÇ.DR. MEHMET ARAZİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2001
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Selçuk Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

7. ÖZET Amaç: Bu çalışmada, deneysel olarak tavşanlarda femur distalinde oluşturulan geniş boyutlardaki kansellöz kemik defektinin iyileşmesi üzerine otojenik perkütanöz kemik iliği enjeksiyonunun etkilerinin hem kantitatif olarak kemik mineral dansite ölçümleri hem de histolojik olarak araştırılması amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Ortalama ağırlıkları 2,6 kg olan 18 adet Yeni Zellanda beyaz tavşanına genel anestezi altında bilateral femur distalinde, kondiller boyunca 6mm çapında kansellöz kemik defekti oluşturuldu. Hayvanlar: sağ femur distali kontrol ve sol femur distali deney grubu olarak iki grupta adlandırıldı. Oluşturulan defektlere, kontrol grubunda serum fizyolojik enjeksiyonu, deney grubunda lcc otojenik kemik iliği enjeksiyonu perkütanöz olarak yapıldı. Femur distal bölgesinin defekt oluşturulduktan hemen sonra, 2., 4., 6. ve 8. haftalarda DEXA (Dual energy X-ray absorbsiometry) tekniği ile kemik mineral dansite ölçümleri yapıldı. Tüm tavşanlar 8. haftanın sonunda sakrifiye edilerek, defekt bölgesini içeren femur distali çıkartıldı ve histolojik değerlendirme yapıldı. Bulgular: Kontrol grubunda O.hafta ile 8. hafta arasındaki kemik mineral dansite (KMD) ölçümlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark oluşmazken, kemik iliği enjeksiyonu yapılan grupta O.hafta ile 8. hafta kemik KMD değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark oluştu (p<0,05). İki grup arasında ise 8. haftanın sonundaki KMD değerlerinde deney grubu lehinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p=0,01). Histolojik çalışmada ise kontrol grubundaki tüm örneklerde defekt bölgesinde kemik iyileşmesi ve köprüleşmesine ait bulgulara rastlanmamış ve defekt bölgesinde bağ dokusu elemanları ve yağ hücreleri ile iyileşme görülmüştür. Deney grubunda ise 13 örnekte (%72) defekt bölgesinde trabeküler kemik dokusu ve osseoz kemik dokusu ile iyileşme görülmüştür. Diğer 5 örnekte (%28) ise kontrol grubunda hiç görülmeyen yer yer kemik dokusuna rastlanırken daha çok sıkı bir bağ dokusu ile iyileşme görülmüştür. Sonuçlar: Perkütanöz kemik iliği enjeksiyonu, geniş boyutlardaki kansellöz kemik defektlerinin iyileşmesinde kemik oluşumu ve osteogenesis! stimule ederek olumlu yönde etkilemektedir. Kansellöz kemik defektlerinin iyileşme ve kemik mineralizasyonunu artırmaktadır. Teknik aynı zamanda kolay uygulanabilir, minimal invazif ve ucuz bir yöntemdir. Fakat gelecekte, kemik iliği greftlemesine ait bilinmeyenler etkileri tesbit etmek için çalışmalar yapılmalıdır. 52

Özet (Çeviri)

SUMMARY Aim: In this study, we aimed to evaluate the effects of percutaneous autogenic bone marrow injection to critical size cancellous bone defects in rabbit femora, using by bone mineral density measurment (BMD) and histological methods. Material and Method: Eighteen New Zelland White rabbits were used in this study. Mean weight were 2.6 kg. Bilateral 6mm diameter cancellous bone defects were created at the distal femora through to the condyles under general anasthesia. Animals were divided into two groups as their sides, the left one and right one. Right sides were accepted control group and left sides were experiment group. 1 cc salin solution were injected to the control group defects. In contrast, 1 cc bone marrow aspirate was injected to the other group via percutanously. The BMD of defects area were elavuated by dual-energy X-Ray absorbtiometry method in the period of postoperative 1 st day and 2, 4, 6, 8th weeks. All animals were sacrified and distal femoras were removed for the asssestment of the histology at the end of the 8th week postoperatively. Results: There was no statistical difference between 0 and 8 week BMD results in the control group. But we observed significant difference in the bone marrow injection group at the same period (p< 0.05) We observed good BMD results which is significantly increased at the bone marrow injection group. At the end of the study we also observed significant difference in BMD results between two groups (p=0.01). Histological appreance and evaulation of the control group had the defects contained by connective tissue and fatty cells but there were no osseous bridging through to the defect. In other hand 13(72%) defects were healed with osseous bridges and 5(28%) defects were healed by combined thigt connective tissue and a bit of osseous tissue in the experimental group Conclusions: We assumed that percutaneous autolog bone marrow injection stimulate the osteogenesis and new bone formation to healing of the critical size cancellous bone defects. We recommended this method because of its cost-effective, minimal invasive, easy to apply and also raised-up BMD values of cancellous defects. However, future studies should be performed to determine some obscure effects of bone marrow grafting. 53

Benzer Tezler

  1. Kemik defektlerinde segmental kemik transferi

    Segmental bone transport in the segmental bone defects

    MEHMET TURGUT KIRKGÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Ortopedi ve TravmatolojiDicle Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. N. SERDAR NECMİOĞLU

  2. Larinks papillomları, prekanseröz ve kanseröz lezyonlarında in situ hibridizasyon tekniğiyle HPV DNA pozitifliğinin saptanması

    Başlık çevirisi yok

    ÖMER YALÇIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    PatolojiTrakya Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. A. KEMAL KUTLU

  3. Implementation of IBM binary synchronous communication protocol on burroughs large systems

    IBM ikili eşzamanlı veri iletişim protokolünün burroughs büyük boy sistemlerinde gerçekleştirimi

    SONER ÖNDER

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1988

    İletişim BilimleriOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    DOÇ. DR. PAYİDAR GENÇ

  4. Broadband impedance matching by parametric approach using simulated annealing

    Başlık çevirisi yok

    A.PINAR ÖNEN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1990

    Elektrik ve Elektronik MühendisliğiOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Elektrik-Elektronik Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ZAFER ÜNVER

  5. Geniş bandlı transformatörsüz empedans uydurucu devrelerin toplu devre elemanlarıyla tasarımı

    Başlık çevirisi yok

    A.NACİ GÜRE

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Elektrik ve Elektronik MühendisliğiAnadolu Üniversitesi

    Elektrik-Elektronik Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BİNBOĞA SIDDIK YARMAN