Geri Dön

TÜRK İNKILABINDA TIBBİYELİLER VE İDEOLOJİLERİ (1923-1942)

POLITICIAN PHYSICIANS IN THE TURKISH REVOLATION AND THEIR IDEOLOGIES (1923-1942)

  1. Tez No: 1021160
  2. Yazar: BERKAY KOÇAK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALİ SATAN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Siyasal Bilimler, Türk İnkılap Tarihi, Political Science, History of Turkish Revolution
  6. Anahtar Kelimeler: Hekimler, Mekteb-i Tıbbiye, Seçkinler, İdeoloji, İnkılaplar, Physicians, Mekteb-i Tıbbiye, Elites, Ideology
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, ordu için modern tıp bilgisine sahip cerrah ve hekim yetiştirmek amacıyla kurulan ve Avrupai bir eğitim sunan Osmanlı İmparatorluğu'ndaki öncü kurumlardan biriydi. Evvela“Nizam-ı Cedid”hareketi kapsamında Osmanlı donanmasına cerrah ve hekim yetiştirmek için 1806 yılında“Tersane-i Âmire Tabiphânesi”kuruldu fakat ömrü çok uzun sürmedi. 1827'de kurulan“Tıphâne-i Âmire ve Cerrahhâne-i Ma'mure”ise Avrupa ile eşdeğer bir tıp eğitimi için yeterli görülmedi. Bu sebeple, yeniden yapılandırılan bu okul“Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şâhâne der Asitâne-i Aliyye”ismiyle 1839'da eğitime başladı. İzleyen yıllarda“Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane”ismi kullanıldı. Eğitim programı da Sultan II. Mahmud'un okula muallim olarak atadığı Dr. Karl Ambros Bernard tarafından Avusturya Josephinum Askeri Tıp Cerrahi Akademisi programı esas alınarak yeniden düzenlendi. Batı medeniyetini yakalamak hedefiyle kurulmuş bir Türk tıp okulu olan Mekteb-i Tıbbiye'den sadece hekim değil pek çok aydın ve siyasetçi de yetişti. Osmanlı İmparatorluğu'nda Tanzimat dönemine Keçecizade Fuat gibi bir sadrazam kazandıran Mekteb-i Tıbbiye'de Osmanlı'nın son dönemine damga vuracak İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin öncülü İttihad-ı Osmanî Cemiyeti kuruldu. Gelişen süreçte İttihat ve Terakki Cemiyeti II. Meşrutiyet'in ilânını sağlayıp iktidara geldiğinde cemiyetin merkez-i umumisinde“Doktorlar Grubu”olarak anılan Dr. Nâzım, Dr. Bahaettin Şakir ve Dr. Rüsuhi Beyler etkin konumdaydılar. Yine bu dönemlerde tıbbiyeliler Osmanlı İmparatorluğu içerisindeki Mason Localarında da etkiliydiler. Millî Mücadele'de döneminde ise mitinglerde, direniş örgütlenmelerinde ve yüksek okullardaki direniş hareketlerinde arasında ön saflarda görev yaptılar. Cumhuriyet'in kuruluş süreci içerisinde Saltanatın kaldırılmasında ve Lozan Konferansı'nda etkin pozisyondaydılar. İnkılaplar döneminde ise Halifeliğin Kaldırılması, Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Şeriye ve Evkaf Vekâletinin kaldırılarak yerine Diyanet İşler Başkanlığı'nın kurulması sürecinde mecliste karar aşamasında etkiliydiler. Şapka İnkılabı ve Harf İnkılabı'na fikri önderlik yapmışlar, kadınların toplumsal hayata katılımı ve seçme seçilme hakkını kazanmasını daha erken dönemlerde bile gündeme taşımışlardır. Bunun yanında, yeni bir toplumun inşası için dil, tarih ve antropoloji çalışmalarına katkı sağlamışlar, biyolojik bakış açılarının en keskin tarafıyla Cumhuriyet'in nüfus politikalarını belirlemişlerdir.

Özet (Çeviri)

The Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane (Imperial Medical School) was a pioneering institution in the Ottoman Empire, established to train surgeons and physicians with modern medical knowledge for the army, offering European-style education. Initially, as part of the“Nizam-ı Cedid”(New Order) movement, the“Tersane-i Âmire Tabiphânesi”(Imperial Shipyard Medical School) was established in 1806 to train surgeons and physicians for the Ottoman Navy, but it did not last long. The“Tıphâne-i Âmire”(Imperial Medical House) and“Cerrahhâne-i Ma'mure”(Imperial House of Surgery), established in 1827, were not considered sufficient for providing medical education equivalent to that in Europe. For this reason, the school was restructured and began teaching in 1839 under the name 'Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şâhâne der Asitâne-i Aliyye' (Imperial School of Medicine in the Capital City). In the following years, the name 'Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane' was used. The curriculum was also reorganised by Dr. Karl Ambros Bernard, appointed as a teacher to the school by Sultan Mahmud II, based on the programme of the Austrian Josephinian Military Academy of Surgery. The Mekteb-i Tıbbiye, as a Turkish medical school established with the aim of attaining the standards of Western civilisation, trained not only physicians but also many intellectuals and politicians. It was at the Mekteb-i Tıbbiye, where a Grand Vizier such as Keçecizade Fuat served during the Tanzimat era of the Ottoman Empire, that the İttihad-ı Osmanî Cemiyeti (Committee of Ottoman Union), the precursor to the İttihat ve Terakki Cemiyeti (Committee of Union and Progress), which would leave its mark on the final period of the Ottoman Empire, was founded. As events unfolded, when the İttihat ve Terakki Cemiyeti secured the proclamation of the Second Constitutional Monarchy and came to power, Dr. Nâzım, Dr. Bahaettin Şakir, and Dr. Rüsuhi Bey—referred to as the“Doctors Group”within the society's central committee—held influential positions. During this period, physicians were also influential within the Masonic Lodges of the Ottoman Empire. During the War of Independence, they served on the front lines in rallies, resistance organizations, and resistance movements within higher education institutions. During the process of establishing the Republic, they held influential positions both in the abolition of the Sultanate and at the Lausanne Conference. During the era of the revolution, they were influential in parliamentary decision-making on the abolition of the Caliphate, the Law on the Unification of Education, and the abolition of the Ministry of Sharia and the Foundations, which the Presidency of Religious Affairs replaced. They provided intellectual leadership for the Hat Revolution and Alphabet Revolution, and even in earlier periods brought to the fore the issue of women's participation in social life and their right to vote and stand for election. Furthermore, they contributed to studies in language, history and anthropology for the construction of a new society, and shaped the Republic's population policies through the most radical of biological perspectives.

Benzer Tezler

  1. Türk inkılâbında ulus kavramının gelişimi

    The development of nation notion in Turkish revolution

    MEHMET ERKAN OKYAY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Türk İnkılap TarihiDokuz Eylül Üniversitesi

    Tarih Bölümü

    ÖĞR. GÖR. MEHMET EMİN ELMACI

  2. 1931 yılı Türk basınında Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal ve Türk Inkılabı

    The President Gazi Mustafa Kemal at the Turkish press of 1931 and Turkish revolution

    GÖNÜL TOK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Türk İnkılap Tarihiİstanbul Üniversitesi

    Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SABAHATTİN ÖZEL

  3. Atatürk İnkılâplarına yönelik tepkilerin dini boyutu

    Religious approach of critics to Atatürk's Revolutions

    MEHMET ALİ İNAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Türk İnkılap TarihiKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Tarih Bölümü

    DOÇ. DR. MEHMET OKUR

  4. Türkistan'ın siyasi ve fikri önderlerinden Osman Kocaoğlu (1878-1968): Hayatı ve faaliyetleri

    Osman Khojaoglu (1878-1968), a Turkestani political leader and intellectual: His life and activities

    MURAT YAVAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    TarihMarmara Üniversitesi

    Türk Tarihi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET KANLIDERE

  5. Şapka inkılabının Kastamonu basınındaki yankıları

    Reflection of the hat revolution's in Kastamonu press

    ALTAN AYDIN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    TarihKarabük Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SERDAR ÖSEN