Kronik lenfositik lösemi hastalarında tanı anında kemik iliği fibrozis derecesi ve serum sedimentasyon, C-reaktif protein, laktat dehidrogenaz, fibrinojen, ürik asit değerlerinin prognoza etkisi
Prognostic impact of bone marrow fibrosis grade and serum erythrocyte sedimentation rate, C-reactive protein, lactate dehydrogenase, fibrinogen, and uric acid levels at diagnosis in patients with chronic lymphocytic leukemia
- Tez No: 1020778
- Danışmanlar: PROF. DR. RAFİYE ÇİFTÇİLER
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Hematoloji, İç Hastalıkları, Hematology, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: C-reaktif protein, kemik iliği fibrozisi, kronik lenfositik lösemi, laktat dehidrogenaz, prognoz, C-reactive protein, bone marrow fibrosis, chronic lymphocytic leukemia, lactate dehydrogenase, prognosis
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Selçuk Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Hematoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmada, kronik lenfositik lösemi tanısı sırasında belirlenen kemik iliği fibrozis derecesi ile eritrosit sedimentasyon hızı, C-reaktif protein, laktat dehidrogenaz, fibrinojen ve ürik asit düzeylerinin; hastalık seyri, tedavi gereksinimi, relaps ve sağkalım gibi prognostik sonlanımlarla ilişkisi araştırıldı. Yöntem: Çalışma, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Hematoloji Polikliniği'nde Eylül 2009-Eylül 2024 tarihleri arasında takip edilen, 30-80 yaş aralığındaki kronik lenfositik lösemi hastalarını kapsayan, tek merkezli, retrospektif ve gözlemsel bir araştırma olarak yürütüldü. Tanılar, ilgili dönemde geçerli olan iwCLL kriterlerine göre konuldu ve tanı anında gerekli klinik, laboratuvar ve immünofenotipik verileri bulunan olgular değerlendirmeye alındı. Veriler hastane bilgi yönetim sistemi üzerinden geriye dönük olarak toplandı; tanı anındaki sedimentasyon, C-reaktif protein, laktat dehidrogenaz, fibrinojen, ürik asit düzeyleri ile kemik iliği biyopsi raporlarındaki fibrozis dereceleri kaydedildi. Prognoz değerlendirmesinde Rai/Binet evreleri, hastalık progresyonu, tedavi gereksinimi, relaps ve sağkalım verileri incelendi. İstatistiksel analizler SPSS 18.0 programı ile yapıldı ve anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya 99 hasta dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 69,47±9,76, tanı anındaki yaş ortalaması 67,09±11,13 yıl olup olguların %65,7'si erkekti. Hastaların %83,0'ünde tedavi endikasyonu vardı. Tanı anındaki kemik iliği fibrozis derecesi medyanı 1,00 (0,00-1,00), medyan takip süresi ise 51,87 ay (17,71-88,70) olarak bulundu. Tanı anı ile son kontrol karşılaştırmasında trombosit, lökosit, nötrofil ve lenfosit düzeylerinin son kontrolde anlamlı biçimde daha düşük, C-reaktif protein düzeylerinin ise daha yüksek olduğu saptandı. Tedavi endikasyonu bulunan grupta trombosit değerleri daha düşük, lökosit ve lenfosit değerleri daha yüksek iken fibrozis derecesi açısından anlamlı fark izlenmedi (p=0,982). Relapsı olan ve olmayan hastalar arasında tanı yaşı, laboratuvar parametreleri ve fibrozis derecesi bakımından anlamlı farklılık saptanmadı. Relaps süresi ile tanı yaşı, laboratuvar bulguları ve fibrozis derecesi arasında da anlamlı ilişki gösterilemedi. Cox regresyon analizinde hemoglobin düzeyinin ölüm riski ile bağımsız ilişkili olduğu (HR=0,854; %95 GA: 0,753-0,967; p=0,013), laktat dehidrogenaz düzeyindeki artışın ise ölüm riskinde küçük fakat anlamlı bir yükselişle ilişkili bulunduğu belirlendi (HR=1,001; %95 GA: 1,000-1,002; p<0,001). Sonuç: Sonuç olarak, bu retrospektif kohortta tanı anındaki kemik iliği fibrozis derecesinin relaps varlığı ve relaps süresi ile anlamlı ilişkisi gösterilemezken, hemoglobin ve laktat dehidrogenaz düzeylerinin genel sağkalım açısından bağımsız belirleyiciler olduğu görüldü.
Özet (Çeviri)
Objective: In this study, the relationship between the degree of bone marrow fibrosis identified at the time of chronic lymphocytic leukemia diagnosis and the levels of erythrocyte sedimentation rate, C-reactive protein, lactate dehydrogenase, fibrinogen, and uric acid was investigated in relation to prognostic outcomes, including disease course, treatment requirement, relapse, and survival. Method: The study was conducted as a single-center, retrospective, observational investigation involving patients aged 30 to 80 years with chronic lymphocytic leukemia who were followed at the Hematology Outpatient Clinic of Selçuk University Faculty of Medicine Hospital between September 2009 and September 2024. Diagnoses were established according to the iwCLL criteria in effect during the relevant period, and cases with the required clinical, laboratory, and immunophenotypic data available at the time of diagnosis were included in the analysis. Data were collected retrospectively from the hospital information management system; erythrocyte sedimentation rate, C-reactive protein, lactate dehydrogenase, fibrinogen, and uric acid levels at diagnosis, together with the fibrosis grades reported in bone marrow biopsy records, were recorded. For prognostic evaluation, Rai and Binet stages, disease progression, treatment requirement, relapse, and survival data were examined. Statistical analyses were performed using SPSS 18.0, and a p value of less than 0.05 was accepted as statistically significant. Results: A total of 99 patients were included in the study. The mean age of the patients was 69.47±9.76 years, while the mean age at diagnosis was 67.09±11.13 years, and 65.7% of the cases were male. A treatment indication was present in 83.0% of the patients. The median bone marrow fibrosis grade at diagnosis was 1.00 (0.00–1.00), and the median follow-up time was 51.87 months (17.71– 88.70). Comparison of values at diagnosis and the last follow-up demonstrated that platelet, leukocyte, neutrophil, and lymphocyte levels were significantly lower at the last follow-up, whereas C-reactive protein levels were significantly higher. In the group with a treatment indication, platelet values were lower; leukocyte and lymphocyte values were higher; however, no significant difference was observed in fibrosis grade (p=0.982). No significant differences were detected between patients with and without relapse in terms of age at diagnosis, laboratory parameters, or fibrosis grade. Similarly, no significant association was found between time to relapse and age at diagnosis, laboratory findings, or fibrosis grade. Cox regression analysis showed that hemoglobin level was independently associated with the risk of death (HR=0.854; 95% CI: 0.753–0.967; p=0.013), while an increase in lactate dehydrogenase level was associated with a small but significant increase in mortality risk (HR=1.001; 95% CI: 1.000– 1.002; p<0.001). Conclusion: In conclusion, in this retrospective cohort, no significant association was demonstrated between the degree of bone marrow fibrosis at diagnosis and either the presence of relapse or time to relapse, whereas hemoglobin and lactate dehydrogenase levels were found to be independent predictors of overall survival.
Benzer Tezler
- Hemodiyalize bağımlı kronik böbrek hastalarında gonadotropik hormonlar ile östrojen ve testosteron düzeylerinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
HANDAN İLGÜNŞATIROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıCumhuriyet ÜniversitesiFizyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SENA ERDAL
- Statik elektrikle yüklenmiş sıvı ilacın pamuk ilaçlamasında etkinliğinin belirlenmesi üzerinde bir araştırma
Başlık çevirisi yok
ALİ BAYAT
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
ZiraatÇukurova ÜniversitesiTarımsal Mekanizasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YUSUF ZEREN
- Travmatik erkek paraplojelere yüksek frekanslı TENS
Başlık çevirisi yok
SEMA ÖZTÜRK
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Ortopedi ve TravmatolojiGazi ÜniversitesiKazalarda Acil Yardım ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. VESİLE SEPİCİ
- Kemalpaşa etlik piliç işletmelerinin teknik ve ekonomik yönden incelenmesi
Başlık çevirisi yok
HAYRİ TUNA YÜKSELEN
- Klinik ve histopatolojik sonuçlara göre kronik süppüratif otitis medialarda lokal antibiotik uygulanımının yeri
Başlık çevirisi yok
RAMADAN TERZİ