Rozasea hastalarında nörotransmitter-mineral ilişkisi ve psikometrik değişkenlerin incelenmesi
Investigation of neurotransmitter–mineral relationships and psychometric variables in patients with rosacea
- Tez No: 1020749
- Danışmanlar: PROF. DR. BETÜL ŞEREFLİCAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Dermatoloji, Dermatology
- Anahtar Kelimeler: Rozasea Hastalığı, Depresyon, Anksiyete, Erişkin bağlanma, Benlik saygısı, Mineral, Nörotransmitter, Psikometrik Ölçüm, Akne rozasea, Rosacea, Depression, Anxiety, Adult Attachment, Self-Esteem, Mineral, Neurotransmitter, Psychometric Assessment, Acne rosacea
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmada rozasea hastalarında serum nörotransmitter [dopamin, gama- aminobütirik asit (GABA), oksitosin] ve çinko düzeylerinin sağlıklı gönüllülerle karşılaştırılması ve bu biyobelirteçler ile psikometrik değişkenler (erişkin bağlanma, depresyon, anksiyete, benlik saygısı, algılanan stres), klinik alt tipler ve demodeks pozitifliği arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Ana Bilim Dalı polikliniğine başvuran 18-65 yaş aralığında 44 rozasea hastası ve yaş, cinsiyet gibi sosyodemografik özellikler açısından benzer 44 sağlıklı gönüllüden oluşan kontrol grubu prospektif olarak çalışmaya dahil edildi. Hastaların rozasea klinik alt tipleri kaydedildi. Tüm katılımcılara Erişkin Bağlanma Ölçeği (EBÖ), Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ), Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (RBSÖ), Hastane Anksiyete ve Depresyon ölçeği (HADÖ) uygulandı ve yüzeysel deri biyopsi tekniğiyle demodeks bakısı yapıldı. Katılımcılardan elde edilen serum örneklerinden enzim bağlantılı immünosorbent analiz (ELISA) yöntemiyle dopamin, GABA, oksitosin, çinko düzeyleri ölçüldü. İstatistiksel analizlerde grup karşılaştırmaları, kovaryans analizleri (ANCOVA), Pearson ve Spearman korelasyon analizleri kullanıldı. Kategorik veriler ki-kare testi ile değerlendirildi. Tanısal performansı ve eşik değerini saptamak için alıcı işletim karakteristiği (ROC) analizi, bağımsız belirleyicileri tanımlamak için ikili lojistik regresyon analizi yapıldı. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlendi. Bulgular: Rozasea hastalarında dopamin düzeylerinin kontrol grubuna göre anlamlı derecede düşük, oksitosin ve çinko düzeylerinin ise anlamlı derecede yüksek olduğu saptandı (dopamin p<0,001, oksitosin p=0,029, çinko p=0,010). Hasta grubunda demodeks pozitifliğinin kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edildi (p <0,001). Demodeks pozitifliği ile çinko düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu saptandı (p=0,028). Anksiyete, depresyon, algılanan stres ve bağlanma şekilleri açısından her iki grup arasında anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Hasta ve kontrol grubu arasında oksitosin ve GABA düzeylerinin algılanan stres ile anlamlı ilişkili gösterdiği ve bu ilişkinin gruplar arasında farklı yönlerde seyrettiği tespit edildi (oksitosin p=0,036, GABA p=0,001). Oksitosin ve GABA düzeyleri ile algılanan stres arasındaki güvenli bağlanma ile GABA düzeyleri arasında sınırda anlamlı bir ilişki olduğu ve bu ilişkinin hasta ve kontrol grubu arasında yön değiştirdiği saptandı (p=0,054). Fimatöz rozasea (FR), eritematotelenjiektatik rozasea (ETR) ve papülopüstüler rozasea'da (PPR) dopamin düzeyleri kontrol grubuna göre anlamlı derecede düşük tespit edildi (FR p=0.005, ETR p<0.001, PPR p=0.001). Klinik alt tipler arasında ise FR'de dopamin düzeyleri PPR'ye göre anlamlı derecede daha düşük saptandı (p=0.027). Sonuç: Rozasea hastalarında dopamin, oksitosin ve çinko düzeylerinin değişkenlik göstermesi hastalığın nörobiyokimyasal etkileşimini desteklemektedir. Demodeks pozitifliğinin yüksekliği ve çinko ile ilişkisi, mikrobiyal süreçlerin hastalık patogenezinde etkili olduğunu ve çinkonun demodekslere verilen inflamatuvar yanıtta rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Algılanan stres ile oksitosin ve GABA ilişkisinin hasta grubunda yön değiştirmesi rozaseada stres yanıtının biyolojik düzeyde regülasyonunun farklı olduğuna işaret etmektedir. Bulgular rozaseanın sadece dermatolojik değil, nörobiyokimyasal ve psikososyal komponentleri olan multidisipliner yaklaşım gerektiren çok yönlü bir hastalık olduğunu ortaya koymaktadır.
Özet (Çeviri)
Objective: This study aimed to compare serum neurotransmitter levels [dopamine, gamma-aminobutyric acid (GABA), and oxytocin] and zinc levels between patients with rosacea and healthy controls, and to evaluate the relationships between these biomarkers and psychometric variables (adult attachment, depression, anxiety, self-esteem, perceived stress), clinical subtypes, and Demodex positivity. Materials and Methods: This prospective study included 44 patients with Rosacea aged 18–65 years who presented to the outpatient clinic of the Department of Dermatology and Venereology at Bolu Abant İzzet Baysal University Training and Research Hospital, along with 44 healthy controls matched for sociodemographic characteristics such as age and sex. Clinical subtypes of rosacea were recorded in the patient group. All participants completed the Adult Attachment Scale (AAS), Perceived Stress Scale (PSS), Rosenberg Self- Esteem Scale (RSES), and Hospital Anxiety and Depression Scale (HADS), and underwent Demodex examination using the superficial skin biopsy technique. Serum dopamine, GABA, oxytocin, and zinc levels were measured using enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA). Statistical analyses included group comparisons, analyses of covariance (ANCOVA), Pearson and Spearman correlation analyses, and chi-square tests for categorical variables. Receiver operating characteristic (ROC) analysis was performed to determine diagnostic performance and cutoff values, while binary logistic regression analysis was used to identify independent predictors. A p value of <0.05 was considered statistically significant. Results: Dopamine levels were significantly lower in patients with Rosacea compared with the control group, whereas oxytocin and zinc levels were significantly higher (dopamine p<0.001, oxytocin p=0.029, zinc p=0.010). Demodex positivity was significantly higher in the patient group than in the control group (p<0.001), and a statistically significant positive correlation was identified between Demodex positivity and zinc levels (p=0.028). No significant differences were observed between the groups in terms of anxiety, depression, perceived stress, or attachment styles (p>0.05). Oxytocin and GABA levels showed significant associations with perceived stress, and the direction of these associations differed between the patient and control groups (oxytocin p=0.036, GABA p=0.001). A borderline significant association was found between secure attachment and GABA levels, and the direction of this relationship also differed between the groups (p=0.054). Dopamine levels were significantly lower in patients with phymatous rosacea (PhR), erythematotelangiectatic rosacea (ETR), and papulopustular rosacea (PPR) compared with the control group (PhR p=0.005, ETR p<0.001, PPR p=0.001). Among the clinical subtypes, dopamine levels were significantly lower in PhR compared with PPR (p=0.027). Conclusion: Variations in dopamine, oxytocin, and zinc levels in patients with Rosacea support the presence of neurobiochemical interactions in the pathogenesis of the disease. The high rate of Demodex positivity and its association with zinc levels suggest that microbial processes may contribute to disease pathogenesis and that zinc may play a role in the inflammatory response against Demodex mites. The altered direction of the associations between perceived stress and oxytocin and GABA levels in the patient group indicates that the biological regulation of the stress response may differ in rosacea. These findings demonstrate that rosacea is not merely a dermatological disorder, but a multifaceted disease with neurobiochemical and psychosocial components that requires a multidisciplinary approach.
Benzer Tezler
- Rozasede serum immünoglobülin ve kompleman seviyeleri
The Levels of serum immunoglobulins and complements in patients with rosacea
MUSTAFA ŞENOL
- Rozase tedavisinde azitromisinin etkinliği
Başlık çevirisi yok
ÖZGÜR BAKAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
DermatolojiMarmara ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. ZEYNEP ÖZLEM DEMİRÇAY
- Akne rozasealı hastalarda oksidan-antioksidan sistemdeki değişikliklerin etyopatogeneze ve hastalık şiddetine etkisi
The Effects of the alterations in oxidant-antioxidant systems on etiopathogenesis and severity of acne rosacea
MURAT ORHAN ÖZTAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1998
DermatolojiGazi ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MERAL BOZKURT