Geri Dön

Yenidoğan bebeklerde vitamin D düzeyinin prognoza etkisi

The effect of vitamin D levels on prognosis in neonates

  1. Tez No: 1019971
  2. Yazar: RABIIA SATYMKANOVA
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. DEMET TEREK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: D vitamini eksikliği, prematürite, yenidoğan yoğun bakım, neonatal morbidite, nekrotizan enterokolit, Vitamin D deficiency, prematurity, neonatal intensive care, neonatal morbidity, necrotizing enterocolitis
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: D vitamini; akciğer maturasyonu, immün modülasyon, nörogelişim ve kardiyovasküler fonksiyon gibi yenidoğan sağlığını etkileyen birçok fizyolojik süreçte rol oynayan önemli bir steroid prohormondur. Bu çalışmanın amacı, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde (YYBÜ) izlenen term ve preterm bebeklerde erken postnatal dönemde ölçülen serum 25-hidroksivitamin D [25(OH)D] düzeyleri ile neonatal morbiditeler ve mortalite arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Ocak 2014 – Aralık 2025 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi YYBÜ'de izlenen ve yaşamın ilk 15 günü içinde serum 25(OH)D düzeyi ölçülen toplam 1166 yenidoğan dahil edildi. Demografik özellikler, maternal risk faktörleri, klinik sonlanımlar ve neonatal morbiditeler retrospektif olarak incelendi. Olgular serum D vitamini düzeylerine göre ≤10 ng/mL, 10–20 ng/mL, 20–40 ng/mL ve ≥40 ng/mL olacak şekilde dört gruba ayrıldı. Bulgular: Tüm kohortun ortalama serum 25(OH)D düzeyi 21,81 ± 15,15 ng/mL (medyan: 19,0 ng/mL) olarak bulundu. Bebeklerin %15,0'ında ciddi eksiklik (≤10 ng/mL), %37,9'unda eksiklik/yetersizlik (10–20 ng/mL), %38,6'sında yeterli düzey (20–40 ng/mL) ve %8,5'inde ≥40 ng/mL D vitamini düzeyi saptandı. Ölçümler ortalama 5,7. postnatal günde gerçekleştirilmiş olup, ölçüm günü ile D vitamini düzeyi arasında pozitif korelasyon bulundu (r=0,216; p<0,001). Ayrıca serum D vitamini düzeyi ile total enteral beslenmeye ulaşma süresi arasında zayıf pozitif korelasyon saptandı (r=0,065; p=0,026). Preterm bebeklerde ise D vitamini düzeyi hem total enteral beslenme süresi (r=0,074; p=0,034) hem de hastanede yatış süresi (r=0,074; p=0,033) ile zayıf pozitif korelasyon gösterdi. Gestasyonel yaş grupları arasında D vitamini düzeyleri anlamlı farklılık göstermekteydi ve en yüksek düzey ekstrem preterm (<28 hafta) bebeklerde saptandı (26,41 ± 16,48 ng/mL; p=0,002). Preterm bebeklerde maternal hipertansiyon varlığında D vitamini düzeyi anlamlı olarak daha düşük bulundu (19,19 ± 9,75 ng/mL'ye karşı 22,59 ± 15,7 ng/mL; p=0,043). Maternal preeklampsi varlığında ise D vitamini düzeyi daha düşük izlenmekle birlikte istatistiksel anlamlılık saptanmadı (p=0,100). Çoğul gebeliklerden doğan bebeklerde serum 25(OH)D düzeyi, tekil gebeliklerden doğan bebeklere göre anlamlı derecede daha düşük saptandı (p=0,048). Doğum şekli, cinsiyet ve doğum persentili gibi demografik özellikler ile serum D vitamini düzeyi arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Mevsimsel değerlendirmede, tüm kohortta anlamlı farklılık izlenmezken (p=0,062), preterm bebeklerde doğum mevsimine göre D vitamini düzeyleri anlamlı farklılık gösterdi (p=0,030). Neonatal morbiditeler değerlendirildiğinde; nekrotizan enterokolit gelişen bebeklerde D vitamini düzeyi anlamlı olarak daha yüksek saptandı (28,67 ng/mL'ye karşı 21,65 ng/mL; p=0,006). Konjenital pnömoni ve invazif mekanik ventilasyon gereksinimi olan olgularda da daha yüksek D vitamini düzeyleri izlenmiş, ancak bu farklar istatistiksel anlamlılık düzeyine ulaşmamıştır (sırasıyla p=0,052 ve p=0,053). Sepsis gelişen ve gelişmeyen bebekler arasında D vitamini düzeyleri açısından anlamlı fark saptanmadı (p=0,502). Benzer şekilde neonatal mortalite ile serum D vitamini düzeyi arasında anlamlı ilişki veya öngörü gücü gösterilemedi (AUC=0,538; p=0,366). Taburculuk persentiline göre yapılan değerlendirmede, <10 persentil olan bebeklerde ortalama D vitamini düzeyi 22,14±15,17 ng/mL, >10 persentil olan bebeklerde ise 26,35±19,25 ng/mL olarak daha yüksek bulundu. Ancak gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,310) COVID-19 pandemisi sonrası dönemde doğan bebeklerde D vitamini düzeyleri pandemi öncesi döneme göre anlamlı olarak daha düşük bulundu (20,49 ng/mL'ye karşı 24,27 ng/mL; p=0,014). Sonuç: Çalışmamızda yenidoğanlarda D vitamini yetersizliği yüksek oranda saptanmıştır. Özellikle prematüre ve yoğun bakım desteği alan bebeklerde postnatal dönemde ölçülen serum D vitamini düzeylerinin; enteral/parenteral beslenme destekleri, ölçüm zamanı ve klinik ağırlık gibi faktörlerden etkilenebileceği düşünülmektedir. Bu nedenle YYBÜ'de D vitamini düzeyleri değerlendirilirken klinik süreçler ve uygulanan destek tedavileri birlikte göz önünde bulundurulmalıdır. Maternal risk faktörlerinin ve antenatal profilaksinin optimize edilmesi neonatal D vitamini yetersizliğinin önlenmesi açısından önem taşımaktadır.

Özet (Çeviri)

Objective: Vitamin D is an important steroid prohormone involved in many physiological processes affecting neonatal health, including lung maturation, immune modulation, neurodevelopment, and cardiovascular functions. The aim of this study was to evaluate the relationship between early postnatal serum 25-hydroxyvitamin D [25(OH)D] levels and neonatal morbidities and mortality in term and preterm infants admitted to the neonatal intensive care unit (NICU). Materials and Methods: A total of 1166 neonates admitted to the NICU of Ege University Faculty of Medicine between January 2014 and December 2025, whose serum 25(OH)D levels were measured within the first 15 days of life, were included in this retrospective study. Demographic characteristics, maternal risk factors, clinical outcomes, and neonatal morbidities were analyzed retrospectively. Infants were categorized into four groups according to serum vitamin D levels: ≤10 ng/mL, 10–20 ng/mL, 20–40 ng/mL, and ≥40 ng/mL. Results: The mean serum 25(OH)D level of the entire cohort was 21.81 ± 15.15 ng/mL (median: 19.0 ng/mL). Severe deficiency (≤10 ng/mL) was detected in 15.0% of infants, deficiency/insufficiency (10–20 ng/mL) in 37.9%, sufficient levels (20–40 ng/mL) in 38.6%, and levels ≥40 ng/mL in 8.5%. Measurements were performed at a mean postnatal age of 5.7 days, and a positive correlation was found between the day of measurement and vitamin D level (r=0.216; p<0.001). Vitamin D levels differed significantly among gestational age groups, with the highest levels observed in extremely preterm infants (<28 weeks) (26.41 ± 16.48 ng/mL; p=0.002). In preterm infants, vitamin D levels were significantly lower in those born to mothers with hypertension (19.19 ± 9.75 ng/mL vs. 22.59 ± 15.7 ng/mL; p=0.043). Although lower vitamin D levels were also observed in infants of mothers with preeclampsia, the difference did not reach statistical significance (p=0.100). Vitamin D levels were significantly higher in multiple pregnancies compared to singleton pregnancies (p=0.048). Among neonatal morbidities, infants who developed necrotizing enterocolitis had significantly higher vitamin D levels (28.67 ng/mL vs. 21.65 ng/mL; p=0.006). Higher vitamin D levels were also observed in infants with congenital pneumonia and those requiring invasive mechanical ventilation; however, these differences did not reach statistical significance (p=0.052 and p=0.053, respectively). The requirement for invasive mechanical ventilation was significantly higher in the ≥40 ng/mL group compared to the ≤10 ng/mL group (15.3% vs. 6.9%; p=0.026). No significant difference in vitamin D levels was found between infants with and without sepsis (p=0.502). Similarly, no significant association or predictive value was demonstrated between serum vitamin D levels and neonatal mortality (AUC=0.538; p=0.366). Infants born during the post-COVID-19 pandemic period had significantly lower vitamin D levels compared to those born before the pandemic (20.49 ng/mL vs. 24.27 ng/mL; p=0.014). Conclusion: Vitamin D insufficiency was found to be highly prevalent among neonates in our study. In particular, serum vitamin D levels measured in premature infants and critically ill neonates may be influenced by enteral/parenteral nutritional support, timing of measurement, and disease severity. Therefore, vitamin D levels in NICU patients should be interpreted together with clinical conditions and supportive treatment protocols. Optimization of maternal risk factors and antenatal prophylaxis may play an important role in preventing neonatal vitamin D insufficiency.

Benzer Tezler

  1. Yenidoğan bebeklerde kordon kanında Vitamin D düzeyinin düzenleyici T lenfositler üzerine etkisinin araştırılması

    Investigation of the effect of Vitamin D level in cord blood of newborn babies on regulatory T lymphocytes

    AYŞE GÜL GÜVEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıBaşkent Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYLİN TARCAN

  2. Term bebeklerde serum D vitamini bağlayıcı globulin düzeyinin anne ve bebek D vitamini düzeyleri ile ilişkisi

    The relationship between serum vitamin D binding globulin level of term babies and maternal and neonatal vitamin D levels

    REMZİYE SEDA YEŞİLÇIBIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAtatürk Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAKAN DÖNERAY

  3. Preterm bebeklerde kord kanı vitamin D düzeyinin Bronkopulmoner displazi üzerine etkisi

    The effects of cord vitamin D level on Bronchopulmonary diysplasia and other neonatal morbidities in very low birth weight infants

    ELİF KOÇ

    Tıpta Uzmanlık

    İngilizce

    İngilizce

    2015

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıCumhuriyet Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATİH BOLAT

  4. Prematüre bebeklerde kord kanı vitamin D düzeyinin neonatal morbiditeler ile ilişkisinin araştırılması

    Investigation of the relationship between the cord blood vitamin D levels in premature babies and neonatal morbidities

    NURTEN ÖZKAN ZARİF

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSüleyman Demirel Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GONCA SANDAL

  5. Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde takip edilen geç pretermlerde serum 25-hidroksi vitamin D düzeyinin erken morbidite ve mortalite ile ilişkisi

    The relationship between early morbidity and mortality in serum 25-hydroxy vitamin in late preterms followed in neonatal intensive care unit

    ELİF TÜRKOĞLU ÇETİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZGÜL SALİHOĞLU