Geri Dön

Üreme çağındaki kadınların iyot düzeyleri ile dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu belirtileri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Evaluation of the relationship between iodine levels and attention deficit hyperactivity disorder symptoms in women of reproductive age

  1. Tez No: 1019906
  2. Yazar: HAZİME BÜŞRA ORMAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. KAMİLE MARAKOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Dikkat eksikliği, Hiperaktivite, İyot düzeyi, Üreme çağı kadınlar, Attention deficit, Hyperactivity, Iodine level, Women of reproductive age
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Selçuk Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: İyot, tiroid hormonlarının sentezi için gerekli olan temel esansiyel bir elementtir. Tiroid hormonları ise merkezi sinir sisteminin gelişimi ve nörokognitif işlevlerin sürdürülmesinde hayati rol oynar. Özellikle kadınlar açısından, üreme çağında yeterli iyot alımı hem kendi sağlıkları hem de olası gebeliklerde fetal beyin gelişimi açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışmada, Konya ilinde yaşayan doğum yapmamış üreme çağındaki kadınlarda üriner iyot düzeylerini belirlemek ve bu biyokimyasal göstergeler ile dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) belirtileri ve olası DEHB durumu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Etik kurulunun 25.02.2025 tarihli toplantısında 2025/103 sayılı karar ile onaylandı. Çalışma 20 Mayıs- 26 Eylül 2025 tarihleri arasında Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yürütüldü. Çalışmanın popülasyonunu, Selçuk Üniversitesi Aile Hekimliği Polikliniği'ne başvuran 100 doğum yapmamış üreme çağındaki kadın oluşturdu. Çalışmanın amacına uygun olarak katılımcıların sosyodemografik özelliklerini ve iyot farkındalığına ilişkin durumlarını değerlendirmek amacıyla bir anket formu ve dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu belirtilerininin ve olası DEHB durumunun değerlendirilmesi için ASRS-v1.1 ölçeği uygulandı. Katılımcılardan tiroid fonksiyon testleri ve antikorları için ise sabah saatlerinde açlık halinde venöz kan örneği alındı, iyot düzeyi çalışılmak üzere alınan idrar örnekleri ise çalışma yapılıncaya kadar -80oC'de saklandı. Serum TSH, sT4, sT3, Tg, anti-TPO ve anti-Tg düzeyleri elektrokemilüminesans immünoassay (ECLIA) yöntemi ile ölçüldü. Üriner iyot konsantrasyonu ise indüktif olarak eşleştirilmiş plazma kütle spektrometresi (ICP-MS) yöntemi ile belirlendi. Veriler, Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) versiyon 25.0 istatistik paket programında değerlendirildi. İstatistiksel anlamlılık p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya katılan üreme çağındaki kadınların yaş ortalaması 23,45 ± 4,59 (18-45), ortanca idrar iyot düzeyi 81,80 µg/L olup, %61,0'inde iyot eksikliği (<100 µg/L) saptandı. Üreme çağındaki kadınların olası DEHB sıklığı ASRS-v1.1 ölçeğine göre %33,0 olarak bulundu. Üreme çağındaki kadınların %57,0'sinin iyotlu tuz kullandığı saptandı. Çalışmaya katılan idrar iyot düzeyi yeterli olan kadınların, 'iyot yetersizliğini duydum' yanıtının sıklığı, iyot düzeyi yetersiz olanlara göre istatistiksel olarak anlamlı biçimde daha düşük bulundu (p=0,021). Benzer şekilde, farkındalık düzeyine göre ortanca iyot düzeyi karşılaştırmalarında da 'iyot yetersizliğini duydum'(p=0.019) ve 'iyotlu tuzu duydum' (p=0,037) yanıtını verenlerde ortanca iyot değerleri istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha düşüktü. Çalışmaya katılan üreme çağındaki kadınların iyot düzeyleri ile ASRS-v1.1 puanları arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. Bununla birlikte iyot düzeyi yeterli ve fazla olanların TSH düzeyi iyot düzeyi yetersiz olanlara kıyasla anlamlı şekilde yüksekti (p=0,002). Ayrıca iyot düzeyi ile TSH düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif ilişki saptandı (p=0,002). Çalışmaya katılanların ASRS-v1.1 toplam puanı ile serbest T3 düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif ilişki saptandı (p=0,040). Sonuç: Bu çalışma, üreme çağındaki kadınlarda iyot yetersizliğinin hâlen yaygın olduğunu ve iyotlu tuz kullanımına ilişkin bilgi davranış uyumsuzluğunun bulunduğunu ortaya koymuştur. İyotlu tuzun doğru seçimi, saklanması ve kullanımı konusunda aile sağlığı merkezlerinde kısa bilgilendirme eğitimlerinin artırılması önemlidir. Gebelik planlayan kadınlarda artan iyot gereksinimi dikkate alınarak iyot ölçümü yapılmalı, WHO ve uluslararası rehberlerin önerdiği günlük 150 µg iyot desteğinin ulusal politikalar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca gebelik öncesi ve gebelik döneminde tiroid fonksiyon testlerinin yapılması, anne ve fetüs sağlığı açısından kritik öneme sahiptir. Ülkemizde üreme çağındaki kadınlara yönelik iyot düzeyi çalışmalarının sınırlı olması nedeniyle, daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Özet (Çeviri)

Objective: Iodine is an essential element required for the synthesis of thyroid hormones. Thyroid hormones play a vital role in the development of the central nervous system and the maintenance of neurocognitive functions. Particularly in women, adequate iodine intake during the reproductive period is critical both for their own health and for fetal brain development in potential pregnancies. The aim of this study was to determine urinary iodine levels in nulliparous women of reproductive age living in Konya and to evaluate the relationship between these biochemical indicators and symptoms of attention deficit hyperactivity disorder (ADHD) as well as possible ADHD status. Materials and Methods: This study was approved by the Ethics Committee of Selçuk University Faculty of Medicine with decision number 2025/103 at the meeting held on 25 February 2025. The study was conducted between May 20 and September 26, 2025, at Selçuk University Faculty of Medicine Hospital. The study population consisted of 100 nulliparous women of reproductive age who attended the Family Medicine outpatient clinic of Selçuk University. In accordance with the aim of the study, a questionnaire form was administered to evaluate the sociodemographic characteristics and iodine awareness of the participants, and the Adult ADHD Self-Report Scale (ASRS-v1.1) was used to assess symptoms of attention deficit hyperactivity disorder (ADHD) and possible ADHD status. Venous blood samples were collected from the participants in the morning after overnight fasting for the measurement of thyroid function tests and thyroid antibodies. Urine samples obtained for iodine analysis were stored at −80 °C until analysis. Serum TSH, free T4 (sT4), free T3 (sT3), thyroglobulin (Tg), anti-thyroid peroxidase (anti-TPO), and anti-thyroglobulin (anti-Tg) levels were measured using the electrochemiluminescence immunoassay (ECLIA) method. Urinary iodine concentration was determined by inductively coupled plasma mass spectrometry (ICP-MS) The data were analyzed using the Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) version 25.0. A p-value <0.05 was considered statistically significant. Results: The mean age of the women of reproductive age included in the study was 23.45 ± 4.59 years (18–45). The median urinary iodine concentration was 81.80 µg/L, and iodine deficiency (<100 µg/L) was detected in 61.0% of the women. According to the ASRS-v1.1 scale, the prevalence of possible ADHD among women of reproductive age was 33.0%. It was determined that 57.0% of the women used iodized salt. Among women with sufficient urinary iodine levels, the frequency of the response“I have heard about iodine deficiency”was significantly lower compared to those with insufficient iodine levels (p=0.021). Similarly, in comparisons according to awareness level, the median urinary iodine concentrations were significantly lower among women who responded“I have heard about iodine deficiency”(p=0.019) and“I have heard about iodized salt”(p=0.037). No significant association was found between urinary iodine levels and ASRS-v1.1 scores among women of reproductive age. However, TSH levels were significantly higher in women with sufficient or excessive iodine levels compared to those with iodine deficiency (p=0.002). In addition, a statistically significant positive correlation was observed between urinary iodine levels and TSH levels (p=0.002). A statistically significant positive correlation was also found between total ASRS-v1.1 scores and free T3 levels (p=0.040). Conclusion: This study demonstrated that iodine deficiency remains common among women of reproductive age and that there is a discrepancy between knowledge and behavior regarding the use of iodized salt. Increasing short educational interventions in family health centers on the correct selection, storage, and use of iodized salt is important. Considering the increased iodine requirement in women planning pregnancy, iodine levels should be assessed and the daily supplementation of 150 µg iodine recommended by the WHO and international guidelines should be considered within national health policies. In addition, evaluation of thyroid function tests before and during pregnancy is of critical importance for both maternal and fetal health. Since studies investigating iodine status among women of reproductive age are limited in our country, more comprehensive research is needed.

Benzer Tezler

  1. The impact of seaweed iodine supplementation on body composition and blood lipid levels

    Deniz yosunu yoluyla alınan iyot desteğinin vücut kompozisyonu ve kan lipid düzeyleri üzerindeki etkisi

    GÖKŞİN MELEK KAVRAK

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2024

    Beslenme ve DiyetetikThe Unıversıty Of Glasgow

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EMILIE COMBET

  2. Preeklampsi derecesi ile tiroid fonksiyon testleri ve otoantikor ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evalutiin of the relationship between preeclampsia level and thyroid function tests and autoantibody

    MERİŞ ESRA BOZKURT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TAYYİBE SALER

  3. Üreme Çağındaki Kadınların Kullandıkları Aile Planlaması Yöntemlerinin Cinsel Yaşamlarına Etkisi

    Effects of Contraceptive Methods on Women?s Sexual Life

    EBRU GABALCI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    HemşirelikHacettepe Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FÜSUN TERZİOĞLU

  4. Üreme çağındaki kadınların kullandıkları aile planlaması yöntemi ile cinsel yaşam kalitesi arasındaki ilişki

    The relationship between the family planning method used by women of reproductive age and the quality of sexual life

    ŞEHADET TAŞKIN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSivas Cumhuriyet Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NİLÜFER TUĞUT

  5. Üreme çağındaki kadınların doğum öncesi (prenatal) bakım konusundaki bilgi tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of knowledge, attitudes and behaviors on prenatal care in reproductive age women

    YELİZ ÜSTÜN DEĞİRMENCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEÇİL ARICA