Geri Dön

Agresif hipofiz adenomu olan hastaların klinik laboratuvar ve radyolojik bulgularının incelenmesi

An examination of the clinical, laboratory and radiological findings in patients with aggressive pituitary adenomas

  1. Tez No: 1019809
  2. Yazar: MİNA ARIK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ÖMERCAN TOPALOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Agresif Hipofiz Adenomu, PitNET, Ki-67, İnvazyon, Multidisipliner Yaklaşım, Aggressive Pituitary Adenoma, PitNET, Ki-67, Invasion, Multidisciplinary Approach
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Hipofiz adenomları (PitNET) genellikle benign seyirli olsa da, küçük bir grup invaziv özellikler, hızlı büyüme ve standart tedavilere dirençle karakterize agresif bir seyir izler. Bu çalışmada, agresif hipofiz adenomu tanısı alan olguların demografik, klinik, hormonal, radyolojik ve histopatolojik özelliklerinin değerlendirilmesi ve agresif davranışla ilişkili parametrelerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma, 2020-2022 yılları arasında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı polikliniklerinde takip edilen, Avrupa Endokrinoloji Derneği (ESE) kriterlerine göre agresif hipofiz adenomu tanısı alan 23 hastanın (11 nonfonksiyonel, 12 fonksiyonel) verilerinin retrospektif olarak incelenmesiyle yürütülmüştür. Hastaların klinik semptomları, hormonal profilleri, Knosp sınıflamasına göre radyolojik invazyon dereceleri ve Ki-67, p53, mitotik aktivite gibi histopatolojik proliferasyon belirteçleri analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalaması 55,48 ± 14,67 yıl olup, %65,2'si kadındır. Fonksiyonel grupta en sık somatotrof (%39,1) adenomlar izlenmiştir. Radyolojik olarak hastaların tamamı makroadenom boyutunda olup, cerrahi öncesi ortalama tümör çapı 29,22 ± 12,20 mm'dir. Kavernöz sinüs invazyonu %56,5 oranında görülmüştür. Histopatolojik incelemede Ki-67 indeksinin ≥%3 olması vakaların %30,4'ünde, p53 pozitifliği %16,7'sinde ve mitotik aktivite %11,1'inde saptanmıştır. Hastaların %82,6'sına kombine (cerrahi ve medikal) tedavi uygulanmıştır. Tedavi sonrası en sık gelişen komplikasyon hipopitüitarizmdir (%56,5). Sonuç: Agresif hipofiz tümörleri; yüksek tümör yükü, çevre dokulara invazyon eğilimi ve artmış proliferatif aktivite ile karakterize yüksek riskli neoplazmlardır. Multimodal tedavilere rağmen anlamlı düzeyde rezidü tümör yükü ve cerrahi morbidite riski devam etmektedir. Bu hastaların yönetiminde erken dönemde planlanan multidisipliner yaklaşım ve bireyselleştirilmiş tedavi stratejileri prognozun iyileştirilmesi açısından kritiktir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Although pituitary adenomas (PitNETs) generally have a benign course, a small group exhibits an aggressive course characterized by invasive features, rapid growth, and resistance to standard treatments. The aim of this study was to evaluate the demographic, clinical, hormonal, radiological, and histopathological characteristics of cases diagnosed with aggressive pituitary adenoma and to identify parameters associated with aggressive behavior. Materials and Methods: The study was conducted through a retrospective review of data from 23 patients (11 non-functional, 12 functional) were retrospectively analyzed. The patients' clinical symptoms, hormonal profiles, radiological invasion grades according to the Knosp classification, and histopathological proliferation markers such as Ki-67, p53, and mitotic activity were analyzed. Results: The mean age of the patients included in the study was 55.48 ± 14.67 years, and 65.2% were female. Somatotrophic adenomas were the most common in the functional group (39.1%). Radiologically, all patients had macroadenomas, with a mean preoperative tumor diameter of 29.22 ± 12.20 mm. Cavernous sinus invasion was observed in 56.5% of cases. Histopathological examination revealed a Ki-67 index of ≥3% in 30.4% of cases, p53 positivity in 16.7%, and mitotic activity in 11.1%. Combined (surgical and medical) treatment was administered to 82.6% of patients. The most common complication following treatment is hypopituitarism (56.5%). Conclusion: Aggressive pituitary tumors are high-risk neoplasms characterized by high tumor burden, a tendency to invade surrounding tissues, and increased proliferative activity. Despite multimodal treatments, a significant residual tumor burden and the risk of surgical morbidity persist. In the management of these patients, an early multidisciplinary approach and individualized treatment strategies are critical for improving prognosis.

Benzer Tezler

  1. Huzurevinde yaşayan yaşlıların agresyon ve depresyon düzeylerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    EMEL ERGENE

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    PsikiyatriUludağ Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SUNA TANELİ