Geri Dön

Faiz ve vergi öncesi kâr ile maliyet unsurları arasındaki ilişki: Borsa İstanbul örneği

The relationship between ebit and cost elements: The case of Stock Exchange Istanbul

  1. Tez No: 1019451
  2. Yazar: UMUT ERDEM YILDIZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYÇA AKARÇAY ÖĞÜZ
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: İşletme, Business Administration
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: İşletme Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Muhasebe Finansman Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Küreselleşme, teknolojik gelişmeler ve iletişim kanallarındaki ilerleme, şirketlerin uluslararası ölçekte faaliyet göstermesini ve daha karmaşık bir paydaş yapısına sahip olmasını beraberinde getirmiştir. Bu yapı içerisinde yatırım, kredi, bütçe, faaliyet döngüsü ve kaynakların etkin kullanımı gibi kararların sağlıklı alınabilmesi, şirketlerin iç ve dış finansal verilerini doğru, tam ve karşılaştırılabilir şekilde raporlamasına bağlıdır. Faiz ve vergi öncesi kâr, uluslararası raporlama çerçevesinde esas faaliyet kârı olarak kabul edilmekte; bu nedenle FVÖK'ün düzeyi ve bileşenleri hem şirketlerin finansal performansının hem de değerlemesinin temel göstergelerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Özellikle imalat şirketlerinde FVÖK'ü belirleyen en büyük gider kalemlerinden biri satışların maliyeti olup, bu kalemin altında yer alan maliyet unsurlarının yapısı ayrı bir önem taşımaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, matematiksel olarak FVÖK tutarını etkileyen bir kalem olan satışların maliyeti unsurlarının, FVÖK ile ne düzeyde ve hangi yönde ilişkili olduğunu ortaya koymaktır. Bu kapsamda direkt ilk madde ve malzeme giderleri, direkt işçilik giderleri ve genel üretim giderlerinin FVÖK üzerindeki etkisi panel veri analizi ile incelenmiş; ayrıca kontrol değişkenleri eklenerek farklı model kurulumlarıyla anlamlı ilişkiler test edilmiştir. Çalışmanın temel araştırma sorusu“FVÖK ve maliyet unsurları arasında anlamlı bir ilişki var mıdır?”şeklinde formüle edilmiş; maliyet unsurları arttıkça FVÖK'ün azaldığı yönündeki üç ana hipotez, Borsa İstanbul'da imalat ana sektöründe yer alan şirketlerin verileri üzerinde sınanmıştır. Kullanılan veri seti, Kamu Aydınlatma Platformu'nda Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına göre raporlanan finansal tablolar ve dipnotlardan oluşturulmuştur. Çalışmanın literatüre katkısı iki boyutludur. Teorik açıdan, FVÖK kavramını doğrudan maliyet unsurlarıyla ilişkilendirerek imalat sektöründe faaliyet gösteren halka açık şirketler üzerinden yeni bir analiz çerçevesi sunmakta; pratik açıdan ise yatırımcılar, kredi derecelendirme kuruluşları ve diğer paydaşlar için FVÖK–maliyet yapısı ilişkisine dayalı yorumlanabilir göstergeler üretmektedir. Panel veri yaklaşımıyla belirli bir zaman diliminde çok sayıda şirketin birlikte incelenmesi hem zaman boyutunu hem de şirketler arası farklılıkları dikkate alan daha kapsamlı bir analiz imkânı sağlamaktadır. Elde edilen bulguların, yalnızca örnekleme dahil edilen şirketler için değil, benzer finansal yapılara sahip imalat şirketleri için de genelleyebilir olduğu; bu sayede I sektör düzeyinde maliyet yapısı, faaliyet kârlılığı ve şirket değeri arasındaki ilişkinin daha net bir biçimde anlaşılabileceği öngörülmektedir. Kurulan modellerin sonuçları, direkt ilk madde ve malzeme giderlerinin net satışlara oranındaki artışın faiz ve vergi öncesi kârın net satışlara oranını artırdığını, direkt işçilik giderlerinin net satışlara oranındaki artışın ise bu oranı azalttığını göstermiştir. Bu bulgu, hammadde ve malzeme kullanımındaki artışın çoğu durumda üretim hacmi ve satış performansındaki genişlemeyle birlikte gerçekleştiğini ve buna bağlı olarak faaliyet kârlılığı oranını desteklediğini; buna karşılık üretim hacmi arttıkça ihtiyaç duyulan iş gücünün de artması sonucunda direkt işçilik giderlerinin satışlara oranla yükselmesinin faaliyet kârlılığı üzerinde baskılayıcı bir etki yarattığını ortaya koymaktadır. Genel üretim giderleri açısından ise, kurulan ikinci istatistiki modelde faiz ve vergi öncesi kârın net satışlara oranı ile artış veya azalış yönünde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Bu durumun, incelenen şirketlerin hem ticari hem de imalat faaliyeti yürütüyor olmaları, üretim ve ticari maliyetlerin tam olarak ayrıştırılamaması, genel üretim giderlerinin doğrudan belirli ürünlere yüklenemeyen karma bir yapıya sahip olması ve veri sayısındaki kısıtlılık gibi faktörlerden kaynaklanabileceği değerlendirilmektedir. Başka bir ifadeyle, ikinci modelde genel üretim giderlerinin net satışlara oranının faaliyet kârlılığı oranı üzerindeki etkisi, diğer maliyet unsurları ve faaliyet türleriyle iç içe geçmiş olduğundan net bir biçimde ortaya konulamamaktadır. Benzer şekilde, üçüncü modelde kontrol değişkenleri olan finansal kaldıraç, nakit oranı, özsermaye kârlılığı ve şirket büyüklüğü eklenerek analiz yeniden yapıldığında da, genel üretim giderleri değişkeninin katsayısı negatif işaretli olmakla birlikte istatistiksel olarak anlamlı hale gelmemiştir. Bu sonuç, genel üretim giderlerindeki artışın faaliyet kârlılığı oranı üzerinde azaltıcı yönde bir etki yaratabileceğine ilişkin yönsel bir işaret sunmakla birlikte, söz konusu ilişkinin mevcut veri seti ve model çerçevesinde güçlü bir istatistiksel kanıtla desteklenemediğini göstermektedir. Dolayısıyla, genel üretim giderlerinin faaliyet kârlılığı üzerindeki etkisinin daha güçlü biçimde ortaya konulabilmesi için daha geniş veri setlerine, daha ayrıntılı maliyet ayrıştırmalarına ve özellikle genel üretim giderlerinin alt bileşenlerini ayrı ayrı inceleyen analizlere ihtiyaç bulunduğu değerlendirilmektedir.

Özet (Çeviri)

Globalization, technological advancements, and improvements in communication channels have led companies to operate on an international scale and adopt a more complex stakeholder structure. Within this structure, the sound decision-making regarding investments, credit, budgeting, the operational cycle, and the efficient use of resources depends on companies' ability to report their internal and external financial data accurately, completely, and in a comparable manner. Earnings before interest and taxes (EBIT) are recognized as operating profit within the framework of international reporting; therefore, the level and components of EBIT stand out as one of the key indicators of both a company's financial performance and its valuation. In manufacturing companies in particular, the cost of sales is one of the largest expense items determining EBIT, and the structure of the cost elements within this item holds particular importance. The primary objective of this study is to determine the extent and direction of the relationship between the components of cost of sales—a factor that mathematically influences EBIT—and EBIT. In this context, the impact of direct raw material and supply costs, direct labor costs, and general production costs on EBIT was examined using panel data analysis; furthermore, meaningful relationships were tested using different model specifications with the inclusion of control variables. The study's primary research question was formulated as“Is there a significant relationship between EBIT and cost components?”; three main hypotheses—that EBIT decreases as cost components increase—were tested using data from companies in the manufacturing sector listed on the Borsa Istanbul. The dataset used was compiled from financial statements and footnotes reported in accordance with Turkish Financial Reporting Standards on the Public Disclosure Platform. The study's contribution to the literature is twofold. From a theoretical perspective, it presents a new analytical framework for publicly traded companies in the manufacturing sector by directly linking the EBIT concept to cost elements; from a practical perspective, it generates interpretable indicators based on the relationship between EBIT and cost structure for investors, credit rating agencies, and other stakeholders. The panel data approach, which allows for the simultaneous analysis of a large number of companies over a specific time period, enables a more comprehensive analysis that accounts for both the time dimension and inter-firm differences. It is III anticipated that the findings can be generalized not only to the companies included in the sample but also to manufacturing companies with similar financial structures; this will allow for a clearer understanding of the relationship between cost structure, operating profitability, and firm value at the sector level. The results of the models indicate that an increase in the ratio of direct raw material and supply costs to net sales raises the ratio of earnings before interest and taxes (EBIT) to net sales, whereas an increase in the ratio of direct labor costs to net sales reduces this ratio. This finding indicates that, in most cases, an increase in raw material and supply usage occurs alongside an expansion in production volume and sales performance, thereby supporting the operating profit margin; conversely, as production volume increases, the resulting rise in direct labor costs relative to sales exerts a downward pressure on operating profitability. With regard to general production expenses, the second statistical model established did not reveal a statistically significant relationship—either positive or negative—between the ratio of earnings before interest and taxes (EBIT) to net sales. It is assessed that this situation may stem from factors such as the fact that the companies under examination engage in both commercial and manufacturing activities, the inability to fully separate production and commercial costs, the fact that general production expenses have a complex structure that cannot be directly allocated to specific products, and the limited amount of data. In other words, in the second model, the effect of the ratio of general production expenses to net sales on the operating profit margin cannot be clearly demonstrated because it is intertwined with other cost elements and types of operations. Similarly, when the analysis was repeated in the third model by including the control variables— financial leverage, cash ratio, return on equity, and firm size—the coefficient for the total production costs variable remained negative but did not become statistically significant. While this result provides a directional indication that an increase in general production costs may have a negative impact on the operating profit margin, it also demonstrates that this relationship cannot be supported by strong statistical evidence within the framework of the current dataset and model. Therefore, it is assessed that broader datasets, more detailed cost breakdowns, and analyses specifically examining the individual components of general production costs are needed to more robustly demonstrate the effect of general production costs on operating profitability.

Benzer Tezler

  1. Banka kredilerinin ekonomide yarattıkları etkiler

    Başlık çevirisi yok

    NİHAL ÜÇSU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Ekonomiİstanbul Üniversitesi

    İktisat Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAYRİ ERDOĞAN ALKİN

  2. Tarımsal kıymet takdirlerinde kapitalizasyon faiz oranının saptanması üzerine bir araştırma

    A Research on the determination of the copitalization interest rate in farm appraisal

    HASAN VURAL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    ZiraatAnkara Üniversitesi

    Tarım Ekonomisi Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ZİYA GÖKALP MÜLAYİM

  3. Yabancı sermaye ile ilişkiler 1850-1954

    Başlık çevirisi yok

    NEVZAT ONARAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Ekonomiİstanbul Üniversitesi

    İktisat Ana Bilim Dalı

  4. Bankacılıkta bilgisayar uygulamaları ve bir sistemin yakından incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    KÜRŞAD DARÇIN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Bankacılıkİstanbul Üniversitesi

    DOÇ. DR. ÖNER ESEN