Geri Dön

Ankara kent folklorunda fal ve falcılık

Fortune-telling and divination in the urban folklore of Ankara

  1. Tez No: 1019011
  2. Yazar: BEYZA NUR CANATAN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ EMRAH TUNÇ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Halk Bilimi (Folklor), Folklore
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Türk Halk Bilimi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Fal, insanlığın belirsizlikle kurduğu en eski ve en dirençli ilişki biçimlerinden birinin tezahürü olarak, geleneksel toplumsal yapılardan modern kent ortamlarına uzanan uzun bir süreklilik çizgisi üzerinde varlığını korumaktadır. Pozitivist paradigmanın akıl-büyü karşıtlığı üzerinden inşa ettiği modernleşme anlatısı, falı kaybolmaya mahkûm bir kalıntı olarak konumlandırmış olsa da saha gerçekliği bunun tam tersine işaret etmektedir. Zira söz konusu pratik, kentsel mekânda biçim değiştirerek ve yeni iletişim teknolojilerine eklemlenerek yeniden üretilmektedir. Bu çalışma, anılan paradoksu Türkiye'nin başkenti Ankara'nın folklorik zemininde mercek altına almakta; falın bir halk bilgisi ürünü olarak metropol koşullarında kazandığı yeni biçim, işlev ve anlam alanlarını çözümlemeyi hedeflemektedir. Araştırma, üç düzlemli bir kavramsal mimari üzerinde yapılandırılmıştır. İlk düzlemde fal, kehanet ve divinasyon kavramlarının birbirinden ayrıldığı sınırlar ile falın kavramsal zemini; Bascom'un işlevsel çerçevesi ve Frazer, Malinowski, Evans-Pritchard ile Geertz'in kuramsal yaklaşımları üzerinden ele alınmıştır. İkinci düzlemde, Eski Mezopotamya'dan Antik Yunan'a, Uzak Doğu'dan İslam dünyasına uzanan karşılaştırmalı bir panorama sunulmakta; fal pratiklerinin insan kültürünün ortak bir bilişsel yanıtı olduğu savı, coğrafyalar arasındaki biçimsel farklılıklara karşın yinelenen ortak örüntüler üzerinden tartışılmaktadır. Üçüncü düzlemde ise İslam öncesi Türk topluluklarındaki kam-baksı geleneğinden Osmanlı'daki müneccimbaşılık kurumuna, oradan Cumhuriyet dönemi modernleşme söyleminin fala karşı tutumuna uzanan tarihsel tablo, süreklilik parantezinde okunmaya çalışılmıştır. Çalışmanın özgün izleği, geleneksel halk bilimi anlayışının“kırsal-otantik”ekseninden kent folkloru perspektifine geçişin gerekçelendirildiği kuramsal köprüde belirginleşmektedir. Dundes'ın halk tanımının genişlemesi, Dorson'ın kentsel folklor tartışmaları ve Türkiye'de M. Öcal Oğuz ile Metin Ekici'nin kent folkloruna ilişkin katkıları ışığında,“folklor ölüyor mu?”sorusu eleştirel bir biçimde ele alınmakta; halk bilgisi ürünlerinin kaybolmaktan ziyade biçim değiştirerek varlığını sürdürdüğü tezi savunulmaktadır. Bu çerçevede Ankara; başkent kimliği, iç göçle şekillenen heterojen nüfus yapısı ve geleneksel mahalle dokusu ile modern semt örgütlenmesinin iç içe geçtiği bir laboratuvar olarak seçilmiştir. Saha araştırması; katılımcı gözlem ve yarı yapılandırılmış görüşmelere dayandırılmış; veriler yaş, cinsiyet, meslek ve sosyoekonomik konum bakımından farklılaşan görüşmecilerden derlenmiştir. Bulgular Ankara'da kahve falı, iskambil ve tarot, su, kurşun ve el falı, yıldızname ve dijital mecralardaki fal pratiklerinin nasıl iç içe geçtiğini saptamakta; geleneksel ev içi pratiğinden ticarileşmiş kafe falcılığına, oradan online uygulamalara uzanan dönüşüm hattını izlemektedir. Söz konusu hat üzerinde falın yalnızca bir kehanet aracı olmadığı; aynı zamanda kentli kadının sosyalleşme zemini, dayanışma ağı ve sırdaşlık pratiği olarak da işlev gördüğü anlaşılmaktadır. Görüşmecilerde sıkça karşılaşılan“inanmıyorum ama eğleniyorum”söylemi ise modern bireyin gelenekle kurduğu ironik mesafeyi gösteren bir sosyolojik belirti olarak değerlendirilmektedir. Son tahlilde bu çalışma, falın Ankara özelinde kent folklorunun canlı bir bileşeni olarak yeniden üretildiğini ortaya koymakta; halk bilgisi ürünlerinin metropol koşullarında süreklilik ve dönüşüm arasında salınan dinamik karakterini görünür kılmaktadır.

Özet (Çeviri)

Fortune-telling, as a manifestation of one of the oldest and most resilient forms of relationship humanity has established with uncertainty, has preserved its existence along a long line of continuity extending from traditional social structures to modern urban environments. Although the narrative of modernization, constructed by the positivist paradigm upon the opposition between reason and magic, has positioned fortune-telling as a remnant doomed to disappear, the realities of the field point to the contrary. For the practice in question is reproduced in urban space by changing form and by becoming articulated with new communication technologies. This study examines the aforementioned paradox on the folkloric ground of Ankara, the capital of Turkey; it aims to analyze the new forms, functions, and domains of meaning that fortune-telling, as a product of folk knowledge, has acquired under metropolitan conditions. The research is structured upon a three-tiered conceptual architecture. On the first tier, the boundaries along which the concepts of fortune-telling, prophecy, and divination are differentiated, together with the conceptual ground of fortune-telling, are addressed through Bascom's functional framework and the theoretical approaches of Frazer, Malinowski, Evans-Pritchard, and Geertz. On the second tier, a comparative panorama extending from Ancient Mesopotamia to Ancient Greece, and from the Far East to the Islamic world, is presented; the claim that fortune-telling practices constitute a shared cognitive response of human culture is discussed through recurrent common patterns that persist despite formal differences across geographies. On the third tier, the historical picture extending from the kam-baksı tradition among pre-Islamic Turkic communities to the institution of the chief astrologer (müneccimbaşılık) in the Ottoman period, and thence to the attitude of Republican-era modernization discourse toward fortune-telling, is read within the parenthesis of continuity. The original line of inquiry of the study becomes apparent in the theoretical bridge through which the transition from the“rural-authentic”axis of the traditional understanding of folklore to the perspective of urban folklore is justified. In the light of the expansion of Dundes's definition of the folk, Dorson's discussions of urban folklore, and the contributions of M. Öcal Oğuz and Metin Ekici to debates on urban folklore in Turkey, the question“is folklore dying?”is critically addressed; the thesis that products of folk knowledge persist by changing form rather than by disappearing is defended. Within this framework, Ankara has been selected as a laboratory in which its capital-city identity, its heterogeneous population shaped by internal migration, and the interweaving of the traditional neighborhood fabric with modern district organization come together. The field research has been grounded in participant observation and semi-structured interviews; the data were compiled from interviewees differing in terms of age, gender, occupation, and socioeconomic position. The findings identify how the practices of coffee-cup reading, card and tarot reading, water, lead, and palm reading, the yıldızname, and fortune-telling in digital media are intertwined in Ankara; they trace the line of transformation extending from the traditional domestic practice to commercialized café fortune-telling, and thence to online applications. Along this line, it is understood that fortune-telling functions not merely as an instrument of prophecy but also as a ground of socialization, a network of solidarity, and a practice of confidence-keeping for the urban woman. The discourse“I don't believe in it, but I enjoy it,”frequently encountered among the interviewees, is evaluated as a sociological indicator revealing the ironic distance the modern individual establishes with tradition. In the final analysis, this study demonstrates that fortune-telling is reproduced as a living component of urban folklore in the specific case of Ankara; it renders visible the dynamic character of folk-knowledge products oscillating between continuity and transformation under metropolitan conditions.

Benzer Tezler

  1. Ankara'da kazalardan korunmuş bir alış veriş merkezi tasarımı

    Başlık çevirisi yok

    HASAN B. YÜKSEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Şehircilik ve Bölge PlanlamaGazi Üniversitesi

    Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    METE ORER

  2. Polatlı Kerç ve Çongar Tatar ağızları

    Başlık çevirisi yok

    ZÜHAL YÜKSEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Türk Dili ve EdebiyatıGazi Üniversitesi

    Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. AHMET BİCAN ERCİLASUN

  3. Kırsal kesim kazalarında mortalite-morbidite çalışması

    Başlık çevirisi yok

    YILMAZ GÜLER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    UlaşımGazi Üniversitesi

    Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

  4. 1950-1975 dönemi sosyal yapı değişiminin konut tasarımına etkisi Ankara-Kavaklıdere örneği

    1950-1975 period effects of changes in social structure on planning of residences -Ankara, Kavaklıdere eraple

    ADNAN AKSU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    MimarlıkGazi Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUTBUL KAYILI

  5. İlkokul çağı erkek çocuklarında inmemiş testis anomalisi ve insidansı

    The anomaly and incidence of cryptorchidism in primary school boys

    SERDAR SEZGİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    ÜrolojiGazi Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı