Geri Dön

Noise and repetition as the loss of dissonance in music: A critique centred on Adorno

Müzikte disonansın kaybı olarak gürültü ve tekrar: Adorno merkezli bir eleştiri

  1. Tez No: 1018804
  2. Yazar: JAN TARI
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. FERDA KEMAL KESKİN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Felsefe, Philosophy
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: İstanbul Bilgi Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Programlar Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Karşılaştırmalı Edebiyat Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Felsefe ve Toplumsal Düşünce Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmada, müzikte fark, tekrar ve disonans kavramları bağlamında gürültünün politik, estetik ve eleştirel işlevi, Theodor W. Adorno'nun müzik üzerine düşünceleri merkeze alınarak incelenmektedir. Bu tez, müzikte disonansın, tarihsel olarak uzlaşıcı, totalci ve özdeşci estetik anlayışlara karşı içerdiği negatif ve devrimci niteliğini, gürültü bazlı müzik pratiklerinde nasıl zemin kaybederek etkisizleştiği düşüncesini ileri sürerek, tartışmayı amaçlamaktadır. Gürültüye yüklenen muhalif, politik iddianın aksine gürültünün hâkim olduğu müzikte 'fark' üretmekten ziyade homojen bir tekanlamlılığa ve tekrara karşılık geldiği bu tezin temel iddiasını oluşturmaktadır. Bu çerçevede, bu çalışmada, Japon gürültü müziği (Merzbow), rastlamsal müzik (John Cage), ritim temelli, aşırı tekrara dayalı elektronik müzik türleri gibi müzik türlerini, modernist müzikte disonansın tarihsel-yenilikçi işlevi açısından eleştirel bir değerlendirmesi yapılmaktadır. Bu tezde, müziğe dair hangi fikirlerin ve pratiklerin hem müzikte hem de toplumda 'yeni' olanı temsil ettiği hangilerinin total bir düzene hizmet ettiği dolayısıyla bir tekrardan ya da hâkim anlayışın bir yansımasından ibaret olduğu sorusu sorulurken, Antik Yunan'dan, başta Platon'un müzik üzerine düşüncelerinden başlanarak, modern dönemde Theodor W. Adorno ve G. Deleuze gibi filozofların müzik üzerine düşüncelerine vararak kavramsal ve eleştirel bir analiz yöntemi izlenmektedir. Bu bağlamda, disonans sadece müzikteki bir teknik gerilim unsuru olarak değil total olana, özdeşlik düşüncesine karşıt olan tarihsel bir negativite olarak kavramlaştırılmıştır. Sonuç olarak bu tez, salt bir düzensiz 'gürültü' haline gelen şeyde disonansın zeminini kaybettiğini ya da bu yıkıcılığı mutlaklaştırarak kendini tekrar ettiği ve olumsuzluk tesirini sürdürme potansiyelini yitirerek muhalif niteliğini kaybettiğini savunmaktadır. Bu yönüyle çalışma müziğin sınırlarını sorunsallaştıran kavramların yeniden düşünülmesine felsefi bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.

Özet (Çeviri)

This study examines the political, aesthetic and critical function of noise within the context of the concepts of difference, repetition and dissonance in music, focusing on Theodor W. Adorno's thoughts on music. This thesis aims to discuss how dissonance in music, with its historically contradictory (negative) and revolutionary qualities against conciliatory, totality and identical aesthetic understandings, loses ground and becomes ineffective in noise-based music practices. Contrary to the oppositional, political claims attributed to noise, this thesis argues that noise-dominated music corresponds to homogeneous repetition rather than producing 'difference'. Within this framework, this study critically evaluates music genres such as Japanese noise music (Merzbow), chance/aleatory music (John Cage) and rhythm-based repetitive electronic music genres in terms of the historical-novel function of dissonance in modernist music. This thesis explores which thoughts and practices related to music represent something novel ('new') in both music and society, and which serve a total order, thus being a mere repetition or a representation of dominant understandings. It employs a conceptual and critical analytical method, drawing on the ideas of ancient Greek philosophers, particularly Plato, and extending to modern thinkers such as Theodor W. Adorno and G. Deleuze. In this context, dissonance has been conceptualised not just as a technical element of tension in music, but also as a historical negativity that opposed totality and the idea of identity. In conclusion, this thesis argues that dissonance loses its ground when it becomes merely non-organised 'noise' or by absolutizing this destructiveness, it repeats itself and loses its oppositional character, thus losing its potential to sustain its negative influence. Thus, this study aims to offer a philosophical contribution to the rethinking of concepts that problematise the boundaries of music.

Benzer Tezler

  1. Geliştirilmiş bir ultrasonik darbeli doppler kan akış ölçme düzeninde hata kaynaklarının analizi

    The Analysis of error sources at a developed pulsed doppler blood flowmeter

    İNAN GÜLER

  2. Kas yorgunluğunun kompanazasyonu ve nöromusküler bloğun bilgisayar yardımıyla izlenmesi

    Monitoring of the muscle fatigue companzation and neuromuscular blocade by using computer

    ÖMER ALİ YILMAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Biyomühendislikİstanbul Teknik Üniversitesi

    PROF.DR. ERTUĞRUL YAZGAN

  3. Boğaziçi kıyılarının görsel niteliklerinin turizm açısından değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    AYŞEGÜL HATİPOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Şehircilik ve Bölge Planlamaİstanbul Teknik Üniversitesi

    Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. VEDİA DÖKMECİ

  4. Zamanla değişen kanalların kestirimi ve uyarlamalı kodlama

    The Estimation of time varying channels and adaptive coding

    CÜNEYT DELİKTAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Elektrik ve Elektronik Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÜMİT AYGÖLÜ

  5. Lageos I ve lageos II için doğruluk analizi

    Başlık çevirisi yok

    GAYE KIZILSU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Jeodezi ve Fotogrametriİstanbul Teknik Üniversitesi

    Ölçme Tekniği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUHAMMET ŞAHİN