Geri Dön

Travmaya bağlı kron kırığı olan daimi dişlerin retrospektif olarak değerlendirilmesi

Retrospective evaluation of crown fractures in permanent teeth due to trauma

  1. Tez No: 1018635
  2. Yazar: MELİKE SAYAR KÖKCİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. GÜL TOSUN
  4. Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: Kron kırığı, Pulpa, Travmatik dental yaralanma, Crown fracture, Pulp, Traumatic dental injury
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Selçuk Üniversitesi
  10. Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Pedodonti Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Travmatik dental yaralanmalar (TDY), diş ve çevre dokuların travmaya bağlı olarak zarar görmesiyle ortaya çıkan klinik durumlar olup çocukluk çağının en önemli sağlık problemlerinden birisidir. Bu yaralanmalarda tedavinin yönetimi; travmaya maruz kalan çocuk, ebeveynler ve diş hekimleri için kolay değildir. Travmatize olmuş dişin prognozunun iyi olması için doğru ve acil müdahale çok önemlidir. Gecikmiş, yanlış müdahaleler prognozu olumsuz yönde etkileyerek estetik, fonksiyonel, ekonomik, sosyal ve psikolojik etkileri olan bir duruma yol açabilir. Çalışmamızda, kliniğimize 2018-2024 yılları arasında kron kırığı nedeniyle başvurmuş, tedavileri kliniğimizde tamamlanmış ve en az bir takip randevusuna gelmiş, 6–16 yaş aralığındaki hastaların travma takip formları retrospektif olarak incelenmiştir. Bulgular, 6–12 ay, 12–18 ay, 18–24 ay, 24–48 ay ve 48 ay+ olmak üzere farklı takip periyotlarına göre değerlendirilmiştir. Çalışmamızın amacı, bu olgularda uygulanan tedavi yaklaşımlarını, pulpa sağ kalım oranlarını ve uzun dönem takip sonuçlarını incelemektir. Verilere göre, travmaların en sık nedeni düşmeler (%59) olup, en çok etkilenen dişler üst santral kesiciler olmuştur. Travmalar en sık sokakta (%41) ve ilkbahar mevsiminde (%27,8) meydana gelmiştir. En yaygın tedavi yöntemi komplike olmayan kron kırıklarında direkt kompozit restorasyon (%97,8), komplike kron kırıklarında ise parsiyel amputasyon + direkt kompozit restorasyon (%57,9) olmuştur. Pulpa sağ kalımı, uygulanan tedavi türüne, takip süresine bağlı olarak değişkenlik göstermiştir. Direkt kompozit restorasyon uygulanan dişlerde pulpa sağ kalım oranı %85,9; parsiyel amputasyon + direkt kompozit restorasyon uygulanan olgularda %84,8 olarak belirlenmiştir. Ayrıca, parsiyel amputasyon + reataçman yapılan tüm dişlerde (%100) pulpa vitalitesi korunmuştur. Takip süresi uzadıkça vital olarak değerlendirilen dişlerde nekroz gelişme oranı artmış ve bu durum istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Çalışmamızda komplike olmayan kron kırıklarında lüksasyon varlığı, pulpa sağ kalımını olumsuz yönde etkilemiştir. Lüksasyonun eşlik etmediği dişlerde sağ kalım oranı %88,3 iken, lüksasyonla birlikte olan olgularda bu oran %60'a düşmüştür. Komplike kron kırıklarında da lüksasyon varlığı anlamlı bir farklılık yaratmış; eşlik etmeyen olgularda %82 oranında pulpa sağ kalımı gözlenirken, eşlik eden grupta bu oran %28,6'ya gerilemiştir. Bu değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p<0,05). Elde edilen bulgular, kırık tipi, eşlik eden travmalar ve tedavi protokolünün yanı sıra uzun dönem takiplerin de pulpa prognozu üzerinde belirleyici bir rol oynadığını ortaya koymaktadır.

Özet (Çeviri)

Traumatic dental injuries (TDIs) are clinical conditions resulting from damage to the teeth and surrounding tissues due to trauma and represent one of the most significant health problems of childhood. Managing these injuries poses challenges for the affected child, parents, and dental professionals. Prompt and appropriate intervention is critical to ensure a favorable prognosis. Delayed or inappropriate treatment may lead to adverse outcomes with esthetic, functional, economic, social, and psychological implications. In this retrospective study, trauma follow-up forms of patients aged 6–16 who presented to our clinic with crown fractures between 2018 and 2024, completed their treatment in our clinic, and attended at least one follow-up visit were examined. The findings were evaluated based on different follow-up intervals: 6–12 months, 12–18 months, 18–24 months, 24–48 months, and over 48 months. The aim of the study was to assess the treatment approaches, pulp survival rates, and long-term follow-up outcomes in these cases. According to the data, the most common cause of trauma was falling (59%), and the most frequently affected teeth were the maxillary central incisors. Injuries most commonly occurred outdoors (41%) and in the spring season (27.8%). The most common treatment modality was direct composite restoration (97.8%) for uncomplicated crown fractures and partial pulpotomy combined with direct composite restoration (57.9%) for complicated crown fractures. Pulp survival varied depending on the treatment type and follow-up period. In teeth treated with direct composite restorations, the pulp survival rate was 85.9%, while it was 84.8% in those treated with partial pulpotomy and direct composite restoration. In cases treated with partial pulpotomy and reattachment, pulp vitality was preserved in 100% of cases. A statistically significant increase in pulp necrosis was observed as the follow-up period extended (p<0.05). In our study, the presence of concomitant luxation negatively affected pulp survival in both uncomplicated and complicated crown fractures, showing a statistically significant correlation (p<0.05). The results emphasize the impact of fracture type, associated injuries, treatment protocol, and long-term follow-up on pulp prognosis.

Benzer Tezler

  1. Çocuk hastalarda travmatik dental yaralanma prevalansı, diş hekimliği fakültesi, Selçuk Üniversitesi, 2015-2018

    The prevalance of traumatic dental injuries in pediatric patients, faculty of dentistry, Selcuk University, 2015-2018

    ONUR ŞAHİN

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Diş HekimliğiSelçuk Üniversitesi

    Pedodonti Ana Bilim Dalı

    PROF. SİBEL YILDIRIM

  2. Sabit ortodontik tedavi gören hastalarda gözlenen dişeti büyümelerinin klinik ve biyokimyasal olarak değerlendirilmesi

    Clinical and biochemical evaluation of gingival enlargement in patients treated with fixed orthodontic therapy

    GÜLDEN UZGÖREN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Diş HekimliğiKırıkkale Üniversitesi

    Ortodonti Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM ERHAN GELGÖR

    DOÇ. DR. SERHAT DEMİRER

  3. Travmaya bağlı splenektomi sonrası hücresel immünite değişiklikleri

    The Changes of cellular immunity after splenectomy, dependent of trauma

    HASAN ÇALIŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Genel CerrahiAtatürk Üniversitesi
  4. Travmaya bağlı stres belirtilerinin psikoloji ve tıp öğrencilerinin kontrol odağı ve dünyaya ilişkin varsayımlar açısından incelenmesi

    Examining trauma-related stress with locus of control and world assumptions among psychology and medicine school students

    OSMAN YILMAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    PsikolojiHaliç Üniversitesi

    Psikoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÜLKER MERAL ÇULHA

  5. Travmaya bağlı anterior omuz instabilitesi gelişen hastalarda tek anterior portalle bankart onarımı sonuçlarımız

    Our results of the si̇ngle anterior portal bankart repair in patients developed anterior shoulder instability with trauma

    RAMAZAN PARILDAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Ortopedi ve TravmatolojiGaziantep Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ BURÇİN KARSLI

    PROF. DR. ORHAN BÜYÜKBEBECİ